Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/9340 E. 2026/11540 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9340
Karar No
2026/11540
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/553 E., 2021/1735 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/238 E., 2021/84 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereğince temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; PKK/KCK terör örgütü ile bağlantısı tespit edilemeyen, kod adı kullanmayan, terör örgütü içinde ideolojik veya silahlı eğitim aldığına, örgütün dağ kadrosu veya milis güçleriyle bağlantılarını gösteren veya ilişkilerini belirleyen delil bulunmayan sanık hakkında dosya kapsamında yer alan deliller incelendiğinde; Nawdar kod adlı .... isimli PKK/KCK silahlı terör örgütü mensubundan ele geçirilen doküman içeriğinde adının geçtiği, söz konusu dokümanın tek başına sanığın örgütsel konumunu ortaya koymadığı, bu dokümanı destekleyen somut bir delil elde edilemediği, yine sanığın o dönem Diyarbakır Kayapınar belediye eşbaşkanlığı görevini yürüttüğü, örgüte müzahir yayın araçları ile yapılan çağrılar üzerine yapılan birtakım yürüyüş, basın açıklaması, cenaze töreni etkinliklerine katıldığı, bu etkinliklerde meydana gelen suç unsuru içeren olaylara katıldığına dair de somut bir delil olmadığı görülmekle, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylem ve faaliyetleri itibariyle örgütün hiyerarşik yapısına girerek örgüt üyesi olduğunu gösteren her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun mahkumiyet onama yönündeki kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/9340, K. 2026/11540, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-9340-e-2026-11540-k-3c2fc440d57b