Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1815 E. 2024/475 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1815
Karar No
2024/475
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/478 E., 2019/1097 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/494 Esas, 2018/240 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/478 Esas ve 2019/1097 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.12.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak; 1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2. Bank Asyada maaş hesabının bulunduğuna, yatalak kayınvalidesine bakması sebebiyle tüm bankacılık işlemleri ile eşinin ilgilendiğine, kendisinin bu işlemlerden bilgisinin olmadığına, 3. Eşinin kendisine anlattığı kadarıyla bankacılık işlemlerini ev almak amacıyla gerçekleştirdiğine, 4. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank Asyadaki hesap kayıtlarının yahut işyerindeki SGK çalışma kayıtlarının, müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 5. Sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock irtibat analizinde yer alan çoğu erkek şahısları tanımadığına, temyiz aşamasında dosyaya gelen tespit ve değerlendirme tutanağı itibarıyla ise GSM numarası yönünden bir tespit yapılmadığına, başka ByLock içeriklerinden ve sanığın kişisel bilgilerinden dolayı söz konusu tutanağın sanık ile ilişkilendirildiğine, 6. Sanığın zaman zaman telefonunu hakkında aynı suçtan mahkumiyet kararı verilen eşine verdiğine, 7. ByLock verileri üzerinde adli bilişim uzmanlarınca bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, 8.ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, MİT tarafından düzenlenen Bylock Teknik Raporunun hükme esas alınamayacağına, 9. Yalnızca CGNAT kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine, 10. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yahut herhangi bir yazışma içeriğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğine, 11. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine, 12. İddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, ilgili dönemdeki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 13.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi, aksi takdirde 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümleri kapsamında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğine, 14. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Temyiz aşamasında sunulan sanığa ait 14.11.2023 tarihli dilekçe itibarıyla, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma iradesi göstererek birtakım bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek, hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden -Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosunun 21.01.2019 ve 23.03.2021 tarihli yazılarının ekinde- gelen 359907 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, yine hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden -Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosunun 28.07.2020 tarihli yazısının ekinde- gelen emniyet mahrem sorumlu detay sorgulama raporu ve sanığın eşi ... Bayram İ.'nin dosyaya sunduğu 13.01.2023 tarihli dilekçe de sanığa okunmak suretiyle ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun mahkemece takdir edilmesi ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/478 Esas ve 2019/1097 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık hakkında mevcut delil durumu ve sanığın tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin REDDİ ile tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1815, K. 2024/475, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-1815-e-2024-475-k-727286637749