Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/4121 E. 2026/11771 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4121
- Karar No
- 2026/11771
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/870 E., 2019/127 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanığın cep telefonunda, 5271 sayılı CMK'nın 134. maddesi uyarınca yazılı bir karar alınmadan elde edilen mesajların hukuka aykırı olarak elde edilmesi nedeniyle “suçun delili” olarak hükme esas alınamayacağı değerlendirilmekle, kendi suçunu ortaya çıkaran sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkin eleştiri düşüncesine ve Antalya Polis Kriminal Laboratuvarınca, ele geçen uyuşturucu maddelerin tamamının incelemede kullanılması ve şahit numune alınmaması nedeniyle Tebliğnamedeki 3 numaralı düzeltme düşüncesine iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. A. Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 694 sayılı KHK ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesi gereği atılı suçta adli para cezasının alt sınırının 5 gün olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında aynı kanun maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, hapis cezası yanında hükmedilen adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak, "100 gün" olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması, B. Hükümden sonra yürürlüğe giren "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması" ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, ancak bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün; A. (1) numaralı fıkrasındaki TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan "100" tam gün sayısının hükümden çıkartılarak yerine "5", aynı Kanun'un 192/3. maddesi uyarınca tayin olunan "75" tam gün sayısının hükümden çıkartılarak yerine "3", aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca tayin olunan "62" tam gün sayısının hükümden çıkartılarak yerine "2", aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20.00 Türk Lirası olarak hükmolunan "1.240" Türk Lirası adli para cezasının hükümden çıkartılarak "40,00" Türk Lirası ibareleri yazılması, B. Hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.09.2026 tarihinde karar verildi.