Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/7792 E. 2024/10386 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7792
- Karar No
- 2024/10386
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2017 tarihli, 2017/96 Esas, 2017/269 sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.05.2018 tarihli, 2018/476 Esas, 2018/1239 sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.05.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Kollukta bilgi alma tutanağına bağlanan beyanların aleyhe değerlendirilemeyeceğine, bu kişilerin kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında sanık hakkındaki iddiaları doğrulamadıklarına, 2.Sanığın ByLock kullanmadığına, yine örgütsel saikle yüklendiğine ilişkin delil bulunmadığına, 3.Sanığın kapatılan okullarda çalışmasının atılı suç yönünden delil olamayacağına, 4.Gerekçesiz olarak temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığına, 5.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna 6.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. B. Sanık ... müdafii: Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın ByLock kullanmadığına, yine örgütsel saikle yüklendiğine ilişkin delil bulunmadığına, bu hususun delillerle ortaya konulamadığına, ByLock'un hukuka uygun olarak elde edilmediğine, içeriklerin bulunmadığına, 2.Sanığın kapatılan okullarda çalışmasının atılı suç yönünden delil olamayacağına, 3.Gerekçesiz olarak temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığına, 4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna 5. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiileri: Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın ByLock kullanmadığına, buna ilişkin savunmalarına itibar edilmediğine, 2.Sanığın kapatılan okullarda çalışmasının atılı suç yönünden delil olamayacağına, 3.Mahkumiyet hükmünün AİHM kararlarına aykırı olduğuna, 4.Üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-b maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. D.Sanık ... Müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olduğuna, CMK 230 uncu maddeye uygun bir gerekçe yazılmadığına, 2.Sanığın örgüt üyesi olması için örgütle ilgili kasıtlı hiyerarşik bağlantısının olması ve bunun süreklilik arz etmesi gerektiğine, ancak örgütle ilgili hiyerarşik bağlantısı ve sürekliliğinin ortaya konmadığına, 3.Sanığın çalıştığı kurumun Milli eğitim bakanlığı denetiminde yasal olarak faaliyet gösteren bir okul olduğuna, 4.CGNAT kayıtlarının tek başına hukuka uygun somut bir delil olarak kabul edilemeyeceğine, hükmün hukuka aykırı olarak elde edilmiş ByLock deliline dayandığına, 5.Aleyhe somut hiç bir tanık ifadesi olmamasına ve başkaca delil olmamasına rağmen sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, 6.Savunma hakkının kısıtlandığına, 7.Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı karar verildiğine, 8.Suçun manevi unsuru itibarıyla oluşmadığına 9. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. E.Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın bylock kullanmadığına, yine örgütsel saikle yüklendiğine ilişkin delil bulunmadığına, bylockun hukuka uygun olarak elde edilmediğine, 2.Sanığın kapatılan okullarda çalışmasının atılı suç yönünden delil olamayacağına, idarecilik yaptığı okul da yasal prosedürlere uygun olarak açılmış ve faaliyet gösteren bir okul olduğuna, 3. İlk Derece Mahkemesi yargılaması sırasında, sanığa yönelik Emniyet Mahrem yapılanmasında görev aldığına ilişkin her hangi bir delil yada belge sunulmadığı gibi bu konuda herhangi bir suçlamada da bulunulmadığına, Bu konu ile ilgili olarak, sanığın yüzüne karşı her hangi bir belge okunmadığına ve savunmasının da alınmadığına, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde, tamamen soyut bir delilin esas almasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna, 4.Sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş bir delilin bulunmadığına, 5.Gerekçesiz olarak temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığına, 6. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. F.Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın bylock kullanmadığına, yine örgütsel saikle yüklendiğine ilişkin delil bulunmadığına, bu hususun delillerle ortaya konulamadığına, ByLock'un hukuka uygun olarak elde edilmediğine, içeriklerin bulunmadığına, 2.Sanığın kapatılan okullarda çalışmasının atılı suç yönünden delil olamayacağına, 3.Gerekçesiz olarak temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığına, 4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar ... ve ... hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiş; silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 10.08.2016 (Sanık ... yönünden), 30.12.2016(Sanık ... yönünden),12.08.2016 (Sanık ... yönünden), 15.02.2017 (Sanık ... yönünden) olarak yazılması gerekirken 29.07.2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanık ... hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden istenilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıklar hakkında beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm bu delillerin İlk Derece yargılaması sonrasında sanık ... yönünden dosyaya gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, dijital materyal inceleme raporu, sanığın ... isimli şahsın ByLock yazışmalarında sanığın isminin geçtiğine ilişkin tutanaklar, ..., ... ... ve ... isimli şahısların ifade tutanakları; sanık ... yönünden dosyaya gelen dijital materyal inceleme raporu ile birlikte 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, 2.Kabul ve uygulamaya göre de; a.Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi, b.Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 09.08.2016 (Sanık ... yönünden), 04.08.2016 (Sanık ... yönünden) olarak yazılması gerekirken "29.07.2016" olarak yazılması Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.05.2018 tarihli, 2018/476 Esas, 2018/1239 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303 maddesi gereğince sanıklar hakkındaki hükmün; ikinci bendinden “5 inci maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “5/1 inci maddesi ” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Sanıklar ... ve ... yönünden ; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.05.2018 tarihli, 2018/476 Esas, 2018/1239 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.