Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/1618 E. 2026/6896 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1618
Karar No
2026/6896
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/476 E., 2022/1054 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "verilen kararın hukuka, kanuna ve yasaya aykırı olduğuna, ceza hukukun temelinde yer alan "maddi gerçeğe ulaşma" amacı yerine getirilmeden yerel mahkemece dosyanın karara bağlandığına, dosya kapsamında açığa çıkartılmamış çelişkiler ve hayatın olağan akışına aykırılıklar bulunduğuna, olay sonrası, sıcağı sıcağına mağdur tarafından teşhis işlemi yapılamıyor olmasına rağmen mahkeme salonunda, olayın üzerinden üç aydan fazla süre geçikten sonra, tereddütsüz şekilde kişileri teşhis etmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, hem diğer sanıkların hem de müvekkili sanığın kendisinin belirttiği üzere, telefonu çalmasını ve buradan bir gelir elde etmesini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığına, müvekkili sanığın yakalandığı sırada üzerinde yeterince parası ve bir işi olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, şikâyetçi ...'e ait kronik şizofreni hastası olduğuna ve özür durumuna göre tüm vücut fonksiyonlarında % 45 oranında kayıp bulunduğuna ilişkin Sağlık Kurulu Raporu dikkate alındığında, suçun 5237 sayılı TCK’nın 142/2-a-b maddesine uyduğu ve aynı Kanun'un 142/2-b maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan, aynı fıkranın son cümlesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/1618, K. 2026/6896, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-1618-e-2026-6896-k-afa4951e65c9