Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2460 E. 2026/5484 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2460
Karar No
2026/5484
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2411 E., 2019/2132 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62... . maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen beraat kararının eksik ve yeterince inceleme yapılmadan verildiğine, dosyada sanığın bahsi geçen suçu işlediğine dair her türlü delil mevcut olduğuna, ancak bu delillerin Bölge Adliye 18. Ceza Dairesi Başkanlığınca dikkate alınmadığına, sanığın zımni kabulü ve rızası bulunması nedeniyle VUK.'un 139. maddesindeki koşullara her hangi bir aykırılık bulunmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; .. Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olan ...'dan 2015 yılına ait defter ve belgelerin incelemek üzere ihbar eden kurumda görevli Vergi Müfettişi tarafından 08/09/2017 tarihli yazıyla istenildiği, bu yazının 05/10/2017 günü tebliğ edilmesine rağmen sanığın iş yerine ait mevcudiyeti belirlenen defter ve belgelerini istenilen 15 gün içerisinde incelemeye ibraz etmediği, yapılan tebliğin usulüne uygun yapıldığı, bu hususun dosya içerisinde mevcut tebligat örneğinden açıkça görüldüğü, bu suretle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2 maddesini ihlal ettiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; 213 sayılı VUK'un 139. maddesinde vergi incelemesinin kural olarak incelemeye tâbi işyerinde yapılacağı, işyerinin terk edilmesi gibi zorunlu nedenlerin varlığı halinde incelemenin dairede yapılabileceği; somut olayda mükellefin işyeri adresinin .. Mahallesi, ... Sokak No:./.. ../.. olduğu, tebliğ alındısında bu adresin yazılı olduğu, sonuç olarak defter ve belgelerin sunulmasının istendiği tarihte işyerinin faal olduğu, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13/06/2002 tarih ve 2002/4899 Esas, 2002/5764 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi, faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuken geçerli olmayacağı gözetilmeden atılı suçtan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi Yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2460, K. 2026/5484, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2460-e-2026-5484-k-8211b01738e2