Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4331 E. 2026/2437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4331
Karar No
2026/2437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/147 E., 2024/460 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... Oto şirketinden 169.680,02 TL bedelle sıfır km araç satın aldığını, müvekkili seyir halindeyken aracın aniden stop ettiğini, motorun devre dışı kaldığını, direksiyon ve frenin sertleşerek kilitlendiğini, olay esnasında aracın düşük süratle kullanılıyor olması nedeniyle kaldırıma çıkılarak aracın durmasının sağlandığını, olay sonrasında haber verilen davalı ... Oto şirketine ait yardım elemanlarınca aracın çalıştırılamadığını ve arızanın da saptanamadığını, aracın çekici ile yetkili servise götürüldüğünü, kullanımdan beş ay gibi bir süre sonra basit bir muayene ile tespit edilemeyen böyle bir arıza ile karşılaşılmış olması, yani aracın gizli ayıp olarak satılmış olması nedeniyle davalılara ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede ücretsiz onarımın istenmediğini, aracın misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin talebinin yerine getirilmediğini ileri sürerek; aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, müvekkilinin yaşamış olduğu ekonomik kayıplar nedeniyle lehine 40.000,00 TL tazminata hükmedilmesini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde müvekkilinin dava konusu aracı satın almak için ödemiş olduğu bedelin tümü ve ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline iadesini, araç bedelinin iadesine karar verilmesi halinde 40.000,00 TL tazminata hükmedilmesini, 282,01 TL ihtarname masrafı, 171,36 TL tespit masrafı ve 825,00 TL bilirkişi masrafı ile çekici masrafı ve otopark masrafının davalıdan tahsilini talep edilmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Oto A.Ş. vekili; dava konusu aracın müvekkilinin servisine 02.11.2015 tarihinde getirildiğini, 03.11.2015 tarihinde iş emri açıldığını, yapılan testler sonucunda aracın CAS ünitesinin değiştirilmesi gerektiğinin anlaşıldığını, bu sistem araçların şase numarasına özgü olarak üretildiği için gerekli parçanın yurtdışından sipariş edildiğini, 20.11.2015 tarihinde müvekkiline ulaştığını, aracın durumu ile ilgili olarak davacıya 10.11.2015 tarihinde telefonla bilgi verildiğini, fakat davacı araç üzerinde herhangi bir onarım yapılmasını istemediğinden, garanti kapsamında sorunu çözecek olan parça değişiminin yapılamadığını, yapılan kontrollerde davacının, aracı 5 ay 6492 km. boyunca sorunsuz kullandığının anlaşıldığını, ilgili parçanın değişiminden sonra aracın hasarsız ve düzgün olarak çalışacağını, bu nedenle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11. maddesinde yazılı sözleşmeden dönme ve bedel iadesi şeklinde seçimlik hakkın kulanılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... A.Ş. vekili; davacının iddia ve taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının birden çok seçimlik hak talebine birlikte yer verdiğini, tercih edilen seçimlik hakkın belirlenmesi ve hasredilmesinin gerektiğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen aracın yalnızca bir kez servise girdiğini, tek seferde aracın basit bir müdahale ile onarıldığını ve tamamen çalışır halde teslim edildiğini, araç değişimi veya bedel iadesi şartlarının kesinlikle oluşmadığını, davacı tarafından talep edilen masrafların davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, aracın bedelinin iadesi veya misli değişimi yönünde verilecek olan bir kararın hakkaniyete aykırı olacağını, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde araçtan sağlanan faydaların ve varsa hasar nedeniyle meydana gelen değer kayıplarının da bedelden düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.07.2016 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalı ... Oto A.Ş. tarafından 03.06.2015 tarihli ve 256159 sayılı fatura ile satılan aracın davacı tarafından her türlü hukuki ayıptan arındırıldıktan sonra davalı ... Oto A.Ş. tarafından geri alınarak, aynı aracın ayıpsız mislinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının (40.000,00 TL) tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 11.02.2020 tarihli ilamıyla; davacının tüm, davalıların sair temyiz taleplerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmediği belirtilerek, davacının seçimlik haklarından bedel iadesini içeren sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının hakkaniyete, taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine aykırı olacağından, araçtaki ayıp nedeniyle seçimlik hakkından bedel indirim uygulanmasının uygun olacağı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar davalılar yararına bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 16.09.2022 tarihli kararıyla; bilirkişi incelemesinde araçta meydana gelen arızanın giderilmesi için gerekli parça ve işçilik giderlerinin davacının servise ilk başvurduğu tarih göz önüne alındığında 1.492,60 TL olarak belirlendiği, aracın ise 169.680,02 TL bedelle satın alındığı, misli ile değişim yerine seçimlik haklardan aracın ücretsiz onarımına hükmedilmesinin hakkaniyete daha uygun olacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, ... marka, ... Sedan ... 2015 model, beyaz renk, ...... şasi numaralı aracın davalılarca ücretsiz olarak onarılmasına karar verilmiş; kararın süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce verilen 16.01.2024 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği belirtilerek, Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre usuli kazanılmış hak da gözetilerek bedel indirimine karar verilirken, satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi metot" olarak adlandırılan hesaplanma yönteminin uygulanması gerektiği, bu metoda göre aracın satış tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran satış bedeline yansıtılarak indirim tutarının bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi ve sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 3.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, raporda nispi metod uygulanmak suretiyle indirim bedelinin belirlendiği, araçtaki arıza dikkate alındığında hakkaniyete göre, bedelde indirime karar verildiği, davacının talebinin hakkaniyet gereği değiştirilmek suretiyle kabul edilmiş olması nedeniyle davacı taraf aleyhine bu nedenle vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, 29.680,02 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ekonomik kayıplar nedeniyle talep edilen maddi tazminat yönünden verilen karar Yargıtay bozma ilamı haricinde kalmakla ve kesinleşmekle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... A.Ş. vekili; ayıp iddiasını kabul etmemekle birlikte basit bir onarımla giderilebilecek arıza nedeniyle bedelden indirime karar verilmesinin doğru olmadığını, dava konusu aracın sadece bir kez arızalandığını ve davacı tarafından aracın onarımına izin verilmediğini, bilirkişilerin aracı sadece gözleriyle kontrol ettiklerini, bilimsel ve ... bir incelemenin yapılmadığını, 29.680,02 TL bedelden indirim tutarının fahiş olup kabulü halinde davacının sebepsiz olarak zenginleşeceğini, bilirkişi tarafından herhangi bir piyasa araştırması yapılmadan, yalnızca varsayıma dayalı olarak ulaşılan değer kaybı miktarının son derece fahiş olduğunu ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... Oto A.Ş. vekili; davacının tüketici vasfına sahip olup olmadığına dair herhangi bir inceleme yapılmadığını, bozmaya uyma kararı verilmeksizin yargılamaya devam edildiğini, bilirkişi raporunda, araçta meydana gelen arızanın gizli ayıp mahiyetinde olduğundan bahisle oldukça yüksek bir oranda bir bedel tespiti yapıldığını ancak bu konuda Mahkemece bilirkişiye bir görev de verilmediğini, davacının araçtan sağladığı faydaların bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınmadığını, rapordaki tutarların fahiş olduğunu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının sıfır km olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misli ile değişimi mümkün değilse bedel iadesi ile tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenmesine imkan bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi kurul raporunun denetime elverişli olduğunun anlaşılmış olmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,

6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4331, K. 2026/2437, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4331-e-2026-2437-k-55acd639bc08