Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2767 E. 2026/5008 K.

Konu: Sahte Belge Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2767
Karar No
2026/5008
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Düzenleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3809 E., 2020/1189 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2015 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi gereğince beraatine, 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 39/2-c, 62... maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 2015 takvim yılı için verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, sanığın 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e madde gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasına, sanığın cezalandırılması gerekirken beraatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 20 14... hesap yılları içerisinde sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan davada; sanık savunması alınmış, deliller toplanmış, bilirkişiden alınan rapora göre ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 2015 yılında suç işlediğine dair dosyada 2015 takvim yılına ait mal ve hizmet satışı ile ilgili beyanının bulunmadığı, bu yıla ait mal ve hizmet faturalarının bulunmaması, karşıt incelenme tutanaklarının olmaması göz önüne alındığında 2015 takvim yılında sanığın sahte belge düzenlediği ile ilgili yeterli bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın 2015 hesap yılında sahte fatura düzenlemek suçu sabit olmadığından CMK 223-2-e maddesi gereğince sanığın bu suçtan beraatine karar verilmiş, 2014 yılında sahte fatura düzenlendiği tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile sabit olup sanığın bu faturaların kendisi tarafından düzenlenmediğini beyan etmesi ve bu durumun sabit olmasına karşın söz konusu mükellefiyetin kurulmasına yol açması nedeniyle yardım eden sıfatıyla bu suçun oluşmasına sebebiyet verdiği ve 2014 dönemi sahte fatura düzenlemek suçuna iştirak ettiği gerekçesi ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; yapılan yargılama, sanığın aşamalardaki savunması, vergi suçu raporu, vergi tekniği raporu ile tüm dosya kapsamından; sanığın suça konu faturaları kendisinin düzenlemediğini savunması, suça konu faturalardaki imzaların sanığın eli ürünü olmadığının belirlenmesi ve 2014 yılı satışlarının %34'ünün ...'ın tek pay sahibi olduğu, ... ve Plastik Ürünler San. Tic. A.Ş'ye olan satışlardan oluşması karşısında suça konu faturaların sanık tarafından düzenlendiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı düşünülerek 2014 takvim yılı için Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine, Yerel Mahkeme karar gerekçesine, kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre, Yerel Mahkemece sanık hakkında 2015 takvim yılı için verilen beraat hükmüne karşı katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan açılan kamu davasında, karşıt inceleme tutanaklarında yer alan en son tarihli faturanın ve suç tarihinin 25.12.2014 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1.Sanığın işyerinin kendisi adına açıldığını ancak kendisinin olmadığını, ... isimli şahsın kendisini notere götürdüğünü, iş bulacağını söylediğini, vekaletname aldırttığını, işyerini kendisi adına açtırdığını sonradan öğrendiğini beyan etmesi, şirketin işe başlama yoklamasında imzasının bulunması, 2014 takvim yılında 29 belge ile alım yapan firmanın yetkilisinin de sanığın bahsettiği kişi olması, karşıt incelemenin firmanın adreste bulunamaması nedenleri ile yapılmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;

a) Sanığın, ... (...) ... isimli şahsa vekaletname verip vermediğinin araştırılması,

b) Sanığın müşteri temsilcisi olduğu bildirilen T.K isimli şahsın tespiti ile malların teslimine ilişkin beyanının alınması,

c) ... ve Plastik Ürün.San Ti.A.Ş. yetkilisi olan ...'ın ve diğer mal alımı bildiren firma yetkililerinin 5271 sayılı CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen fatura içeriğindeki malları alıp almadıklarının, almış iseler kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması,

2. Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;

a) Sanığa ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin olup olmadığının araştırılması,

b) Daha sonra, faturaları düzenleyen sanığın ticari kayıtları ile ilgili firmaların ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanlış gerekçe ile hüküm kurulması,

3.Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2767, K. 2026/5008, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2767-e-2026-5008-k-4e88b3d34eee