Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11829 E. 2026/3784 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11829
- Karar No
- 2026/3784
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1721 Esas, 2023/2066 Karar SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğa ve altsoya karşı eziyet SUÇLARIN TARİHİ : 12.08.2020 HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık ... hakkında kurulan hükümleri mağdur vekilinin temyiz etme hakkının bulunmadığı belirlenmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin ve Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/266 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eziyet suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Sanık ...'un mağdur ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-e-f, 62... /1-2-3. maddeleri 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.09.2023 tarihli ve 2022/1721 Esas, 2023/2066 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. Sanık ...'un kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-e-f, 62... /1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ... hakkında her iki suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmünün hukuka aykırı olduğuna, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine, ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, mağdur ...'ın, sanıkların müşterek çocukları olduğu, sanıkların evde kaybolan eşyalardan mağdur çocuğu sorumlu tuttukları, bu gerekçeyle bir haftaya yakın süreyle mağdur çocuğu zincirle bağladıkları ve aç bıraktıkları, ayrıca mağdur çocuğu farklı zamanlarda yaraladıkları iddialarına ilişkin olarak; 1. Mağdur Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Başvurusunun İncelenmesinde 15.05.2004 doğumlu olan katılan mağdur ...'ın 25.09.2023 tarihli duruşmada alınan beyanında sanıklar hakkında şikayetçi olmadığını, davaya katılma talebinin bulunmadığını belirtmesi ayrıca "yasal danışman" olarak atanan ...'nin de gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmesine karşın hükmü temyiz etmemesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 243. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçme halinde katılmanın hükümsüz kalacağı anlaşıldığından, mağdur adına vekilinin temyize hak ve yetkisi bulunmadığından vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik İncelemede Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Sanık ...'un mağdur çocuğu kendisinin bağladığına, sanık ...'un karşı çıktığına dair beyanlarına ve sanıklar ve mağdur çocukla aynı evde yaşayan tanık A.U.'nun soruşturma aşamasında alınan beyanına göre, mağdur çocuğu zincirle bağlama eyleminin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, katılan kurum vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik İncelemede a)Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Olay tutanağına, mağdurun iddialarına, sanığın ikrar içeren savunmalarına ve "mağdurun sol ayak bileğinde yaklaşık 3-4 cm çaplarında üç adet morluk, sol ayak bileğinde en uzunu 5 cm olan yedi adet çizik ve sırt bölgesinde yaklaşık 3 cm hiperemi bulunduğu, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu"na dair 19.10.2020 tarihli, 2020/10282 sayılı Adli Tıp Kurumu raporuna, ayrıca dosya kapsamındaki diğer delillere göre, mağdur çocuğun yaklaşık bir hafta süreyle zincirle bağlanması şeklindeki eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği saptanmış; mahkemenin ulaştığı vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin verilere dayandırıldığı, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olması nedeniyle kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın eylemine uyan suç vasfının da doğru biçimde belirlendiği tespit edildiğinden; katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. b) Suçun işleniş şekli, sürecin uzunluğu ve sanığın kastının yoğunluğu birlikte dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61. maddeleri gereğince temel hapis cezasının alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR 1. Mağdur Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Başvurusunun İncelenmesinde Gerekçenin (1). bölümünde açıklanan nedenle mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE, 2. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik İncelemede Gerekçenin (2). bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.09.2023 tarihli ve 2022/1721 Esas, 2023/2066 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ile Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 3. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik İncelemede Gerekçenin (3). bölümünde açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.09.2023 tarihli ve 2022/1721 Esas, 2023/2066 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2026 tarihinde karar verildi.
...