Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2026/183 E. 2026/432 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2026/183
- Karar No
- 2026/432
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 678-411
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 43/1, 192/3, 62, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 10.400 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.01.2022 tarihli ve 301-39 sayılı hükme yönelik sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyanın gönderildiği Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince 05.04.2022 tarih ve 865-676 sayı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine; bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 07.11.2024 tarih ve 10632-24867 sayı ile; "5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Mahkemesinin 'İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303/1. maddenin (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine' karar verebileceği düzenlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespiti kabul edilmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine ilişkin uygulamanın çıkarılmasına ve 188/5. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına karar verilebilmesi için 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, " isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince 03.03.2025 tarih ve 678-411 sayı ile bozmaya direnilerek önceki hüküm gibi istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2025 tarihli ve 127965 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 26.02.2026 tarih ve 9658-2266 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; İlk Derece Mahkemesince kurulan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyete ilişkin hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın zincirleme suça ilişkin kısmın karardan çıkarılmasına ve TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına karar verilip verilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; mahkûmiyet hükmünün yukarıdaki hususlar bakımından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın Özel Dairece bozulması sonrasında CMK'nın 307/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyete ilişkin hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararındaki zincirleme suça ilişkin kısmın karardan çıkartılmak ve TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedildiği, bu hükmün temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Özel Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının "...Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkarılmasına ve TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına karar verilebilmesi için duruşma açılarak delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ise dosya üzerinden direnme kararı vererek önceki hüküm gibi istinaf başvurusunu düzelterek esastan reddettiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar CMK'nın "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307. maddesi şöyledir: "(1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. (2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir. (3) Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir. (4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez. (5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." Buna göre, Yargıtayca verilen bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği bölge adliye veya ilk derece mahkemelerince yeni bir tensip kararıyla duruşma günü tayin edilecek ve ilgililer duruşmaya çağrılıp bozmaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra bozma ilamına uyulup uyulmaması yönünde bir karar verilecektir. Bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin göreve ilişkin olanlar dışında bozma ilamına uyma ya da direnme kararlarından birisini verebilmesi mümkündür. Maddenin üçüncü fıkrasında bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin bozma kararına ısrar hakkı olduğu vurgulandıktan sonra, ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymanın zorunlu olduğuna işaret edilmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sınırlı biçimde uygulanabilecek olan cezayı aleyhe değiştirememe veya aleyhte düzeltme yasağı kabul edilerek yalnız sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığında, bozma üzerine yeniden kurulan hükümde belirlenen ceza ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olamayacağı hüküm altına alınmıştır. B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme CMK'nın 307. maddesine göre Yargıtayın bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması ve davetiye çıkarılan tarafların kural olarak dinlenilmelerinin zorunlu olması ile bozma gerekçesinin usule veya esasa yönelik olmasının ya da Bölge Adliye Mahkemesinin kararında direnip direnmemesinin kanuni düzenleme sarahatine göre herhangi bir önemi bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; zincirleme suça ilişkin kısmın karardan çıkartılması ve TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin hükmün Özel Dairece bozulması sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceği kabul edilmelidir. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına konu hükmünün, duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir. Ulaşılan sonuç karşısında asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 03.03.2025 tarihli ve 678-411 sayılı direnme kararına konu hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, sanık hakkındaki söz konusu kararın duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.