Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/1007 E. 2026/3700 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1007
Karar No
2026/3700
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair itiraz ve şikayetlerinin yanı sıra senet metnindeki (yetki kaydını düzenleyen kısımdaki) "İst" ibaresinin "..." şeklinde tahrif edildiğini, İstanbul İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, İlk Derece Mahkemesince; taraflar gerçek kişi tacir olduklarından yetki sözleşmesi yapabilecekleri, buna karşın bilirkişi raporuna göre senedin yetki kaydını düzenleyen kısmında tahrifattan önce "İst." ibaresi bulunduğu tespit edilmiş ise de bu ibarenin geçerli bir idari birimi ifade etmediği gerekçesi ile yetki itirazının reddine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 50. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri uyarınca; bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde, ancak 6102 sayılı TTK'nın 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenlenme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenlenme yerinde icra takibi yapılabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Madde metninde tacirden anlatılmak istenen, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Sözleşmenin konusunun ticari iş olması, gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermemektedir.

Aksi kararlaştırılmadıkça, dava yalnız yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemede açılır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini isterlerse, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Somut olayda; alacaklı tarafından bir adet bonoya dayalı olarak Çanakkale İcra Müdürlüğü'nün 2019/15522 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı, takip dayanağı bonoda tahrifattan önceki hali ile "İst" mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmektedir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, dayanak bonoda "İst" olarak belirtilen ibarenin idari birim olarak hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta İstanbul olduğu kabul edilmektedir. Tarafların gerçek kişi tacir oldukları ve yetki sözleşmesi yapabilecekleri mahkemece kabul edilmiş olup, alacaklının aksi yönde bir istinaf başvurusu da bulunmadığından, bu husus tarafların da kabulündedir. Bu durumda, HMK'nın 17. maddesi uyarınca takibin yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan İstanbul İcra Müdürlüğünde başlatılması gerekir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.11.2025 tarih ve 2024/1662 E.-2025/2197 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Çanakkale İcra Hukuk Mahkemesinin 14.04.2022 tarih ve 2020/69 E.-2022/335 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/1007, K. 2026/3700, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-1007-e-2026-3700-k-e96dd77fb285