Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5013 E. 2026/2460 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5013
- Karar No
- 2026/2460
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi SAYISI: 2025/93 E., 2025/263 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'ın davalıya ait tekel bayinden 06.07.2012 tarihinde satın aldığı "..." markalı votkayı içtikten sonra metil alkol zehirlenmesi yaşayarak her iki gözününde de tam görme kaybı meydana geldiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili ... için 10.000,00 TL maddi tazminat ile 150.000,00 TL manevi tazminatın, ...'ın anne ve babası olan diğer müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin işyerinin aranması sonucu el konulan sahte içkilerin iade edilmek üzere büfe arkasında saklandığını kimseye satılmadığını, davacı ...ın alkol bağımlısı olduğunu başka bir yerden aldığı içki ile de zehirlenmiş olabileceğini, daimi bir işi olmadığı için anne babasına desteğinin olmadığını, çocuklarının 10-11 yaşlarından beri süren alkol, esrar ve tiner bağımlılığına çözüm getiremeyen davacı anne ve babanın manevi tazminat talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli kararıyla; davalının işyerinde el konulan sahte içkilerin içerdiği metanol miktarının tek başına görme kaybına yol açmaya yetecek düzeyde olmadığının bilirkişi tarafından tespit edilmesi nedeniyle davalıdan alınan sahte içki ile davacıda meydana gelen araz arasında illiyet bağının kurulamadığı karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairece verilen 10.10.2024 tarihli ilamla; davayı görmekle görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmiş olmasının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2025 tarihli kararıyla; davanın usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; klinik tablonun metanol zehirlenmesine bağlı olarak meydana gelebileceği ancak davacının ifadesinde belirttiği şekilde bir şişe votka içkisinin tamamının da kendi tarafından tüketilmiş olması durumunda dahi ,tüketeceği metanol miktarının tek başına körlüğe ya da metanol zehirlenmesine neden olmasının beklenmediği yönünde alınan raporlar doğrultusunda illiyet bağı şartının ihtiva etmeyen davacı yan tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; bozma kararı sonrası inceleme yapılmadan karar verildiğini, davalının müvekkiline içki satmadığı yönünde inkarda bulunmadığını, içkinin davalının iş yerinden alındığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacının metil alkol zehirlenmesi yaşadığını, müvekkilinin davalıya ait işyerinden aldığı votkayı tüketmesinin sabahında görme probleminin başladığını, davalının iş yerinde çok sayıda sahte içkinin ele geçirildiğini, tüm sahte içki şişelerinde aynı oranda metil alkol oranın olmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tüketicinin alkollü içeceği satmaya yetkili davalıya güvenerek bandrollü içecek satın aldığını, tüketici hakları kapsamında davalının zarardan sorumlu olduğunu, ceza mahkemesince davalının bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, Adli Tıp raporunun sonuç kısmında, davalının dükkanında el konulan 20 cc. lik votkalarla karşılaştırma yapıldığını ancak müvekkilinin tanık ifadeleriyle ispatlandığı gibi, olaydan hemen önce, davalıya ait tekel bayiinden almış ve tamamını tüketmiş olduğu votkanın ... marka olup 70 cc. lik olduğunu, müvekkili 70 cc.lik votkanın tamamını içtiği için, bu içkideki metil alkol miktarının tespit edilemediğini, davalın iş yerinde ele geçirilen sahte votkalarda metil alkol miktarının 3 kat fazla olduğunu, Adli Tıp Kurumunun raporunda hatalı olarak rakı için öngörülen metil alkol oranını esas aldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satım konusu maldaki ayıp nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebine istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının ceza hukuku açısından maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, bu kapsamda ceza mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi anlamında hukuk hakimini bağlamayacağı, davalı ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının incelemesinde; davalı sanığın hangi eylemlerinden ötürü taksirle yaralama suçunu işlediği delillerle birlikte tam olarak ortaya konulmadığı, bu kapsamda davalının, davacı ...'ın yaralanmasına sebep olan sahte içkiyi sattığından söz edilemeyeceği, davacı tarafın davacı ...'da meydana gelen yaralanmaya neden olan sahte içkinin davalı ...'dan satın alındığını usule uygun delillerle ispat edemediği, tanık ...'nun aşamalarda değişen ifadelerinin hükme esas alınmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 27.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava; Satıcının ayıplı (sahte ) olarak satışını yaptığı kaçak içki tüketilmesinden dolayı tüketicinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, temyize konu olan derece mahkemesince davacıda kaçak içki kullanma nedeniyle meydana gelen zararlı netice olan körlüğün davalı tarafın tekel ürünleri satış yerinde davacı şikayeti sonrası yapılan aramada elegeçirilen metil alkol (metanol) ihtiva eden ürünlerin 20 cc lik şişe amabalajlarında olmakla davacıdaki görme organının kaybına yol açmaya yeterli olup olmadığı ile uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Davacının davalı tarafından işletilen tekel ürünleri satışının yapıldığı iş yerinden yanında arkadaşı ... olduğu halde “...” markalı sahte üretim Votkanın satın alındığı davacı beyanları ve ...‘nun bu mahkemedeki beyanları ile davalının sanık olarak yargılanıp mahkum edildiği Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanları ile kanıtlanmıştır. İlk şikayetten itibaren davacı taraf alkollü içki satın almak için davalının tekel ürünlerinin satılığı işyerine gittiklerinde davalının piyasa fiyatlarının altında satışının yapıldığı ürünü kendilerine önermesi üzerine davacı tarafından kaçak içki satın alındığı sabittir. 2. Davacının davalıdan satın aldığı sahte içkiyi tüketmesi sonrası tedavi için hastanede bulunduğu sırada annesi tarafından davalı hakkında yapılan şikayet üzerine davalı iş yerinde yapılan aramada; davalının satın alıp tükettiğini bildirdiği “istanbulblue” sahte markalı / üretim votka ele geçirilmiş yapılan tahlilde ise içeriğinde tüketimi halinde gözlerde kalıcı körlüğe sebep olan "metil alkol" bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durum ATK ile Üniversitelerden alınan bilirkişi raporlarıyla kesin olarak kanıtlanmıştır. 3. Davacı iddiasının 70 cc lik sahte üretim içki olup davalı iş yerinde ise 20 cc lik metil alkol içeren sahte üretim şişeler yakalanması davalının davacıya sahte içki satışı yapılmadığının delili olarak yorumlanamaz. Duruşmada dinlenen tanıklardan bir kısmı bu şikayet öncesinde davalının sahte üretim içki satışı yaptığını görüp bildikleri ve kendisini uyardıklarını beyan etmiştir. Davalı iş yerinde arama sırasında 70 cc lik sahte üretim içki yakalanmaması bu sahte ürünün davacıya satılmadığına delil olmaz . Davacıyı zarara uğratan sahte üretim içki satışı aynı zamanda haksız fiil olup tanık deliliyle kanıtlanması HMK hükümlerine ve yargıtayın yerleşik kararlarına göre mümkündür. Davacı tanık beyanı ile sahte üretim metil alkol ihtiva eden içkinin davalı tarafından satışının yapıldığı kanıtlanmıştır. 4. Davalı iş yerinde yapılan aramada ele geçen 20 cc lik şişelerde ambalajlı olan sahte üretim içkilerin ihtiva ettiği metil alkol oranının düşük olması davacıya satılan sahte üretim içkideki oranında bu oran olduğunu göstermez. Bu sahte üretim merdiven altı üretim olarak tabir edilen usullerle yapılıp piyasadan temin edilen metil alkolün diğer alkollerle karıştırılarak elde edildiğinden oran olarak tam sahte üretimler için sabit olduğu söylenemez. Zaten kaçak üretimde kullanılan metil alkol kullanımı yasaklı ürün olduğu gibi sahte ürün imalatındaki oranın zararsız bir oranda olduğu kabulü doğru değildir. Davacıdaki metil alkol kullanımına bağlı olan rahatsızlanma ve görme kaybı davalıdan satın alındığı sabit olan sahte üretim içkinin tüketilmesi sonrası gerçekleştiği kanıtlanmıştır. 5.Dava dosyasında toplanan delillerle: a.İçkinin davalı tekel bayiinden satın alındığı, b.Tüketilen içkinin metanol içerdiği, c. Davacının o içkiyi tükettiği, d. Görme kaybının metanol zehirlenmesinden kaynaklandığı, e. Kalıcı maluliyetin oranı ve ekonomik sonuçları. Kanıtlanmıştır. 6. Alkollü içki satış ruhsatlı bir tekel bayiinden kişisel tüketim amacıyla alınan içki, kural olarak tüketici işlemine konu olur. İçkinin sonradan kaçak veya sahte üretilmiş olduğunun anlaşılması, tüketicinin korunmasını ortadan kaldırmaz. Metanol içeren ve kalıcı görme kaybına yol açan içki; objektif olarak taşıması gereken özellikleri taşımadığı, insan sağlığı bakımından güvenli olmadığı ve kullanım amacına elverişli bulunmadığı için tartışmasız biçimde ayıplı mal, aynı zamanda güvensiz ve mevzuata aykırı ürün niteliğindedir.Kalıcı görme kaybı, üründeki ayıp sonucu zarar veya bedensel zarar niteliğindedir. Bu zarar bakımından 6502 sayılı Kanun’un 11/6. maddesi aracılığıyla TBK hükümleri uygulanır. TBK 112’ye göre satıcı, tüketici sayılan davalıyaborcunu gereği gibi ifa etmediğinden doğan zararları, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe gidermekle yükümlüdür. Burada zarar gören alıcı konumunda bulunan davacı , davalı satıcının kusurunu baştan ispatlamak zorunda da değildir; satıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir, satıcı kusursuzluğunu kanıtlamalıdır. 7. Davalı satıcının eylemi aynı zamanda TBKm. 49 kapsamında haksız fiil oluşturur. Güvenli olmayan, kaçak ve metanol içeren içkiyi bilerek veya gerekli mesleki özeni göstermeden satan kişi, bu satışla meydana gelen zararı gidermekle yükümlüdür. 8. Davacı iseiçkinin kaçak olduğunu biliyor, bandrolsüz veya açıkta doldurulmuş olduğunu görmesine rağmen tüketiyor ya da açık tehlike işaretlerini bilerek göz ardı ediyorsa, belki müterafık kusur nedeniyle TBK m. 52 uyarınca tazminattan indirim yapılması tartışılabilir. Yukarıda belirtilen nedenlerle davacının davasının kabul edilmesi gerektiğinden mahkemenin verdiği ret kararının davacı lehine bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun Onama görüşüne katılmıyoruz.27.04.2026