Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2026/181 E. 2026/431 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2026/181
- Karar No
- 2026/431
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1879-1182
I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 188/4-a, 43/1, 62, 52/2-4, 53, 54/1-4, 55, 58/7 ve 63. maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezasıyla; sanık ...'ın TCK'nın 188/3, 188/4-a, 62, 52/2-4, 53, 54/1-4, 55, 58/1-6-7 ve 63. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, her iki sanık bakımından da taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.07.2024 tarihli ve 480-257 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince 11.09.2024 tarih ve 2187-1308 sayı ile; sanık ... bakımından zincirleme suça ve sanık ... hakkında ise kazanç müsaderesine ilişkin kısımların karardan çıkartılmak suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine; bu hükümlerin de sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 05.02.2025 tarih ve 8923-1139 sayı ile; "A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince 'İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine' karar verilebileceği düzenlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hükmünü kaldırarak karar verebilmesi için, aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; oluşa, dosya kapsamına ve sanık ... hakkındaki bozma gerekçesine göre, her iki sanığın eylemi arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan maddi gerçeğin tespiti açısından delillerin bir bütün hâlinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesinde zorunluluk bulunması, " nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince 26.06.2025 tarih ve 1879-1182 sayı ile bozmaya direnilerek önceki hükümler gibi istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin, sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2025 tarihli ve 101311 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 14.01.2026 tarih ve 8342-326 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; İlk Derece Mahkemesince kurulan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyete ilişkin hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın sanık ... bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkarılmasına karar verilip verilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; mahkûmiyet hükmünün yukarıdaki husus bakımından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın Özel Dairece bozulması sonrasında CMK'nın 307/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesinin sanıklar hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararındaki sanık ... bakımından zincirleme suça ve sanık ... hakkında ise kazanç müsaderesine ilişkin kısımların karardan çıkartılmak suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddedildiği, bu hükümlerin temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Özel Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının "...Sanık ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın kaldırılmasına karar verilebilmesi için duruşma açılarak delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık ... bakımından ise diğer sanıkla aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması," nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ise dosya üzerinden direnme kararı vererek önceki hükümler gibi istinaf başvurularını düzelterek esastan reddettiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar CMK'nın "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307. maddesi şöyledir: "(1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. (2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir. (3) Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir. (4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez. (5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." Buna göre, Yargıtayca verilen bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği bölge adliye veya ilk derece mahkemelerince yeni bir tensip kararıyla duruşma günü tayin edilecek ve ilgililer duruşmaya çağrılıp bozmaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra bozma ilamına uyulup uyulmaması yönünde bir karar verilecektir. Bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin göreve ilişkin olanlar dışında bozma ilamına uyma ya da direnme kararlarından birisini verebilmesi mümkündür. Maddenin üçüncü fıkrasında bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin bozma kararına ısrar hakkı olduğu vurgulandıktan sonra, ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymanın zorunlu olduğuna işaret edilmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sınırlı biçimde uygulanabilecek olan cezayı aleyhe değiştirememe veya aleyhte düzeltme yasağı kabul edilerek yalnız sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığında, bozma üzerine yeniden kurulan hükümde belirlenen ceza ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olamayacağı hüküm altına alınmıştır. B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme CMK'nın 307. maddesine göre Yargıtayın bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması ve davetiye çıkarılan tarafların kural olarak dinlenilmelerinin zorunlu olması ile bozma gerekçesinin usule veya esasa yönelik olmasının ya da Bölge Adliye Mahkemesinin kararında direnip direnmemesinin kanuni düzenleme sarahatine göre herhangi bir önemi bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkartılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin hükmün Özel Dairece bozulması sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceği kabul edilmelidir. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına konu hükmünün, duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir. Ulaşılan sonuç karşısında asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 26.06.2025 tarihli ve 1879-1182 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, sanıklar hakkındaki söz konusu kararların duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Sanık ...'ın tutukluluk hâlinin DEVAMINA, 3- Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.