Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/19245 E. 2026/11541 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19245
- Karar No
- 2026/11541
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/125 E., 2022/363 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/143 E., 2021/30 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden; CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 2- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 3- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin verilen beraat kararına karşı katılan vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçlarının niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan Hazine ve Maliye Bakanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı Kanun’un 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin REDDİNE, Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçununa ilişkin verilen mahkumiyet kararına karşı sanığın, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat kararına ilişkin katılan vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; a. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden; Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-e maddesi gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158/3. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğu dikkate alındığında; sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu sabit görülse idi verilebilecek hapis cezasının on yılın üzerine çıkacağı, bu nedenle sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizinin mümkün olduğu tespit edilerek yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan vekilinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, b. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilmesi; 2. Sanığın eylem ve faaliyetlerinin hangi tarihe kadar devam ettiğinin araştırılması bakımından UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, duruşmada sanık ... müdafiine okunup CMK'nın 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre hukuki değerlendirme yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesi, 3. Sanığın kullandığı belirtilen telefon numaraları ile bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ... vb) bildirdiği telefon hatlarının istenilmesi, operasyonel hat kullandığının belirlenmesi halinde bu hat ile örgütsel iletişim ağı ...'a dahil olup olmadığının ilgili birimlerden sorularak tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.