Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3731 E. 2026/497 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3731
- Karar No
- 2026/497
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/488 E., 2025/1055 K. DAVA TARİHİ : 29.12.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/20 E., 2025/60 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ... adına 01.10.2021 tarihinde gerçekleştirilen "...Belediyesine Bağlı Tüm Ticarethane Ve Aydınlatma Aboneleri İçin Serbest Piyasadan Elektrik Enerjisi Alımı" ihalesi üzerine, davalı ... ile müvekkili şirket arasında 27.10.2021 tarihinde ''Elektrik Alımına İlişkin Sözleşme'' imzalanarak müvekkili şirket tarafından davalı Belediyeye 01.01.2022 tarihinden itibaren elektrik tedarikinin sağlanmaya başlandığını, ihaleden sonra tüm dünyada meydana gelen enerji krizi ile enerji ve elektrik fiyat ve maliyetlerinde meydana gelen artışın müvekkili şirket tarafından katlanılmaz bir hal aldığını, sözleşme dengesinin müvekkili aleyhine bozulduğunu belirterek, taraflar arasında 27.10.2021 tarihli sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshinin haklı nedene dayandığı ve feshin hukuka uygun olduğunun tespiti, müvekkili şirketin uğradığı müspet zarar olarak şimdilik 500,00 TL'nin faizi ile müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zarar miktarını 233.656,05 TL, elektrik güvence fark bedelini 116.930,26 TL, kesin teminat bedeli 100.000,00 TL, kesin teminat güncellemesi bedeli 138.976,23 TL olmak üzere toplam 589.562,54 TL'nin zarar bedeline sözleşmenin feshi tarihinden, teminatlar yönünden el koyma tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davada ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, tarafların ihale sonucu 27.10.2021 tarihinde sözleşme akdettiklerini, feshin haksız olduğunu, müvekkili Belediyenin zarara uğradığını, kamu zararı oluştuğunu, müvekkili Belediyenin davacı şirketin haksız ve sebepsiz feshi nedeni ile başka bir şirketten yüksek meblağlarda elektrik satın almak zorunda bırakıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2023 tarihli kararıyla; davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde usulüne uygun şekilde talep sonucunu açıklar mahiyette beyan dilekçesi ibraz edilmediği gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararıyla; taraflar arasında elektrik alımına ilişkin sözleşme imzalandığı, davacının dava dilekçesinde KDV hariç diğer vergi ve fonlar dikkate alınmadan piyasa takas fiyatı, yenilenebilir enerji destekleme mekanizması, KDV hariç tüm vergi ve fon payları ile dağıtım bedeli gibi unsurların fiyata dahil edilmediğini, fiyat farkı endekslerinin hatalı hesaplandığını belirterek maddi zarara uğradığını ileri sürüp müspet zarar talebinde bulunduğu, hakimin 6100 sayılı Kanunun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ilkesi ve 33. maddesindeki Türk Hukukunun re'sen uygulanırlığı ilkesinden hareketle dava dilekçesini yorumlayıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyeti 2. ek raporu doğrultusunda, taraflar arasında ihale yoluyla akdedilen 27.10.2021 tarihli sözleşmeyle davacı şirketin 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasında 1 yıl süreyle davalı Belediyeye elektrik enerjisi teminini üstlendiği; bununla birlikte EPDK tarafından 15.10.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "Gün Öncesi Piyasasında ve Dengeleme Güç Piyasasında Asgari ve Azami Limitlerin Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar" geçici md. 1/5'te yapılan değişiklik uyarınca elektrik birim maliyetlerinde %33 oranında bir artış meydana geldiği, davacı şirket tarafından 01.01.2022 tarihinden itibaren elektrik tedariği sağlanmaya başlanmakla birlikte, sözleşmedeki birim fiyatlarının güncellenmesini aksi halde sözleşmenin tek taraflı feshedileceğinin davalı Belediyeye bildirildiği, davalı ... tarafından talebin reddi üzerine davacı şirket tarafından 01.10.2022 tarihinde sözleşmenin tek taraflı feshedildiği, ihale sonucu imzalanan sözleşme tarihinde mevcut bulunmayan ve sonradan davacı şirketin yüklendiği edimi objektif olarak katlanılamaz düzeyde ağırlaştıran mevzuat değişiklikleri neticesinde hak ve nesafet kurallarınca işlem temelinin çöktüğü ve enerji tedarikine yönelik sözleşmenin sürdürülmesinin dürüstlük kuralı gereğince artık davacı şirketten beklenemeyeceğinin sabit görüldüğü, sözleşmenin davacı şirket tarafından tek taraflı olarak feshinin aşırı ifa güçlüğü bağlamında haklı sayılması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacı yüklenici şirket tarafından yapılan feshin haklı olduğunun tespiti ile 233.656,05 TL müspet zarar ve 355.906,49 TL teminat tutarı olmak üzere toplam 589.562,54 TL maddi tazminatın 500,00 TL yönünden dava tarihinden, 589.062,54 TL yönünden ıslah tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... tarafından davacının haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemli açılan davanın Mahkemenin 2022/885 E. sayılı dosyası görüldüğü, Mahkemece “sözleşmenin davalı şirket tarafından tek taraflı feshinin aşırı ifa güçlüğü bağlamında haklı sayılması gerektiği, bu kapsamda bilirkişi raporuyla davacı idarenin herhangi bir gereksinim duyduğu elektrik enerjisini serbest piyasadan rayiç değerler üzerinden temin ettiği de gözetilerek bir zararın oluşmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf yoluna başvurulmadan 29.04.2025 tarihinde kesinleştiği, bu davadaki delillerin kuvvetli delil niteliği itibariyle aksinin aynı güçte delillerle çürütülmediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından mücbir sebeple feshedildiğinin kabulü gerektiği, davacı tarafından sözleşmenin feshi ile talep ettiği elektrik güvence fark bedeli, irat kaydedilen teminat bedeli ve güncellenmesi nedeniyle oluşan teminat farkının tahsili istemi yerinde ise de, akdî ilişkinin mücbir sebep nedeniyle sonlandırılmasında müspet zarar isteyemeyeceğinden Mahkemece 233.656,05 TL müspet zarar talebi yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, davacı şirket tarafından mücbir sebep nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin tespiti ile elektrik güvence fark bedeli 116.930,26 TL, kesin teminat (irat) 100.000,00 TL, kesin teminat güncelleme 138.976,23 TL olmak üzere toplam 355.906,49 TL alacağın 500,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiye 355.406,49 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; müspet zararın tümüyle reddinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin sonlandırılmasında müvekkiline izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme süresince uğradığı zararın talep edildiğini, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; davacı şirketin sözleşmeleri akdederken ve bu sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getirirken basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, henüz taraflar 1 yıl önce sözleşme imzalamış iken davacının olağan şartları, mevcut ekonomiyi, piyasa koşullarını ya da fiyat farklılıklarını tespit edememesi veya öngörememesinin mümkün olmadığını, davacının sözleşmeyi fesih kararına dayanak gösterdiği Kamu İhale Kurumu Kararının bir görüşten ibaret olduğunu, bu görüş dayanak gösterilerek yapılan feshin hukuka aykırı olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında ihale suretiyle akdedilen elektrik enerjisi teminine yönelik sözleşmenin davacı şirket tarafından feshinin haklı nedene dayalı olduğunun tespiti ile müspet zararın, elektrik fark bedelinin, irat kaydedilen teminat bedelinin ve güncellenmesi nedeniyle oluşan teminat farkının tahsili tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından mücbir sebeple feshedildiğinin kesinleşen mahkeme kararı ile belirlenmiş olmasına, akdî ilişkiyi mücbir sebeple fesheden davacının elektrik güvence fark bedeli, irat kaydedilen teminat bedeli ve güncellenmesi nedeniyle oluşan teminat farkının tahsili istemi yerinde ise de, müspet zarar isteminin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.