Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/308 E. 2026/477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2024/308
- Karar No
- 2026/477
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2423-506
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220/7 delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.07.2018 tarihli ve 50-282 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.05.2019 tarihli ve 2423-506 sayılı kararı ile, hüküm fıkrasının temel cezanın belirlendiği 1. bendine "220/7" ibaresinden önce gelmek üzere "314/3 ve" ibaresinin eklenilmesi ve hüküm fıkrasının TCK'nın 58/9. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmının bütünüyle hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine; bu kararın da 7188 sayılı Kanun'la 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesine eklenen 3. fıkra ile temyizinin mümkün hâle gelmesi ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesince 26.01.2023 tarih ve 10233-581 sayı ile temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.01.2024 tarih ve 134301 sayı ile; "Hükme esas alınan delillerin, ... Katılım Bankası A.Ş.'de maaş hesabı bulunan sanığın örgüt liderinin talimat verdiği tarihle uyumlu olacak şekilde 20.01.2014 tarihinde 70 günlük katılım hesabı açarak hesabına 8.900 TL, 05.03.2014 tarihinde de 31 günlük katılım hesabı açarak 2.200 TL para yatırması, örgütle iltisaklı kurumlarda çalışması ve kovuşturma aşamasında kısmen beyanından dönen tanık K.E.'in soruşturma aşamasında genel müdürün davet ettiği ve bir ya da ikisinde örgüt liderinin videolarının izletildiği dini sohbetlere sanığın da katıldığına dair beyanından ibaret olup, tanığın soruşturma beyanında sanığın hangi tarihe kadar bu toplantılara katıldığına ve toplantıların niteliğine dair netlik olmaması ve 'Onama' ilamında sanığın aslında, örgüt hiyerarşisine dahil olduğuna dair bir tespit veya eleştiri bulunmaması itibarıyla yardım suçuna konu fiil olarak kabul olunan katılım hesabı açma ve para yatırma fiilinin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, Yargıtay (Kapatılan)16. ve 3. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, sanık ve müdafiinin savunmalarının da denetlenmesi bakımından, hesap açılış tarihinden itibaren temin edilecek ayrıntılı banka hesap kayıtlarının, konusunda uzman bilirkişiye tevdii ile mutad hesap hareketleri dışında örgüt liderinin talimatları doğrultusunda, talimat tarihleri ve sonrasında para yatırma ya da sair bankacılık hizmetlerinin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekirken 09/10/2003 açılış tarihli hesabındaki hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmadan dosyada mevcut 01/01/2014 ve sonrasına dair hesap hareketleri esas alınmak suretiyle eksik araştırma ile kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanması hukuka aykırı" olduğu görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 16.04.2024 tarih ve 2444-5296 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında eksik araştırmayla karar verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; sanığın, Adana ... Okullarında öğrenci ve kayıt işleri memuru olarak görev yaptığı, Adana ... Eğitim Hizmetleri A.Ş.'de 2004 yılı Mayıs ayından kapatıldığı 20.07.2016 tarihine kadar SGK kaydının olduğu, Bank ...'daki 09.10.2003 açılış tarihli hesabında 20.01.2014'te 8.900 TL ve 05.03.2014'te 2.200 TL bedelle katılım hesapları açtığı, dosyada mevcut hesap dökümlerine göre 2003, 20 04... yıllarında açılan katılım hesapları ile 2012 yılında katılım hesabı temditlerin bulunduğu, ayrıca 28.05.2013'te 3.000 TL bedelle katılım hesabı açıldığı, hesaba maaş ödemelerinin yattığı, ayrıca EFT işlemleri, fatura ve kart borcu ödemeleri ile harcama işlemlerinin aynı hesaptan yapıldığı, ...Thermal Hotel'de 08-10.07.2012, ... Otel'de 27-29.05.2011'de konaklama kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Tanık ... soruşturmada; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından düzenlenen sohbet, toplantı ve etkinliklere katılmadım. ... Okullarında çalıştığım esnada ... Okullarında Müdür olarak görev yapan R.B. ve Genel Müdür S.S., çalıştığım büroda kayıt memurlarını ve muhasebe elemanlarını sohbete davet ediyordu. Ben bu sohbetlere ara sıra okul müdürünün ve genel müdürün zorlaması ile işten atılacağım korkusu ile katılıyordum. Bu sohbetlere gelen İ. E., M.M., Ş.Ö., H.D., E.Ö., M.Ç., ...... isimli şahısları gördüm. Katıldığım sohbetlerde genelde dini sohbetler gerçekleşirdi.", Duruşmada; ... Okullarında kayıt memuru olarak çalıştığını, sanığı da buradan tanıdığını, iş yerinde genelde işle ilgili olan kayıt toplantılarının yapıldığını, sanığın da katıldığı bu iş toplantıları öncesinde bazen genel müdürün, ilmihal, Kuran ve risaleden bazı bölümler okuduğunu, iş yerinde ayrıca örgütün sohbet denilen toplantılarının da yapıldığını ancak sanığın bunlara katıldığını görmediğini, soruşturma beyanıyla kısmi çelişki nedeniyle sorulduğunda ise, o ifadesinde bahsettiği sohbetlerin iş toplantıları olduğunu beyan etmiştir. Sanık; Adana ... Okullarında öğrenci işleri ve kayıt memuru olarak kurum kapatılana kadar on dört yıl boyunca çalıştığını, Bank ...'daki hesabının maaş hesabı olduğunu, zaman zaman gelir elde edebilmek için katılım hesabı açtığı bu bankadaki hesabına kimsenin talimatıyla para yatırmadığını, bir talimattan da haberinin olmadığını, tanığın ifadesinde anlattığı toplantıların işle ilgili olduğunu ve zorunlu olduğu söylendiği için birkaç kez bunlara katıldığını, bu toplantılarda ilk önce ismini bilmediği ilmihal bilgisi ve Kuran ile alakalı kitapların okunduğunu, daha sonra ise işle ilgili konuşmalar yapıldığını, sonradan katılımın zorunlu olmadığı söylenince bir daha gitmediğini, hiçbir örgüt toplantısına katılmadığını, termal otellerde ailesiyle birlikte sağlık ve tatil amaçlı olarak kaldığını, burada herhangi bir cemaat toplantısına ya da davetine katılmadığını, suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur. V. GEREKÇE Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.2024 tarihli ve 444-316 sayılı ilamında da açıklandığı üzere; TCK'da silahlı terör örgütüne yardım etme suçu müstakil bir suç olarak düzenlenmemiştir. Aynı Kanun'un 314/3. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 220/7. maddesi ise suç tarihi itibarıyla şöyledir; "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır." Böylece silahlı terör örgütüne yardım edenler, TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca örgüt üyesi olarak cezalandırılacaklardır. Kanun, doğal olarak hangi eylemlerin örgüte yardım kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hususunda bir açıklamada bulunmamıştır. Örgütün amacına, hayatiyetini sürdürmesine, korunan değerler bakımından tehlikelilik riskini artırmasına katkı sunan/hizmet eden maddi veya manevi/soyut her türlü fiilin yardım kabul edilmesi mümkündür. Suçun özel şeklini oluşturan suçlar (TCK madde 315, 6415 sayılı Kanun madde 4 gibi) cümlesine dahil olmayan eylemlerin, TCK'nın 220/7. maddesi kapsamında genel yardım suçunu oluşturacağı hususunda şüphe yoktur. Yeter ki fail; yardım ettiği örgütün siyasi ve ideolojik amaçları ile şiddeti benimseyen yöntemlerini biliyor olsun. Bu durumda yardımın, doğrudan örgüte ya da örgüt mensubuna verilmesinin de bir önemi yoktur. Yardımın mutlaka örgüte ulaşması, sonuç vermesi gerekmez ve her bir fail, örgütçe verilen veya kendiliğinden üstlenilen görev kapsamında kendi fiilinin gerçekleştirilmesinden sorumlu olur (CGK 31.10.2012 tarih ve 1234-1825 sayı). Diğer yandan, ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile, taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir. Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır. Maddi sorunun, delil serbestîsi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür. Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - 2007/101 Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez (CGK 18.06.2025 tarih ve 540-264 sayı). 2. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararıyla temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen, 22 Temmuz 2016 tarihli kararıyla da 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etme suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği de gözetilerek; Sanığın doğrudan örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve silahlı terör örgütüne yardım kastı ile hareket edip etmediğine ilişkin maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmasını teminen; İlk hesap açılış tarihinden itibaren, örgüt liderinin talimatı öncesi ve sonrası ile Bank ...'nın TMSF'ye devir tarihi olan 29.05.2015 tarihi sonrasını da kapsayacak şekilde tüm kayıtlar getirilerek uzman bilirkişiler marifetiyle inceleme yaptırılıp denetime elverişli bir rapor düzenlettirilmesi, Ayrıca sanık hakkında UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında herhangi bir beyan olup olmadığının araştırılması, bulunması hâlinde ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosya kapsamına dercedilmesi ile beyan sahiplerinin tanık olarak usulünce dinlenmelerinin sağlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2-Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.01.2023 tarihli ve 10233-581 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, 3- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.05.2019 tarihli ve 2423-506 sayılı sanık ... hakkındaki hükmünün, eksik araştırmayla karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 4- Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.