Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/4056 E. 2026/6851 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4056
Karar No
2026/6851
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3026 E., 2026/55 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli,kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

I) Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Ve Kamu Malına Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden ... Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi'nden 13.08.2024 tarihinde işlenen kamu malına zarar verme ile ... Ortaokulu'ndan 12.08.2024 tarihinde işlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına; ... Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi'nden 13.08.2024 tarihinde işlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenlemeler ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafileri ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II) Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezanın türü ve süresine göre sanık müdafii Av. ...'nin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, mahkûmiyet kararının yeterli gerekçeyi içermediğine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin gerekçesiz olarak uygulanmadığına, gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşıldığına, zararın tarafsız bilirkişiye hesaplattırılmaması sebebiyle fahiş olduğuna, TCK'nın 168. maddesi yönünden yanlış değerlendirme yapıldığına, kısmi iade sonrası oluşan bakiye zararın bilirkişi tarafından hesaplanmasından sonra sanığa ödeme imkanı verilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın uyuşturucu maddenin etkisiyle okul bahçesinde bulunan eşyaları aldığına, aklı başına geldiğinde de kolluğa eşyaların iadesini sağladığına, sanığın sabıka kaydının bulunmasının suçun işlenmesine delil olamayacağına, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu nedenle öncelikle beraatine, olmadığı takdirde ise hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğine; sanığın temyiz isteminin; uyuşturucu maddenin etkisiyle sadece okul bahçesine girdiğine, okulun içerisine girmediğine, hırsızlık kastının bulunmadığına, verilen cezanın işlenen suça göre orantısız olduğuna, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu nedenle öncelikle beraatine, olmadığı takdirde ise hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğine; katılan vekilinin temyiz isteminin; en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, somut olayda TCK'nın 43. ve 143. maddelerinin uygulanma şartlarının oluştuğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-) ... Ortaokulu'ndan 12.08.2024 tarihinde işlenen hırsızlık suçu yönünden Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi gereği belirlenen 5 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken sonuç cezanın 7 yıl 15 ay yerine 8 yıl 3 ay olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafileri ile katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla görülmüş olduğundan hükmün bu nedenden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303/1-f maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasında TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan "8 yıl 3 ay” ibarelerinin çıkarılarak, yerine “7 yıl 15 ay” ibarelerinin yazılarak, sonuç cezanın "7 yıl 15 ay" olarak belirlenmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-) ... Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi'nden 13.08.2024 tarihinde işlenen hırsızlık suçu yönünden Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-13.08.2024 tarihli görüntü inceleme ve araştırma tutanağı ile belirlendiği üzere saat 01.22 sıralarında temyize gelen sanık ... ile inceleme dışı sanık ...'un okul bahçesine girdikleri, saat 02.01'de okuldan çıkıp saat 02.09'da el arabası ile birlikte tekrar okula geldikleri, 02.28'de sanıkların el arabasına yükledikleri eşyalar ile çıktıkları, saat 02.33'de sanık ...'in evine gidip eşyaları eve indirdikleri, sanık ...'in sanık ...'in evinde kaldığı, aynı gece 04.45'de sanık ...'in okula yeniden girdiği, saat 05.01'de sırtında eşya ile çıktığı ve saat 05.06'da yeniden evine geldiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların el arabasına yüklemek suretiyle çaldıkları eşyaları saat 02.33'de sanık ...'in evine indirdikleri, bu eşyaları hâkimiyetlerine geçirmelerinden yaklaşık 2.5 saat sonra bu kez sanık ...'in yeniden okul bahçesine girip orada kalan eşyaları sırtına yükleyerek evine götürmesi şeklindeki eylemleri, aynı kişiye karşı aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında birden fazla gerçekleştirildiğinden şartları oluştuğu hâlde 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanmaması, 2-(I) numaralı bozma sebebinde de belirtildiği üzere; sanığın hırsızlık yapılan okula ilk giriş anının gece saat 01.22 son çıkış anının ise gündüz kabul edilen saat 05.01 olduğu; UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında suç tarihinde gece vaktinin saat 20.16'da başlayıp saat 04.29'a kadar devam etmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 28.02.2024 tarihli ve 2023/2-519 Esas, 2024/105 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere; elverişli hareketlerle icrasına gece vakti başlanan suçun gündüz vakti tamamlandığının belirlenmesi, sanığın gece vakti hırsızlık yapılan okulda bulunmakla 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gerekçesinde de vurgulandığı üzere suçun gece vakti işlenmesinin getirdiği kolaylıktan faydalanması ve bu durumun katılan ve şikâyetçi üzerinde daha da olumsuz bir etki bıraktığında kuşku bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafileri ile katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının bozma kararının içeriği doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/4056, K. 2026/6851, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-4056-e-2026-6851-k-3354ae7391cb