Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2457 E. 2026/5485 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2457
- Karar No
- 2026/5485
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3568 E., 2019/1260 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62... sayılı Kanun'un 231/5 maddesi uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karara itiraz edilmemesi üzerine 03.09.2015 tarihinde kesinleştirilmiş, Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.09.2018 tarihli 2017/903 Esas ve 2018/417 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 11.07.2016 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün aynen açıklanması ile sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin sair temyiz istemlerinin esastan reddi ile sanık müdafiinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın askere gittiğini beyan ettiğine, diğer sanık ile arasındaki ilişkinin cezai sorumluluğu ortadan kaldırmadığına, eksik inceleme sonucu verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; müvekkilinin beraatine karar verilmiş olduğuna, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ile sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde sanık ...'in .. .. Vergi Dairesi .. vergi kimlik numaralı mükellefi ile, .. Özel ... Ltd. Şti kapsamında ... .. Mahallesi .. / .. adresinde .. Rehabilitasyon hizmetleri iştigal etmek üzere 21/05/2007 tarihinde dava dışı ortağı ile faaliyete başladıkları, kurumun 31/03/2012 tarihinde vergi dairesi tarafından resen terk ettirildiği, .. küçük ve orta ölçekli mükellefler grup başkanlığının 04/06/2014 tarih ve 2311 sayılı iş emri ile mükellefin 2009 yılı hesap ve işlemlerinin sahte fatura kullanılması yönünden sınırlı olarak incelenmesi talep edildiği ancak mükellefler hakkında düzenlenen 21/10/20 14... /.. sayılı vergi inceleme raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere varlığı noter kanalı ve anlaşmalı matbaa kanalı ile tespit edilen yasal defter ve belgelerin incelenmek üzere vergi müfettişlerine yasal tebligatların yapılmasına rağmen ibraz edilmediği, sanık ve dava dışı vergi mükellefinin savunmalarında şirkete ait 2009 yılına dair defter ve belgelerin kendilerinde olmadığını beyan ederek birbirlerini suçladıkları görülmüş, sanığın üzerine yüklenen suçun sabit olduğu kararı verilerek sanık hakkında hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanıkların tüzel kişiliği müştereken temsile yetkili oldukları, aralarında defter ve belgelerden hangisinin sorumlu olduğuna dair yazılı bir anlaşma bulunmadığı, ancak sanık ...'in 22/12/2009 tarihinde askere gittiği, giderken şirket yetkilerini fiilen diğer ortak ve temsilci olan ...'a bıraktığı, askerlik dönüşünde ise sanık ...'ın şirketi başkalarına devretmesinden kaynaklı olarak aralarında husumet oluştuğu, sanık ...'in diğer sanık .. hakkında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, şirket defter ve belgelerinin emanete alındığı, daha sonra sanık ... tarafından Manisa 2. Asliye (...) Hukuk Mahkemesinin 2012/321 Esas sayılı dosyası ile sanık ... hakkında şirketin haksız devrinden dolayı tazminat davası açtığı, şirket defter ve belgelerinin 25/06/2013 tarihinde iş bu Hukuk Mahkemesi dosyasına ibraz edildiği, dosyada bilirkişi incelemesi yapıldığı ve defter ve belgelerin bilirkişiye teslim edildiği, söz konusu defter ve belgeler halen Manisa 2.Asliye (...) Hukuk Mahkemesinin 2012/321 Esas sayılı dosyasında bulunduğu sırada vergi incelemesi için istenildiği, keza sanıklardan ... savunmasında; 2009 yılı defter ve belgelerini aralarındaki davadan ötürü Manisa Mahkemesine teslim ettiğini beyan ettiği anlaşılmış olduğu, mükellef kurumun 2009 yılı defter ve belgelerinin önce Cumhuriyet Savcılığı emanet memurluğunda bulunduğu, daha sonra ortaklar arası tazminat davası nedeniyle Manisa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasına alındığı ve bu dosyada olduğu sırada sanıktan ibrazının istenildiği, sanığın şirketin diğer ortak tarafından 3. şahsa devri nedeniyle defter ve belgeler üzerinde hakimiyet kuramadığı, aralarında mevcut davaya istinaden defterlerin Hukuk Mahkemesinde bilirkişi incelemesine tabi tutulduğu ve mahkeme tarafından sanığa iade edildiğine dair bir delil olmadığı, AGB-A-4031/46-13 sayılı defter ve belge isteme yazısının tebliğ tarihi itibarıyla da halen bu mahkemede olduğu, bu durumda sanığın defter ve belgeleri ibraz etmeme, gizleme kastının olmadığı kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.09.2015 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 11.07.2016 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
2.Bölge Adliye Mahkemesince "..Mükellef kurumun 2009 yılı defter ve belgelerinin önce Cumhuriyet Savcılığı emanet memurluğunda bulunduğu, daha sonra ortaklar arası tazminat davası nedeniyle Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasına alındığı ve bu dosyada olduğu sırada sanıktan ibrazının istenildiği, sanığın şirketin diğer ortak tarafından 3. şahsa devri nedeniyle defter ve belgeler üzerinde hakimiyet kuramadığı, aralarında mevcut davaya istinaden defterlerin Hukuk Mahkemesinde bilirkişi incelemesine tabi tutulduğu ve mahkeme tarafından sanığa iade edildiğine dair bir delil olmadığı, AGB-A-4031/46-13 sayılı defter ve belge isteme yazısının tebliğ tarihi itibarıyla da halen bu mahkemede olduğu, bu durumda sanığın defter ve belgeleri ibraz etmeme, gizleme kastının olmadığı," gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de; sanığın savunmasında 2009 yılında aralık ayında askere gittiğini, tüm defter ve belgelerin ortağı olan diğer sanıkta olduğunu, ibraz edecek bir şeyi olmadığını, bu nedenle ibraz edemediğini beyan ettiği, sanık ile şirket yetkilisi ve temyiz dışı olan diğer sanığın aralarındaki ceza ve hukuk davalarının UYAP üzerinden dosya içerisinde alındığı, defter ve belgeleri saklama sorumluluğunun şirket yetkilisi olan her iki sanığa da ait olduğu, bu yükümlülüğün vekaleten başkasına devredilemeyeceği, 213 sayılı VUK’un 253. maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl saklama ve istendiğinde ibraz edilme zorunluluğu bulunduğu, temyiz dışı diğer sanık müdafiinin beyan dilekçesinde müvekkili tarafından ibraz edilen şirkete ait tüm evrakın da diğer sanık tarafından 17.01.2012 tarihli tutanakla teslim alındığının belirtildiği, ilgili tutanak örneğinde sanık tarafından .. Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğu'na teslim edildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında; ilgili mahkemeye incelenen suça konu ibrazı istenen 2009 dönemine ait defter ve belgelerin tamamının sunulup sunulmadığı, sunulmuş ise kim tarafından sunulmuş olduğu hususunun sorulması ile sanığın yeddinde iken sunulduğunun tespiti halinde defter ve belgelerini ibraz etmeyen ve yasal bir mazerete de dayanmayan sanığın suçunun sübut bulduğu gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. 3, 4, 5 ve 6. fıkraları uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4.Kabule göre de; 1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.