Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/10851 E. 2026/10426 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10851
Karar No
2026/10426
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3595 E., 2025/443 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 31/3 , 31/2, 168/2 ve 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, O yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesi kararlarından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı bentlerin hükümden çıkarılarak suça sürüklenen çocuk ...'ın 2 yıl 1 ay hapis cezası, suça sürüklenen çocuk ...'un 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılması ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin ''delil takdirinde hataya düşüldüğüne, lehe hükümlerin uygulanmadığına'' , suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin ''delil toplanmadan hüküm kurulduğına, beraat kararı verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünden etkin pişmanlık hükümlerinin çıkarılması suretiyle yeniden hüküm kurabileceği anlaşılmakla Tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir, 1. 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesinde yer alan; "Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir" şeklindeki düzenleme uyarınca, hükmün verildiği oturumda hazır olan suça sürüklenen çocuklara son sözleri sorulduktan sonra suça sürüklenen çocuklar müdafilerine söz verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine aykırı davranılması,

2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocukların suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde iddianame içeriğinin tekrarı niteliğindeki ifadelerle gerekçesiz hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın takdiren Menemen 4. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/10851, K. 2026/10426, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-10851-e-2026-10426-k-53714e1892bf