Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3577 E. 2026/8558 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3577
- Karar No
- 2026/8558
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3596 E., 2023/2376 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, bozma
I. Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak mahalline İADESİNE, II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın müsnet suçu işlediğine dair dosya kapsamında hiçbir somut delil ve belge bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suçun gece işlendiğine dair dosya kapsamında somut bir delil bulunmadığına, sanığın sadece aleyhine olan delillerin toplandığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İştirak hâlinde işlenen hırsızlık suçlarında, şeriklerden bir ya da birkaçı suçtan kaynaklanan zararın bir kısmını iade veya tazmin yoluyla giderdiği, diğer şeriklerin de giderebileceği zarar miktarı bulunduğu hallerde zararın giderildiği aşama belirlenerek mağdurun bu aşamadaki kısmî iade de bulunan şerik hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorulduktan sonra rıza gösterilmesi hâlinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-2-4.maddesi gereği indirim yapılabileceği, kalan zararın giderilmesi yönünde katkı sağlamayan ve bu şekilde etkin pişmanlık göstermeyen diğer şerikler hakkında hiçbir şekilde aynı Kanun'nun 168. maddesi gereğince indirim yapılamayacağı, yine iştirak hâlinde işlenen suçta şeriklerden bir ya da birkaçı tam iade ya da tazminde bulunmayı sağlamışlar ise, kalan diğer şeriklerin giderebileceği bir zarar kalmadığı için bu durumda bu şerikler yönünden iade veya tazminde bulunanların davranışına karşı duruş gösterip göstermedikleri değerlendirmesi yapılıp, karşı duruş göstermeyenler yönünde rızaya bağlı olmaksızın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olacağı şeklindeki yerleşik daire ve Ceza Genel Kurulu kararları çerçevesindeki somut olayda, olay yeri kamera kayıtlarına göre katılanın işyerinden hırsızlık yapan kişinin sanık ... olduğunun belirlenmesi üzerine sanık ... yakalandığında, suça konu televizyonu sattığı yeri göstererek buradan hasarlı olarak katılana iadesini sağladığı, sanık ...'in beyanında bu televizyonu sattığını ancak karşılığında para almadığını belirttiği, tanık Mahsum'un da olayı doğrulayarak televizyonu emaneten aldığını ve olay nedeniyle zararının bulunmadığını beyan ettiği, sanık ...'in kovuşturma aşamasında katılanın zarar talebinin olması hâlinde karşılamak istediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; katılana kalan zararının ne kadar olduğu hususu açıklattırılarak, sanıklara tanınacak makul bir süre sonunda, sanıkların zararı ödeyip ödemeyeceklerinin beklenmesi, ayrıca katılanın kısmî iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığının da katılandan sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.