Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2026/88 E. 2026/412 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2026/88
Karar No
2026/412
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 382-370

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Van 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.01.2020 tarihli ve 14-7 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 05.03.2020 tarih ve 382-370 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine; bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 26.11.2024 tarih ve 15133-15546 sayı ile; "Sanık ikrarı ve tanıkların beyanlarına göre lise öğrencilik yıllarında örgütle irtibat kurup 17-25 Aralık sürecinden sonra örgütten uzaklaştığı anlaşılan sanığın, savunmalarında maddi durumunun iyi olmamasından ötürü ders çalışma amacıyla Allah rızası için örgüt evlerine gittiğini, Astsubay Meslek Yüksekokulu bitip 2015'te göreve başladıktan sonra örgüt üyelerinin kendisini aramayı bıraktıklarını ifade etmesi ve tanık beyanlarının da sanık beyanlarını desteklemesi karşısında, sanığın örgütle bağlantı içinde olduğu dönemdeki yaşı da gözetilerek, ilişki içinde olduğu yapının silahlı terör örgütü olduğu konusunda hataya düşmesi ve bu suçun ancak kast ile işlenebilen bir suç olması nedeniyle TCK'nın 30/1 ve CMK'nın 223/2-c maddeleri uyarınca kast yokluğundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.02.2025 tarih ve 56006 sayı ile; "...01.07.2019 tarihli araştırma tutanağında sanığın 2013-2015 yılları arasında sabit/kontörlü hatlardan arandığı, bir kısım şahıslar ile ardışık ve bir kısım şahıslar ile de aynı gün aynı sabit hattan aranmasının bulunduğu, en son ardışık aranmasının 16.10.2015 tarihinde olduğu, buna ilişkin olarak sanığın kendisi ile birlikte ardışık aranan kişilerin aynı kursta beraber eğitim gördüğü kişiler olduğunu beyan ettiği, tanık ...'ın da ardışık şekilde örgütsel amaçla arandıklarını belirttiği, bu bakımdan sanığın aşamalardaki savunmalarında sabit hatlardan örgüt mensupları tarafından arandığını ve 2015 yılı başına kadar örgütün evlerinde örgütsel sohbet toplantılarına katıldığını ikrar ettiği ve bu ikrar içeren beyanlarının tanık ... beyanlarıyla da doğrulandığı, bu şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin, asker olan sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 09.12.2025 tarih ve 1492-28056 sayı ile itirazın anılan maddenin birinci fıkrasında yazılı bir aylık süreden sonra yapıldığından bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanık aleyhine olan itirazının, CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen bir aylık süre içinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Konu ile ilgili düzenlemeler şöyledir: CMK'nın 308. maddesi; "(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. (2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. (3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir." Aynı Kanun'un "Elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesi; ''(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. (2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP'tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir. (3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir. (4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez. (5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP'ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir. (6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz. (7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP'a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir. (8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir. (9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. (10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez. UYAP'tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez. (11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP'ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.'' Yüksek Ceza Genel Kurulunun 26.06.2024 tarihli ve 272-204 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, CMK'nın "Altıncı Kitap", "Üçüncü Kısım", "Birinci Bölüm"de olağanüstü kanun yollarından biri olarak düzenlenmiştir. CMK'nın 308. maddesi ile Yargıtay ceza dairelerinden birinin hukuka aykırılık taşıdığını düşündüğü kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde itiraz yetkisi tanınmaktadır. Sanığın lehine itirazda süre şartı aranmamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı şayet sanık aleyhine itirazda bulunacaksa, Özel Daire ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği tarihten itibaren başlayacak bir aylık süre içinde itiraznamesini ilgili Daireye sunmalıdır. Kanun'un öngördüğü bir aylık süre, hak düşürücü nitelikte olduğundan süresinden sonra yapılan itirazın reddine karar vermek gerekecektir. Uyuşmazlığın özünü, aleyhe itiraz için CMK'nın 308/1. maddesinde öngörülen bir aylık sürenin hangi tarihte başlayacağı hususu oluşturmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, sanık aleyhine itirazda bulunabilmesi bir aylık hak düşürücü süreye tabi tutulmuştur. Bu sürenin Özel Daire ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği tarihte başlayacağında (CMK madde 308/1) da tereddüt yaşanmamaktadır. Bununla birlikte ilamın hangi aşamada "verilmiş sayılacağı"na dair bir düzenleme bulunmamaktadır. CMK'nın 38/A maddesinin dördüncü fıkrasında; "Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir." dokuzuncu fıkrasında da; "Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter." hükümlerine yer verilmiş ise de gönderilen belgenin hangi aşamada "gönderilmiş/alınmış" sayılacağı hususu açıklığa kavuşturulmuş değildir. Adalet teşkilatının tüm derece ve kanun yolu mahkemelerini de kapsayacak şekilde UYAP sistemine geçmesiyle birlikte CMK'nın "Elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesi de yürürlüğe girmiştir. Uygulanagelen elektronik sistemin nihai amaçlarından birinin fiziki dosya düzenlemekten vazgeçmek olduğu söylenebilir. Nitekim zikredilen normun sarahatine göre de; her türlü ceza muhakemesi işleminde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır (fıkra 1). Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP'tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir (fıkra 2). Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir (fıkra 3). Ne var ki, UYAP sisteminin tüm mahkemelerimizce uygulanmasına rağmen, kimileyin zaruretten de olsa fiziki dosya düzenleme alışkanlığı ve uygulaması da süregelmektedir. Bu ikili dosyalama sisteminin yol açtığı sorunlardan biri de somut uyuşmazlık bağlamında karşımıza çıkmıştır. Yargıtayda UYAP uygulamalarının tanzimine dair bir yönetmelik çıkarılmamıştır. Temyiz davası açıldığında temyize konu dava dosyaları, hem UYAP üzerinden hem de fiziken Yargıtay Başsavcılığına gönderilmekte, Başsavcılıkça barkotlama işlemi yapıldıktan ve tebliğname düzenlendikten sonra aynı usulle Özel Dairelere sevk edilmektedir. Temyiz incelemesini yapıp ilamı elektronik imzalarla imzalayarak ikmal eden Özel Daireler, aynı periyotta yazılıp elektronik imzalarla imzalanan ilamları hem UYAP ortamında bir liste oluşturarak Yargıtay Başsavcılığına gönderme butonunu kullanmak suretiyle elektronik olarak Başsavcılığın "daireden dönen ekranına" göndermekte hem de fiziken Başsavcılığa iade etmektedir. Kural olarak dosyaların her iki usulde ve senkronize şekilde iade edildiği görülse de çeşitli imkânsızlıklar nedeniyle bu iade senkronizasyonunda sorunlar yaşanabildiği de vakıadır. Bu aşamada Yargıtay Başsavcısının, "daireden dönen ekranına" düşen daire ilamını görme imkânı bulunsa da, fiziki dosya gelip barkotu okutulmadan ilam müstenidatı dosya içeriğine ulaşması mümkün olamamaktadır. Başsavcılık, fiziken de intikal eden dosyalardaki barkotu okuttuğunda dosya içeriğine erişebilmektedir. Şu hâle göre; olağanüstü kanun yollarından biri olarak, maddi gerçeğe makul sürede erişilmesi, somut olay adaletinin sağlanması, hukuk güvenliği ile ülke genelinde uygulama/içtihad birliğinin tesis ve güçlendirilmesi gibi fonksiyonlarının etkin biçimde kullanabilmesini teminen aleyhe itiraz için CMK'nın 308/1. maddesinde öngörülen bir aylık hak düşürücü sürenin, Özel Daire ilamının UYAP ortamında Yargıtay Başsavcılığına geldiği ve dosya içeriğine erişilebilmeyi mümkün kıldığından fiziki dosyada bulunan barkotların da okutulduğu tarihte başlayacağının kabulü gerekir. B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Özel Dairenin 26.11.2024 tarihli ve 15133-15546 sayılı ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dosya gönderme formuyla UYAP üzerinden 27.12.2024 tarihinde gönderildiği, aynı gün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "daireden dönen ekranına" düşen iş bu ilamın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ilgili bölümünce 22.01.2025 tarihinde fiziki dosyadaki barkotların da okutulması suretiyle teslim alındığı ve 10.02.2025 tarihinde sanık aleyhine itirazda bulunulduğu yapılan UYAP sorgulamasından anlaşılan dosyada; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.02.2025 tarihinde yapılan itirazın süresinde olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla Özel Daire kararının kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.12.2025 tarihli ve 1492-28056 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, işin esasının incelenmesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2026/88, K. 2026/412, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2026-88-e-2026-412-k-ae6c7400716a