Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2818 E. 2026/5480 K.
Konu: Sahte Belge Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2818
- Karar No
- 2026/5480
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Belge Düzenleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/767 E., 2022/175 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar gören ve 06.07.2018 havale tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunan şikâyetçi kurumun davaya katılan olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken, talep hakkında herhangi bir karar verilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan; 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunan şikâyetçi .. Vergi Dairesi Başkanlığı'nın aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 20 15... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62... maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararda sanık hakkında her ne kadar “20 15... takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suretiyle Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçlarını işlediği sabit olmadığından CMK'nın 232/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine” kararı verilmiş olsa da işbu karar yeterli incelemeye dayanmadığından eksik araştırma sonucunda verilen ve usul ve yasaya aykırı olan kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın vergi mükellefi olarak kayıt edilen .. Elektrik Elektronik Ltd. Şirketinin %100 ortağı ve şirket müdürü olarak resmi belgeler düzenleyip ticari faliyette bulunduğuna dair bildirimde bulunduğu ancak yapılan denetimlerde bildirmiş olduğu işlem hacmine uygun gerekli ekipman ve çalışanının bulunmadığı ve düzenlemiş olduğu fatura ve belgelerin gerçek mal ve hizmet alımına ilişkin olmadığı yönünde düzenlenen vergi tekniği raporunun olduğu, sanığın vergi kaybına neden olacak şekilde sahte belge düzenlediği dosya içeriğine uygun denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesi ile sanık hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanığın baştan itibaren "... ve .. isimli kişilerin yanında işçi olarak işe girdiğine, bu kişilerin adına şirket kurduklarına, şirketi kendisinin işletmediğine, kendisinden başkaları adına vekaletname aldıklarına, daha sonra işten çıkardıklarına, bu şirket adına fatura düzenlemediğine" dair tutarlı ve değişmeyen inkara dönük savunmaları, sanığın UYAP bilişim sistemine kayıtlı olduğu dosyalar sorgulamasında bu dava dosyası dışında hakkında Vergi Usul Kanuna muhalefet suçundan derdest olan Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1675 Esas sayılı dava dosyasının bulunduğu tespit edilerek, bu dosyanın UYAP üzerinden incelemeye açılması üzerine yapılan incelemede; sanığın .. Vergi Dairesinin .. vergi kimlik numaralı kişisel mükellefiyeti nedeniyle 2018 yılında sahte belge düzenlemek ve defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmemek suçlarından kamu davası açıldığı, sanığın soruşturma ve yargılama sırasında alınan savunmalarında benzer şekilde beyanda bulunduğu, fatura teslimine ilişkin 23.01.2016 tarihli bilgi formuna ve .. Matbaacılık Form Ofset Tipo San. Tic. Ltd. Şti. müdürü ..'un vergi müfettişince alınan beyanına göre; sanığın yetkilisi olduğu şirket adına basılan faturaları vekaletnameye istinaden matbaadan ulaşılamadığından beyanı alınamayan ... tarafından teslim alınmasının, 30.12.2015 tarihli ilk yoklamada ve 08.01.2016 tarihli yoklamada sanığın hazır bulunduğunun, 17.06.2016 tarihinde yapılan yoklamada tanık ...'ın bulunduğunun, 06.01.2017 tarihinde yapılan yoklamada mesai saatlerinde işyerinin devamlı kapalı olduğunun tespit edilmesinin, şirkette işçi olarak çalıştığı anlaşılan tanık ... ve şirketin muhasebesini tutan ...'nın Dairede alınan ifadelerinde şirketin ... tarafından işletildiğine dair beyanlarının, şirketin kiraladığı .. Mah. .. Cad. .. Villaları No:../.. ../ .. adresindeki işyerinin mülk sahibi tanık ...'ın Dairede alınan ifadesinde sanığı kira sözleşmesinin tanzimi sırasında görmediğine dair beyanının, sanığın savunmalarını doğrular nitelikte olması karşısında, sanığın 20 15... takvim yılında gerçek bir ticari faaliyeti bulunmadığı halde sahte fatura düzenlediğine ya da düzenlenmesine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil ya da emarenin bulunmadığı ve bu itibarla sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu yolunda tam bir vicdani kanaate varıldığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanığın savunmasında; ... ve soy ismini bilmediği ... isimli kişinin yanına işçi olarak girdiğini, kendisine adına bir şirket kuracaklarını söylediklerini, kendisinin de kabul ettiğini, noterde gerekli evrakı düzenlediklerini, aynı zamanda Musa ve ismini bilmediğim başka bir kişiye vekaletname verdiğini, üç ay boyunca yanlarında işçi olarak çalıştığını, ancak hiçbir iş yapmadığını, herhangi bir ticari alım satıma da şahit olmadığını, daha sonra kendisini işten çıkarttıklarını, sonrasında ne yaptıklarını bilmediğini beyan etmesi, şirket açılış yoklama fişi ve diğer yoklama fişlerinde sanığın imzasının bulunması, karşıt inceleme tutanağında firma yetkilisinin sanık olduğunun zabıt altına alınması, yapılan araştırmada ... ve ... isimli şahıslara ulaşılamamış olması ve ancak dosya içerisinde sahte olduğu değerlendirilen belge örneklerinin bulunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a) Şirket açılış evrakının temini ile başvuru yapan kişinin sanık olmaması halinde tespiti ve tanık sıfatıyla duruşmaya çağırılarak 5271 sayılı CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra beyanlarına başvurulması,
b) Sanığın beyanına göre verdiği belirlenen ve varlığı tespit edilen vekaletnamede adı geçen ... ve ...'ın tanık sıfatıyla duruşmaya çağırılarak 5271 sayılı CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra beyanlarına başvurulması, faturalar ve şirketin kuruluşuna dair belgeler gösterilerek üzerindeki yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, olmadığını beyan etmeleri halinde gerekirse bu konuda bilirkişi raporu aldırılması,
c)Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan ve dosyada mevcut fatura asıllarının sanığa gösterilerek yazıların ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını beyan etmesi halinde faturalardaki yazıların ve imzaların aidiyeti yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2.Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.