Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2307 E. 2026/6855 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2307
- Karar No
- 2026/6855
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/752 E., 2025/920 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçuna özgü kastı ortadan kaldırabilecek sağlık sorunu olduğuna (kleptomani), TCKnın 142/2-h, 143. ve 58. maddelerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, TCK'nın 32/2, 62. ve 168. maddelerinin uygulanması gerektiğine, sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi olmadığı takdirde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine; sanığın temyiz isteminin, SEGBİS aracılığı ile yargılama yapıldığı için müdafii ile görüşme hakkının kısıtlandığına, mahkemece atanan müdafiinin dosyası ile hiçbir şekilde bağının olmadığına, kendisi suçu kabul ettiği hâlde müdafiinin beraatine karar verilmesini istediğine hayret ettiğine, Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/711 Esas sayılı dosyası nedeniyle hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; UYAP üzerinden yapılan incelemede; Tebliğname'de belirtilen Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2021 tarihli, 2019/711 Esas ve 2021/23 Karar sayılı ilâmına konu sanığın aynı yerden yaptığı hırsızlık olaylarının suç tarihlerinin 28.03.20 19... .04.2019 tarihleri olduğu, eldeki davaya konu aynı yerden yapılan hırsızlık olayının suç tarihinin ise 27.11.2018 tarihi olduğu ve ilk olaydan itibaren aradan geçen yaklaşık 4 aylık süre gözetildiğinde somut olayda zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından, Tebliğname'de yer alan bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanığın daha ağır cezayı içeren tekerrüre esas sabıkası bulunduğu hâlde, daha az cezayı içeren ilâmının tekerrüre esas alınması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma sonrasında yapılan yargılamaya, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre, sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak usûl ve yasaya uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.