Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5485 E. 2026/2397 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5485
Karar No
2026/2397
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1198 E., 2025/1210 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan rödövans sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından üstlenilen yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesine rağmen, davalının mermer sahasının ruhsat sahibi sıfatını kullanarak müvekkili şirket çalışanlarına verdiği vekâletnameleri geri aldığını, mevcut sevk fişleri tükendikten sonra kötü niyetli şekilde yeni sevk fişi düzenlenmediğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen davalı tarafça sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmediği için üretim ve sevkiyatın durduğunu, sahada bekleyen 1.250 ton mermerin dona ve kötü hava koşullarına maruz kalarak kullanılamaz hale geldiğini, satış sözleşmelerinin feshedilmesi nedeniyle gelir kaybı yaşandığını, iş makinelerinin ve işçilerin uzun süre atıl şekilde sahada bekletildiğini, ruhsat harcı, arazi tahsis bedeli, bakım-onarım ve diğer işletme giderlerinin boşa yapıldığını ileri sürerek; davalının rödövans sözleşmesini ihlali nedeniyle uğradığı zararların tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 50.000,00 TL’nin ihtar tarihi olan 20.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. 05.06.2018 tarihli bozma ilamı sonrası birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin sahibi olduğu ... ruhsat ve ... erişim numaralı 2b grubu mermer sahası ile ilgili olarak 22.03.2011 tarihinde müvekkili ile davalı şirket arasında rödovans sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin imzalanan sözleşme, yönetmelik ve ilgili kanunlar gereğince yerine getirmesi gereken hususlara aykırı eylemleri nedeniyle müvekkili tarafından düzenlenen 23.09.2016 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davalının sözleşme ihlalleri nedeniyle ödemesi gereken birçok bedelin müvekkili tarafından ödendiğini, davalının uzun bir süre üretim yapmayarak ruhsatın iptali tehlikesine ve idari para cezasına neden olduğunu ileri sürerek; 22.03.2011 tarihli rödovans sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğinin tespiti ile müvekkili tarafından ödenen şimdilik 1.036.883,52 TL ile 10.000,00 TL rödövans alacağının ve rehabilitasyon masraflarının tahsilini talep etmiş, 21.1.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 2.994.406,71 TL olarak yükseltmiştir.. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; davacının izinsiz faaliyette bulunarak ruhsat hukukunu tehlikeye attığını, ruhsat sahasında Maden Kanuna aykırı faaliyeti yanında tehlike yaratacak şekilde de faaliyette bulunduğunu, ocak mühürlendiği halde mühür kırarak faaliyetine devam ettiğini, mevcut ocak yolunun sevkiyatta kullanılmasının can ve mal emniyeti açısından büyük tehlike yarattığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; iddiaların asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.06.2015 tarihli kararıyla; bilirkişi heyetince düzenlenen rapora göre davacı şirketin, 3213 sayılı Maden Kanununun (3213 sayılı Kanun) 7. maddesine aykırı olarak gerekli izinler alınmadan işletme faaliyetlerine başlaması, ilgili kurumlar tarafından yapılan uyarılara rağmen üretim faaliyetlerine devam etmesi, gerekli güvenlik önlemlerini alınmayarak can güvenliği yönünden tehlike oluşturması, işyeri mühürlenmesine rağmen faaliyetlere devam etmesi, Orman Bölge Müdürlüğünden gerekli izinleri almayıp ve izin alanı dışına çıkarak 6831 sayılı Kanuna aykırı hareket etmesi ve yine Uygulama Yönetmeliği'nin 55. maddesine uymaması gibi ilgili yasalara ve rödövans sözleşmesine aykırı davrandığının tespit edildiği, ruhsat iptalini gerektiren 3213 sayılı Kanunun 7. maddesine aykırı izinsiz faaliyetlerinden dolayı işletmeci davacının haksız olduğu, ruhsatın devamlılığını tehlikeye düşürdüğü yönünde rapor verildiği, bu duruma göre davalı tarafın sözleşmeye aykırı bir davranışı ve sorumluluğunun tespit edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairemizin 05.06.2018 tarihli ilamıyla; hükme esas alınan raporun, dosya kapsamı ve tarafların iddia ve savunmaları yönünden değerlendirildiğinde hüküm kurmaya yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi, davacı vekili tarafından söz konusu rapora gerekçeleri de belirtmek sureti ile itiraz edilmiş olmasına karşın, bu itiraz doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınmaksızın hüküm kurulmasının doğru olmadığından bahisle, karar bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava davalısının, ruhsat ile ilgili davalı adına gerekli izinleri almak için verilen vekaletnamelerde davacı şirketi azlettiği, mermer ocağından çıkarılan mermerlerin sevki için gerekli olan sevk irsaliyelerini ilgili kurumlardan davacı adına teslim almadığı, bu nedenle davacı şirketin mermerleri sevk edemediği, üretimin 21.02.2012 tarihi itibariyle durmasına neden olduğu, satış yapılamaması nedeniyle gelir kaybına uğradığı hususunda hükme de esas alınan 01.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre 1.444.860,00 TL zarar oluştuğunun tespit edildiği, birleşen dosya yönünden ise; 3213 sayılı Kanunun 12. maddesi gereğince sevk irsaliyesi olmadan maden sevkinin yapılamayacağı ve neticede üretimin yapılmayacağı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin "Sözleşmenin Yürürlükten Kalkması" başlıklı (16/b.) maddesine göre; "Zaruret durumunda meydana gelebilecek değişikliklerin çalışmayı imkansız hale getirmesinde....Sözleşme kendiliğinden fesholunur." şeklinde düzenlendiği göz önüne alındığında davalı/birleşen davacı ruhsat sahibinin sevk fişi vermemesinin davacı/birleşen davalı rödovansçıyı sahada üretim yapıp satış yapamaz hale getirdiği, rödövansçı tarafından durumun ruhsat sahibine bildirildiği 20.02.2012 tarihli ihtarname tebellüğ olunduktan sonra sözleşmenin kendiliğinden fesih olduğu, fesih tarihi itibariyle davalı/birleşen davacı şirketin yalnızca teknik personel ücretine ilişkin 16.167,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, 1.444.860,00 TL'nin ihtar tarihi olan 20.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 16.167,00 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/birleşen davada davacı vekili; mevcut bilirkişi raporları ile özellikle bozma öncesi alınan bilirkişi heyet raporunda açıkça belirtildiği üzere, Madencilik Faaliyeti Uygulama Yönetmeliğinin 55. maddesi gereğince maden sevkiyatının sevk fişi ile yapılması zorunlu olmakla birlikte, somut olayda asıl belirleyici hususun sevk fişi eksikliği değil, davacı/birleşen davalı rödovansçı firmanın mevzuata, sözleşmeye ve ruhsat hukukuna aykırı faaliyetleri olduğunu, sevk fişi bulundurmamanın yalnızca uyarı yaptırımına tabi olmasına karşın izinsiz saha kullanımı, orman izin alanı dışına çıkılması, tehlikeli yol faaliyetleri yürütülmesi, mühür fekki ve güvenlik tedbirlerine aykırı işlemler nedeniyle maden sahasının 05.07.2011, 15.07.20 11... .08.2011 tarihlerinde üç kez mühürlendiğini, hatta mühür bozma nedeniyle ruhsat sahibi müvekkili şirket yetkilisi hakkında soruşturma başlatıldığını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile MİGM yazılarında faaliyetlerin durdurulması, izin alıncaya kadar üretime müsaade edilmemesi, yol güvenliği aykırılıklarının giderilmemesi halinde ruhsatın iptal edileceği ve teminatın irat kaydedileceği yönünde açık uyarılar yapıldığını, bu sebeple mühürlü ve faaliyeti durdurulmuş ocaklarda üretim yapılmasının zaten hukuken imkânsız olduğunu, dolayısıyla davacı/birleşen davada davalının sevk fişi verilmemesi nedeniyle zarara uğradığı iddiasının kendi kusurunu örtmeye yönelik bulunduğunu, zira sevk fişi verilse dahi mühürlü sahada mermer üretimi ve sevkiyatının mümkün olmadığını, ayrıca ruhsat sahibi müvekkili şirketin üretim yapılmasını ekonomik olarak beklediği açık olduğundan keyfi şekilde sevk fişi vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, rödovansçının ruhsat iptalini doğurabilecek eylemleri nedeniyle sözleşmenin devamını imkânsız hale getirdiğini, sözleşmenin (7.) ve (16/b) maddeleri kapsamında haklı fesih şartlarının oluştuğunu, rödövansçının noter ihtarlarına rağmen ek sözleşme yapmaktan kaçındığını ve bu nedenle sözleşmenin nihayet müvekkili şirketin 23.09.2016 tarihli ihtarıyla haklı olarak feshedildiğini, ayrıca davacı tarafın sahada sevk edilmeyen ve atıl kaldığı iddia edilen mermer bulunduğu yönündeki beyanlarının dosyadaki 17.02.2017 tarihli keşif raporuyla uyuşmadığını, zira tüm mermerlerin Şubat 2012 öncesinde davacı tarafından sevk edildiğinin ve sahada atıl mermer bulunmadığının tespit edildiğini, bunun yanında bilirkişi raporunda zarar hesabının davacı tarafın dava dışı kişilerle yaptığı ve ruhsat sahibini bağlamayan sözleşmelere dayanılarak 230 USD/ton ve 160 Euro/ton üzerinden yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, oysa hesaplamanın 2012 satış bilgi formundaki 766,21 ton mermer için belirlenen 326.489,74 TL tutar ve dönemin piyasa rayiçleri esas alınarak Türk Lirası üzerinden yapılması gerektiğini, ayrıca dövize endeksli hesaplamanın Cumhurbaşkanlığının 12.09.2018 tarihli ve 85 sayılı Kararı karşısında da hakkaniyete ve hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat, birleşen davada sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında düzenlenen 22.03.2011 tarihli rödövans sözleşmesine konu maden sahasının, arama ruhsatı ve arama dönemi üretim belgesi süresinin 25.04.2011 tarihinde sona erdiği, 04.08.2011 tarihinde, yürürlüğe giriş tarihi 25.04.2011 olan işletme izni ve işletme ruhsatın verildiği anlaşılmaktadır.

Asıl davada davacı, sevk fişi verilmemesi nedeniyle 21.01.2012 tarihi itibariyle çıkarılan mermerin sevk edilemediğini, sonrasında ise faaliyetin durdurulduğunu iddia etmiş, düzenlediği 20.02.20 12... .03.2012 tarihli ihtarnemeler ile de; rödövans sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmesini ve sevk fişlerinin derhal teslim edilmesini aksi halde yasal yollara başvurulacağını bildirmiş, davalı ise rödövansçının gerekli izinleri almadan işletme faaliyetlerine hemen başlayarak 3213 sayılı Kanunun 7. maddesine aykırı hareket ettiğini, ilgili merciler tarafından uyarılmasına rağmen sahada yapılan üretim faaliyetlerini kısmen işletme izni dışında ve can güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde devam ettirdiğini savunmuştur. Her ne kadar Mahkemece; davacı tarafça düzenlenen 20.02.2012 tarihli ihtarnamenin, ruhsat sahibi tarafından tebellüğ olunduktan sonra sözleşmenin kendiliğinden fesih olduğu kabul edilmiş ise de; davacı/birleşen davada davalı rödovansçı tarafın sözleşme ilişkisinin sona erdirildiğine yönelik açık, kesin ve sonuç doğurucu nitelikte herhangi bir fesih iradesini karşı tarafa yöneltmediği, noter kanalıyla gönderilmiş bir fesih ihtarının bulunmadığı, aksine Şubat 2012 sonrasında da maden sahasını fiilen kullanmaya devam ettiği, iş makinelerini ve ekipmanlarını sahada muhafaza ettiği, sözleşme ilişkisini sona ermiş kabul eden herhangi bir davranış sergilemediği ve sözleşmenin tasfiyesine yönelik hukuki işlem tesis etmediği sabittir. Bu itibarla, davacı/birleşen davada davalı tarafça sözleşmenin daha önce feshedildiği yönündeki iddiaların dosya kapsamındaki maddi olgular ve taraf davranışları ile örtüşmediği açıktır. Nitekim Türk Borçlar Hukukunun temel ilkeleri uyarınca, sürekli edimli sözleşmelerde fesih iradesinin açık ve karşı tarafa ulaşmış olması gerektiği tartışmasız olup, somut olayda davacı/birleşen davada davalı tarafça bu yönde hukuken geçerli bir fesih bildirimi yapılmadığından sözleşmenin davacı tarafça sona erdirildiğinin kabulü mümkün değildir. Bilindiği üzere geçerli olan bir kira sözleşmesi, ya tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile ya mahkeme kararı ile ya da kiralananın yok olması ile sona erer. Bu nedenle taraflar arasındaki rödovans sözleşmesinin, ruhsat sahibi davalı/birleşen davada davacı şirket tarafından düzenlenen 23.09.2016 tarihli ihtar ile haklı nedenle feshedildiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca Mahkemece; taraflar arasındaki rödovans sözleşmesinin, ruhsat sahibi davalı/birleşen davada davacı şirket tarafından gönderilen 23.09.2016 tarihli ihtarname ile sona erdiği kabul edilerek; asıl davanın reddine karar verilmesi, birleşen dava yönünden ise davalı/birleşen davada davacının taleplerinin, davalı kiracının üretim yapmaması nedeniyle kira bedelini ödeme yükümlülüğünün devam edip etmediği hususu ile birleşen davada davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek ayrıca ve ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz hukuki gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davalı/birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5485, K. 2026/2397, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5485-e-2026-2397-k-8007b238025f