Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3319 E. 2026/5535 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3319
Karar No
2026/5535
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3503 E., 2025/3726 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği nedenine dayalı olarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca neticeten hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezası ile sürücü belgesinin 6 ay süre geri alınmasının 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. GEREKÇE VE KARAR Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli, 2021/335 Esas - 2023/117 Karar sayılı kararına yönelik istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 27.12.2023 tarihli, 2023/2848 Esas - 2023/5447 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2025 tarihli, 2024/60 Esas - 2025/193 Karar sayılı kararına yönelik istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 26.09.2025 tarihli, 2025/3503 Esas - 2025/3726 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan 28.03.2023 tarihli beraat kararına yönelik katılan vekilinin istinaf istemine dayalı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Sanık ...'nın sevk ve idaresindeki .. plaka sayılı araç ile 1,87 promil alkollü haldeyken müştekinin kullanımında bulunan 34... plaka sayılı araca arkadan çarptığının müşteki beyanı ve sanık savunması ile sabit olduğu,

Kazanın akabinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında sanığın öndeki aracı geçerken "geçme kurallarına riayet etmemek" kuralının ihlal ettiği için kusurlu olduğunun belirlendiği,

Yargılama aşamasında alınan 09/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda da sanığın tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanmak, limitlerin üzerinde araç kullanmak, hız kurallarına uymamak, takip mesafesi ile ilgili kural ihlali, asli sürücü kusurlarından arkadan çarpma ihlali nedenleri ile asli kusurlu olduğunun belirlendiği,

Dosya arasında bulunan 10/01/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlarında müşteki ...'in boynunda ağrı olduğunun belirtildiği,

Her ne kadar mahkemece sanığın üzerine atılı Taksirle Yaralama suçunu işleyip işlemediğinin şüphe aşamasında kaldığı ve fiilin sanık tarafından işlendiğine yönelik yüzde yüz belirliliği ulaşmadığı gerekçe gösterilmiş ise de;

Suç tarihinde kazanın meydana geldiği kazada sanığın asli kusurlu olduğu, kaza saatinin 11/01/20 18... .30 sıraları olduğu, aynı gün saat 09.52 de müştekinin .. Hastanesinde boynunda ağrı olduğuna dair rapor tanzim edildiği, sanığın müştekinin aracına çarptığına dair ikrara yönelik savunma yaptığı, müştekinin boynundaki ağrının meydana gelen kazadan dolayı olduğunun belirlendiği,

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin içtihatlarında (örneğin 12.CD, 2017/7614 -2019/4830) belirttiği üzere herhangi bir tıbbi müdahale ve harici bulgu bulunmayan hallerde de kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan durumların da yaralanma olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından, geçici raporda boyun ağrısına vurgu yapıldığı ve müşteki de çarpmanın etkisiyle hafif yaralandığını beyan etmesi karşısında, delillerin değerlendirilmesinde çelişkiye düşülerek atılı suçtan mahkumiyet yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi," nedenlerine dayalı olarak bozma kararı verildiği,

Ancak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı ve hükmün gerekçe içermemesi nedenine dayalı bu bozma kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, dolayısıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan bozma kararına yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesinin bozma ilâmı üzerine yeniden hüküm kurmasının yasal dayanağı bulunmadığından gerek anılan bozma kararının gerek İlk Derece Mahkemesince ikinci kez verilen kararın hukukî değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde bozma kararı verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3319, K. 2026/5535, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-3319-e-2026-5535-k-01a38d8aaeed