Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5031 E. 2026/5529 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5031
Karar No
2026/5529
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/613 E., 2023/655 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 42.060,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirmeye ilişkin (5-6-7) nolu paragrafların hükümden tamamen çıkartılması, hükmün (A) bendinin sonuna (5) nolu paragraf olarak "Suçun işleniş biçimi sanığın kusur durumu, olayın oluş şekli nazara alınarak TCK'nun 53/6 maddesi gereğince taktiren sanığa ait ..- ..'dan verilme 2644 sayılı "B" sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına," ibarelerinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; savunma hakkının kısıtlandığına, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, kusur durumuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ceza miktarına, ölenin emniyet kemeri takmamasının ölüm neticesinin meydana gelmesinde etkili olduğuna, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın aldığı alkolün güvenli sürüş yeteneğini etkilediğine dair somut delillerin bulunmadığına, sanığın kazanılmış hakkının gözetilmediğine, sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin sürenin fazla olduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30.05.2021 tarihinde, saat 19.00 sıralarında, kazadan yaklaşık 23 dakika sonra yapılan ölçümde 2,49 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, azami hız limitinin 50 km/s olduğu, bölünmüş iki şeritli, kuru zeminli parke kaplama sokakta seyri sırasında üç yönlü kavşak mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile sanığın seyrine göre sağ taraftaki kavşak kolundan gelerek kavşaktan geçişini tamamlamak üzere olan sürücü ...'un yönetimindeki kamyonetin sağ yan orta ve arka lastik kısımlarına çarpması neticesinde, sanığın aracında bulunan bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağı, soruşturma evresinde alınan 22.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ve kovuşturma evresinde alınan 27.09.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olduğu; ayrıca sanığın kazadan yaklaşık 23 dakika sonra yapılan ölçümde 2,49 promil alkollü olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan hakkında uzun süreli hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında hapis cezasının adli para çevrilmesinde yasal olanak bulunmaması ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmamış olması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararındaki açıklanan hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5031, K. 2026/5529, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5031-e-2026-5529-k-adfab08eec93