Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3106 E. 2026/5001 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3106
Karar No
2026/5001
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/118 E., 2025/331 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 53 maddesi uyarınca 18 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 17.05.20 22... /4162 Esas ve 2022/8687 Karar sayılı ilamı ile "Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 7394 sayılı kanunun 4.maddesi ile 213 S.Y. nın 359.maddeye getirilen ek fıkra, 5237 sayılı Kanunun 53 maddesi uyarınca 9 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 10.12.20 24... /3184 Esas ve 2024/15104 Karar sayılı ilamı ile "..Dosya kapsamına göre vergi denetmeni tarafından 2013-2014 takvim yıllarına ait defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligatın, sanığın işyeri adresinde çalışanına tebliğ edildiği, tebligatta defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazı için iş yerinin müsait olması şartıyla incelemenin iş yerinde yapılacağı, ancak bu husustaki talebin süresi içinde Denetmenliğe yazılı olarak bildirilmesi gerektiği yazılarak sürecin mükellef aleyhine tersine çevrildiği, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK'nin 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden tespit edilmediği ve suç tarihinde iş yerinin kapalı olduğuna dair belirlemenin bulunmadığı, sanığın teslimi istenen belgelerden 2013 yılına ait defteri kebir ve envanter defterini sunamadığı, ancak 2014 takvim yılına ait tüm defterler ve belgeler ile 2013 yılına ait yevmiye defteri ve alış-satışa ilişkin tüm belgelerini sunduğunun, savunmasında ise muhasebecisinin değiştiği aşamada bu iki deftere ulaşılamadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, iş yeri dışında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin bir tespit varsa buna ilişkin belgenin dosyaya ibrazının istenmesi, suç kastının belirlenmesi amacıyla eski ve yeni muhasebecisinin çalışanları arasında düzenlenen ve sanığın da tanık olarak bulunduğu defterlerin devrinin içeren 12.05.2014 tarihli tutanak içeriğinin açıklattırılması ve 2013 yılına ait hangi defterlerin yeni muhasebeci çalışanına teslim edildiğinin belirlenmesi açısından tutanakta ismi geçenlerin haklarının hatırlatılıp tanık olarak dinlenmelerinden sonra istenilen defter ve belgelerin büyük bir kısmının teslim edildiği hususu da dikkate alınarak sanığın suç kastı ve hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi," gerekçeleri ile bozma kararı verilmiş, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın cezalandırılması gerekirken eksik incelemeyle beraatına karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; vergi denetmeni tarafından 2013-2014 takvim yıllarına ait defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligatın, sanığın işyeri adresinde çalışanına tebliğ edildiği, tebligatta defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazı için iş yerinin müsait olması şartıyla incelemenin iş yerinde yapılacağı, ancak bu husustaki talebin süresi içinde Denetmenliğe yazılı olarak bildirilmesi gerektiği yönünde bildirimde bulunulduğunun anlaşıldığı, mahkemece hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediği incelemeyi yapan kurumdan sorulduğunda ... Daire Başkanlığının yazı cevabında müfettişliklerince ekstra bir tesbitin varlığına ihtiyaç duyulmadığı bildirildiğinden suçun unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılarak sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 213 sayılı VUK'un 139. maddesine göre; suç tarihi itibarıyla vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.

Dosya içerisinde bulunan 22.01.2016 tarihli Kurum yazısı ekinde 05.05.2015 tarihli sanığın imzası bulunan sekiz sayfadan ibaret Vergi İnceleme Tutanağında işyeri müsait olmadığı için mükellefin isteği doğrultusunda incelemenin Vergi Müfettişleri ... Başkanlığı'ndaki çalışma odasında yapılacağına dair tespit içeren tutanağın mevcut olduğu,

Sanığın teslimi istenen belgelerden 2013 yılına ait defteri kebir ve envanter defterini sunamadığı, ancak 2014 takvim yılına ait tüm defterler ve belgeler ile 2013 yılına ait yevmiye defteri ve alış ve satışa ilişkin tüm belgelerini sunduğu, savunmasında ise muhasebecisinin değiştiği aşamada bu iki deftere ulaşılamadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; suç kastının belirlenmesi amacıyla eski ve yeni muhasebecisinin çalışanları arasında düzenlenen ve sanığın da tanık olarak bulunduğu defterlerin devrini içeren 12.05.2014 tarihli tutanak içeriğinin açıklattırılması ve 2013 yılına ait hangi defterlerin yeni muhasebeci çalışanına teslim edildiğinin belirlenmesi açısından tutanakta ismi geçenlerin haklarının hatırlatılıp tanık olarak dinlenmelerinden sonra istenilen defter ve belgelerin büyük bir kısmının teslim edildiği hususu da dikkate alınarak sanığın suç kastı ve hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden uyulmasına karar verilen Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 10.12.2024 tarih, 2024/3184 Esas ve 2024/15104 Karar sayılı ilamındaki bozmanın gerekleri yerine getirilmeden eksik araştırma ve inceleme ile ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321 inci maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3106, K. 2026/5001, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-3106-e-2026-5001-k-dde0dc373abc