Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4723 E. 2026/5536 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4723
- Karar No
- 2026/5536
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3886 E., 2023/497 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/1-2-3 ve 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; asli ve tam kusuru ile kazaya sebep olan sanık hakkında temel cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, ceza miktarına ve sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, kusur durumuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 07.08.2019 tarihinde, saat 18.20 sıralarında, sanığın, sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı romörk ile yerleşim yeri dışında, azami hız limitinin 120 km/s olduğu, bölünmüş dört şeritli, asfalt kaplama otoyolda, en sağ şeritte seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek sola yönelmesi sonucu aracının sol yan kısımları ile sanık ile aynı yönde en sol şeritte seyir halinde olan sürücü ...'ün yönetimindeki minibüsün sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde, sürücü ...'ün aracında bulunan bir kişinin ölümü, üçü nitelikli olmak üzere beş kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağı, soruşturma evresinde alınan 15.08.2019 tarihli bilirkişi raporu ve kovuşturma evresinde alınan 26.12.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, bir kişinin ölümü ile birlikte beş kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddesideki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; taksirli suçtan mahkûmiyetine karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmış olması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararındaki açıklanan hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının süresi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin yasal imkansızlık nedeniyle uygulanamayacağı gözetilmeden, sanığın dosya ve oluşa yansıyan kişiliği ile geçmişteki hali nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği hususunda olumlu, yeterli, inandırıcı kanaat bulunmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçelere dayanılması sonuca etkili olmadığından,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de bu husus infaz aşamasında değerlendirilebileceğinden,
Bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Aynı vekil ile temsil edilen katılanlar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin katılanlara ne şekilde verileceğinin hükümde gösterilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hükmün aynı vekil ile temsil edilen katılanlar lehine vekâlet ücretinin belirlendiği paragraflarında yer alan "verilmesine" ibaresinin "eşit olarak verilmesine" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.