Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2026/71 E. 2026/376 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2026/71
Karar No
2026/376
Karar Tarihi

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 1143-1714

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanıkların nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-a, 29/1, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.03.2023 tarihli ve 278-57 sayılı hükümlerin katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 12.07.2023 tarih ve 1203-1609 sayı ile; İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması ile sanıkların kasten öldürme suçundan TCK'nın 81/1, 29/1, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba; bu hükümlerin, katılan vekili ile sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 05.03.2025 tarih ve 8117-1670 sayı ile; ''...Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde yaklaşık 10 gün boyunca maktulle yazıştıkları, devamında maktulü eve çağırarak önceden planladıkları eylem doğrultusunda maktulü avlu girişinde sanık ...'nın karşıladığı, sanık ...'ın ise bu esnada avlu içerisinde görülmeyecek şekilde saklanarak elinde bulunan sopa ile maktulün gelmesini beklediği, sanıkların birlikte hareket ederek maktulün yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar verdikleri, birlikte düşünüp plan yaparak maktulün eve geldikten sonra sanık ...'nın önden ilerleyerek eve doğru gitmesini, arkasından ise maktulün gelmesini planladıkları ve planları doğrultusunda eylemlerini gerçekleştirdikleri, sanıkların suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ruhi sükûnete ulaşmalarına rağmen bu kararlarından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiillerini belirlenmiş kurgu dâhilinde icra ettikleri, ani kararla eylemlerini ika eylemedikleri anlaşıldığından sanıkların iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme suçunu işledikleri gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a. maddesi uyarınca cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1.maddesi uyarınca uygulama yapılması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 18.06.2025 tarih ve 1143-1714 sayı ile; "Sanıkların olayın sıcağı sıcağına kollukta müdafii huzurunda verdikleri ve olayı tüm gerçekliği ile anlattıkları savunmalarında, sanıkların maktülü eve suç tarihinde çağırdıkları, öldürme planını suç tarihinden önce yaptıklarına, bu kapsamda maktülle yazıştıklarına dair dosyada bir delilin bulunmadığı, suç işleme kararının alınması ile suçun işlenmesi arasında uzun bir zaman dilimi bulunmadığı gibi sanıkların maktülü zaten eve çağırdıkları gün kasten öldürdükleri, kaldı ki sanıkların maktülü eve çağırdıklarında maktülün eve gelip gelmeyeceğini dahi bilebilecek durumda olmadıkları aşamada maktülü öldürme hususunda karar aldıklarına dair somut ve kesin bir delil bulunmadığı, Dairemizde alınan savunmalarında da maktülü eve korkutmak ve dövmek amacıyla çağırdıklarını beyan ettikleri, maktülün eve gelmesi üzerine sanıklardan ...'ın sopa ile hayati bölgelerini hedef alarak şiddetlice vurması üzerine kafa tasında çökme kırığı oluşması sonucunda bulunduğu yere bırakmaları, cesedi ortadan kaldırma, saklama yönünde hareket etmemeleri, ayrıca sanıkların daha maktülle yazışmaya başlamazdan önce öldürme kararını verip bu kapsamda maktülle instagramdan yazıştıklarına dair dosyada bir delil bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde sanıkların atılı suçu tasarlayarak işledikleri hususunun şüphede kaldığı, şüphenin sanıklar lehine yorumlanması gerektiği" gerekçesiyle bozmaya direnilerek sanıkların önceki hükümler gibi kasten öldürme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

Direnme kararına konu bu hükümlerin de katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2025 tarih ve 106836

sayılı bozma istemli tebliğnamesi ile dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarına kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 26.12.2025 tarih ve 7456-9614 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU

Direnmenin kapsamına göre inceleme, sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların müsnet kasten öldürme suçunu tasarlayarak işleyip işlemediklerinin belirlenmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

Afyonkarahisar Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.07.2022 tarihli otopsi raporuna göre; maktulün künt tramvaya bağlı kemik kırıklarının eşlik ettiği beyin kanaması, kontüzyonu ve iç organ hasarı nedeniyle hayatını kaybettiği,

20.07.2022 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre; suçta kullanılan ahşap sopanın ele geçirildiği, sanıkların ikametine bitişik vaziyette olan ahırın kapısında ve tabanında yoğun kan lekelerinin olduğu, ikametin önündeki aracın direksiyonunda ve bagajında kan lekelerinin bulunduğu,

29.07.2022 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre; maktule ait 26... plakalı araç ve kırmızı renkli bisiklet üzerinde herhangi bir bulguya rastlanmadığı,

21.07.2022 tarihli CD çözüm tutanağına göre; sanık ...'ın 20.07.2022 tarihinde saat 02.36'da aracı ile ikametinden çıktığı, 02.43'te ise geri geldiği, sanık ...'ın araçtan inerken elinde sopa benzeri bir cismin olduğu,

27.07.2022 tarihli Bilgi ve İletişim Kurumunun cevabi yazısına göre; 20.07.2022 tarihinde saat 00.34'te maktul ...'nun sanık ...'i aradığı, saat 02.01'de sanık ...'in sanık ...'e mesaj attığı, saat 00.42, 00.50, 08.18'de de sanık ...'in, tanık ... ile görüştüğü,

12.09.2022 tarihli uzmanlık raporuna göre, 03... plakalı araçtan alınan svap numunesi ile maktulun DNA profili ile uyumlu olduğunun bildirildiği,

Anlaşılmıştır.

Katılan ...; eşi olan maktulün olay günü 00.30 sıralarında eve geldiğini ve "Yolda araba kalmış, arıza yapmış, ben ona bakmaya gidiyorum." diyerek evden çıktığını, sabah maktule ulaşamayınca akrabaları olan tanık ...'e haber verdiğini,

Tanık ...; maktulün komşusu olduğunu, olay günü saat 23.30 sıralarında beraber alkol aldıklarını, saat 00.30 sıralarında maktulün evine gittiğini, üzerini değiştirip gelen maktulün bahçede bulunan bisikletini de alarak arabanın bagajına koyduğunu ve bu şekilde yola çıktıklarını, aracı maktulün kullandığını, bir müddet gittikten sonra maktulün aracı durdurarak bagajda bulunan bisikletine binip köyün içerisine doğru gittiğini, nereye gittiğini söylemediğini, kendisinin de maktulün aracıyla çorba içmek için Bolvadin Çevre Yolu tarafına gittiğini, yarım saat vakit geçirdikten sonra saat 02.05 sıralarında evin önüne geldiğini, aynı gün saat 10.00 gibi maktulün eve gelmediğini öğrendiğini, bunun üzerine tanık ... ile maktulü aramaya çıktıklarını, yolda giderken tanık ...'in yol kenarında maktule ait bisikleti gördüğünü, araçtan inince de maktulü gördüklerini, Jandarmaya haber verdiklerini, sanık ...'nın maktulle gönül ilişkisi yaşayıp yaşamadığını bilmediğini, olay gecesi sanık ...'ı görmediğini,

Tanık ...; yaklaşık dört beş yıldır tanıdığı maktulün nerede olduğunu bulmak amacıyla konumuna baktıkları esnada yolun aşağı kısmında yaklaşık üç metre uzaklıkta maktulü gördüklerini, maktulün birileriyle gönül ilişkisi yaşadığını bilmediğini,

İfade etmişlerdir.

Sanık ... kollukta; maktul ile uzaktan akraba olduklarını, olaydan yaklaşık bir hafta kadar önce eşi olan sanık ...'nın, maktulün kendisine sarkıntılık yaptığını söylemesi üzerine sanık ... adına sahte bir sosyal medya hesabı açarak ''..." takma adıyla maktulle iletişime geçtiğini, maktulün sanık ... ile konuştuğunu düşünerek kendisine birçok kez cinsel organı ile hayasız fotoğraf ve videolarını attığını, olay günü saat 21.00 sıralarında maktulün "Bak eğer dediklerimi yapmazsan eşine falan duyururum, bu iş farklı biter!" şeklinde tehdit içerikli mesajlar attığını, bu mesajın üzerine aynı gün maktule "Gel" diye yazdığını, bu mesaj üzerine maktulün, kendisinin evde olup olmadığını yoklamak için arayarak "Balya işi var neredesin?" diye sorduğunu, kendisinin de ''Şimdi müsait değilim, şehir dışında olacağım, diğer gün hâllederiz" dediğini, maktulün aynı gece bir bisiklet ile evinin avlusuna kadar geldiğini, bisikleti samanlığın önüne bıraktığını, maktulü zaten beklediği için bir anda kendisiyle yüz yüze geldiklerini, maktulün kendisini görünce kaçmaya çalıştığını, bunun üzerine yerden aldığı sopa ile maktule vurmaya başladığı, ancak neresine ya da kaç defa vurduğunu hatırlamadığını, maktulün ahırın içerisine doğru kaçması nedeniyle onu takip ettiğini, yumruk atarak ve itekleyerek ahırdan dışarıya çıkarttığını ve maktule "Hemen bu evden git, biz dostuz, senin bu yaptığın yakıştı mı?" dediğini, maktulün de "Bu yaptığım yakışmadı, bundan sonra senin yüzüne nasıl bakacağım!" dediğini, maktulün "Beni köyün dışına bırak!" demesi üzerine aracının bagajına maktulü ve bisikletini koyarak yola çıktığını ve köyün girişinde bulunan ilk köprü kısmında maktulü bıraktığını, kendisini araçtan indirdiğinde maktulün giysilerinin üzerinde ve bilincinin yerinde olduğunu, hatta kendisine ''Beni buradan gelir birisi alır." dediğini, maktulü öldürmek gibi bir niyetinin olmadığını, bunun namus meselesi olduğunu,

Savcılıkta; maktulü bıraktıktan sonra köye dönüş yolundan yaklaşık 100 -150 metre ileride tanık ...'ı yolun kenarında plakasını hatırlamadığı bir aracın önünde kaputu açık vaziyette beklerken gördüğünü, sanık ...'nın maktul ile sahte hesap açıp konuştuğundan haberinin olmadığını, olay esnasında sanık ...'yı olay yerinde hiç görmediğini, muhtemelen evde olduğunu, ikametine geldikten sonra ahırı su ile temizlediğini,

Mahkemede; maktulü öldürme amacı olsaydı kesici delici bir aletle ya da tüfekle bunu yapabileceğini, sanık ...'nın maktulü öldürmesi yönünde herhangi bir azmettirmesi veya yönlendirmesi bulunmadığını,

Sanık ... kollukta; olaydan yaklaşık on gün önce maktulün araçlarını tamir etmek için ikametlerine geldiğini, ikram olsun diye eşi ve maktule çay ikram ettiği sırada maktulün kendisine kaş göz işareti yaptığını, daha sonra "Instagram" üzerinden kendisine rahatsız edici mesajlar atmaya başladığını, evli olduğunu ve onu istemediğini söylemesine rağmen mesajların devam ettiğini, maktulün daha sonra kendisine cinsel içerikli fotoğraf ve videolar da gönderdiğini, bu işin altından kalkamayacağını anlayınca eşi olan sanık ...'a durumu anlattığını, sanık ...'ın kendisine "Maktul ile konuşmaya devam et!" dediğini ve sanık ...'la birlikte sosyal medya hesabından maktul ile konuşmaya başladıklarını, sanık ...'ın maktulü eve çağırmasını istemesi üzerine ona "Başını belaya sokma!" şeklinde uyarsa da sanık ...'ın "Bu böyle olmayacak. Sen o kadar küfür etmişin, bu adam laftan anlamamış. İki tokat vurup bunu korkutacağım bi daha da mesaj atmasın!" dediğini, olay günü gece saatlerinde maktulü evlerine çağırdıklarını, maktulün ilk başta kendisine inanmadığını, "O kadar küfür etin, şimdi ise beni evine neden çağırıyorsun." dediğini, kendisinin de sanık ...'ın isteği üzerine "Eşim evde yok, seninle tanışmak istiyorum." şeklinde karşılık verdiğini, sonra maktulün sanık ...'ı arayarak nerede olduğunu sorduğunu, sanık ... şehir dışında olduğunu söyleyince maktulün kendisine "Geliyorum!" diye yazdığını, sokağın başında beklemeye başladığını, maktul yanına gelince ona "Ben önden gideyim, sen arkamdan gel!" dediğini, bunu sanık ...'ın kendisine önceden söylediğini, maktul gelmeden önce sanık ...'ın kendisine "Sen önden git, o da arkadan gelsin ve ben söyleyene kadar evden dışarı çıkma!" dediğini, sanık ...'ın söylediği gibi maktulün geldiğini görünce evin içerisine girdiğini, sanık ...'ın ise elinde sopa ile avlunun kenarında bir yere saklanıp maktulü beklediğini, bu sırada hafif bir gürültü duyduğunu, yaklaşık yarım saat sonra sanık ...'ın eve geldiğini, kendisine "Ne yaptın?" diye sorduğunda "Bir şey yapmadım, iki vurdum, tokat attım, gönderdim." şeklinde karşılık aldığını,

Savcılıkta; olay gecesi tuvalete gitmek için avluya çıktığında bir karartı gördüğünü, o sırada sanık ...'ın kendisine "Eve gir!" diye bağırdığını, bunun üzerine eve gittiğini,

Mahkemede; sanık ...'ın maktulle sosyal medyadan yazışma yaptığını daha sonrasında avukatlardan öğrendiğini, olay günü evde çocuklarla ilgilendiğini, ayrıca sol kulağında %90 oranında duyu kaybı olduğunu, bu sebeple dışarıda olup bitenlerden haberinin olmadığını, maktulün ölümünde hiçbir katkısının olmadığını,

Savunmuşlardır.

IV. GEREKÇE

1. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2023 tarih ve 512-598; 29.05.2024 tarihli ve 288-170 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;

Tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmemesi ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir.

Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra gerçekleştirildiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirilmelidir.

Suçun tasarlanarak işlenmesi; suç işlemeyi kolaylaştırması, mağduru en savunmasız ve zayıf anında gafil avlaması suretiyle neticeyi garanti altına alması ve suç işlemedeki kararlılığı itibarıyla sanığın toplum için tehlikelilik derecesi gözetilerek nitelikli hâller arasında kabul edilmiştir.

2. Uyuşmazlığa Dair Hukuki Nitelendirme

Olay tarihinden yaklaşık on gün önce sanıkların uzaktan akrabası olan maktulün, sanıkların evine gelerek araç tamiri yaptığı, bu sırada savunmasına göre kaş ve göz işaretleri yaparak sanık ...'yı rahatsız ettiği, sonrasında maktulün sosyal medya üzerinden sanık ...'ya mesaj atarak konuşmak ve görüşmek istediğini belirttiği, konuşmaların devamında maktulün, sanık ...'ya cinsel içerikli mesaj ve içerikler gönderdiği, sanık ...'nın, maktulün kendisine sarkıntılık yaptığını eşi olan sanık ...'a söylediği, bunun üzerine sosyal medya üzerinden sahte hesap oluşturan sanık ...'ın maktul ile eşi ... gibi davranarak yaklaşık on gün süreyle yazıştığı, maktulün cinsel içerikli mesajlarının bu süre zarfında da gönderilmeye devam ettiğini, olay günü sanıklar ... ve ...'nın sosyal medya hesabı üzerinden mesaj atarak maktulü ikametlerine çağırdıkları, maktulün daha öncesinde birçok kez sanık ... ile görüşmek istemesine rağmen kabul edilmemesinin akabinde gelen bu davetten şüphelendiği, bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alınan ...'ya mesaj göndererek sanık ...'ın şehir dışında olup olmadığını teyit etmeye çalıştığı, tanığın cevap vermemesi üzerine bu kez doğrudan sanık ...'ı arayarak evde olup olmadığını sorduğu, sanık ...'ın evde olmadığını söylemesi üzerine olay gecesi birlikte bulunduğu tanık ... ile birlikte ikametine giderek bisikleti aracına aldığı ve kendi aracıyla ... ile birlikte yola çıkarak ... köyü girişine yakın bir yerde durduğu, bisikletini araçtan indirip aracını tanık ...'a teslim ettiği, ardından da bisikletiyle sanıkların ikametine doğru gittiği, sanık ...'nın diğer sanık ... ile önceden yaptıkları plan dâhilinde maktulü ikametin avlusunun girişinde karşıladığı, sanık ...'nın maktule önden gideceğini, kendisinin de arkasından gelmesini söylediği, bu esnada diğer sanık ...'ın, maktulün göremeyeceği bir şekilde avlu kenarında beklediği, sanık ...'nın önden maktulün ise arkadan ikamete doğru gittikleri sırada sanık ...'ın saklandığı yerden çıkarak elindeki sopa ile maktulü darp etmeye başladığı, maktulün sanıkların ikametine bitişik vaziyetteki ahıra kaçtığı, sanık ...'ın da maktulün ardından elinde bulunan sopa ile ahıra girerek maktulü darp etmeye devam ettiği, ahır içerisinde de devam eden darp olayı neticesinde maktulün künt travmaya bağlı kemik kırıklarının eşlik ettiği beyin kanaması ve iç organ hasarı nedeniyle öldüğü, olay sonrası sanık ...'ın maktulü aracın bagajına, maktulün bisikletini ise aracın üst kısmına koyarak ... köyünün girişine yakın bir yerde bıraktığı İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olayda;

Sanıklardan ...'nın kendisini taciz ve tehdit eden maktulün hareketlerini eşi olan diğer sanığa anlatması üzerine sanıkların maktulü öldürme hususunda olaydan günler önce karar alıp bu maksatla yeni bir Instagram hesabı açtıkları ve yaklayık on gün boyunca maktulle yazıştıkları, düşünüp planladıkları bu suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştıkları ruhi sükûte rağmen kararlarından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiili icraya başladıkları, belirlenmiş kurgu dâhilinde olay gecesi de maktulün evlerine gelmesini sağlayacak tedbirleri aldıkları, kararlaştırıldığı üzere ikametin önündeki avlu girişinde sanık ...'nın maktulü karşılayarak avluya girmesini sağladığı ve avlu içerisinde gizlenen sanık ...'ın hazırda bulundurduğu sopayla plan dâhilinde fiili icra ederek maktulü öldürdüğü anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.

Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesinin direnme gerekçesinin yerinde olmadığına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanıkların eylemlerinin kasten öldürme suçunu oluşturduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

V. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.06.2025 tarih ve 1143-1714 sayılı direnme gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, direnme kararına konu hükümlerin, sanıkların eylemlerinin tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,

2- Dosyanın, CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2026/71, K. 2026/376, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2026-71-e-2026-376-k-a9559c1aad13