Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3453 E. 2024/10883 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3453
- Karar No
- 2024/10883
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2017/208 Esas, 2019/45 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/697 Esas ve 2020/47 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının hükümde uygulama fıkrası olarak gösterilmesi yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.01.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak; 1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 3. Sanıktan ele geçirilen dijital materyale ilişkin imajın CMK’nın 134 üncü maddesindeki usule uygun alınmadığına, söz konusu tespitlerin örgütsel niteliğinin bulunmadığına, 4. Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediğine, Adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiğine, gerekçesiz şekilde tevsii tahkikat taleplerinin reddedildiğine, lehe delillerin toplanmadığına, 5. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine, sanığın örgütsel konumunun yahut silahlı terör örgütünün yapısınınd da tespit edilemediğine, 6. Tüm FETÖ/PDY dosyalarının birleştirilerek yürütülmesi gerektiğine, 7. ByLock, tanık beyanı vb. kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, ayrıca Mahkemenin duruşmada getirtilip, huzurda tartışılmayan delili kararına gerekçe yaparak CMK 217 nci maddesine aykırı davrandığına, 8. Koruma tedbirlerinin hukuka ve mevzuata aykırı şekilde uygulandığına, 9. ...kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişinin uzmanlık sertifikasının bulunup bulunmadığının araştırılmadığına ve raporun savunmaya tebliğ edilmediğine, dijital materyaller üzerinde de bilirkişi incelemesi bulunmamasına rağmen müsadere kararı verilemeyeceğine, 10. Yargılama giderlerinin hatalı değerlendirildiğine, 11. Etkin pişmanlık hükümleri hatırlatılmadan hüküm kurulduğuna, 12. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 13. İfadelerdeki çelişkilerin giderilmediğine, tanıkların yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili soyut nitelikteki tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine; 14. Temel hak ve hürriyetlerin ve usul kurallarının ihlal edildiğine, 15. Sanığın ByLock kullanmadığına, 16. MİT tarafından düzenlenen ByLock teknik raporunun hükme esas alınamayacağına, 17. ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, 18. 17 Kasım 2014 tarihinden sonra ByLock erişiminin mümkün olmadığına, dosyada bu duruma aykırı CGNAT verilerinin bulunduğuna, 19. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.06.2008 tarihli onama kararı ile kesinleşen hüküm gereği 18.06.1999 tarihinden önceki faaliyetlerin delil olarak değerlendirilemeyeceğine, 20. Sanık hakkında fahiş ceza tayin edildiğine, 21. Sanığın mahkumiyetini gerektirir delil bulunmadığına, 22. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmalarında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgüt hiyerarşisine organik bağ ile bağlı olup olmadığının tespiti bakımından, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden talep edilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden -Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 29.04.2019 tarihli yazısının ekinde- dosyaya gelen ... E.'nin beyanının, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, ayrıca sanık müdafinin tanık ... K.'nın beyanlarının alındığı 03.10.2018 tarihli celse için sağlık raporu ekli mazeret dilekçesi vererek duruşmanın ertelenmesini ve sanığın ertelenen duruşmada ... yoluyla hazır edilmesini talep ettiği, tanık ... K.'nın bu şekilde sanığın ve müdafinin hazır olmadığı celsede beyanlarının alındığı anlaşıldığından, suçun sübutu için önem arz eden tanık ... K.'nın, ... E. isimli şahsın ve var ise beyanda bulunan diğer şahısların beyanlarının bizzat huzurda veya ... marifetiyle sanık ve müdafine soru sorma hakkı tanınarak alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/697 Esas, 2020/47 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.