Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9154 E. 2026/5010 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9154
- Karar No
- 2026/5010
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3913 E., 2022/1186 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299'uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve el koyma nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 700.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama/gözaltı tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kredi faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat yönüyle talebinin delille belgelendirilemediğinden reddine, 3.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 1.000,00TL'ye düşürülmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, müvekkiline ait silaha el konularak beraat etmesine rağmen kendisine iade edilmediğine, müvekkiline ve çocuğuna ait eşyalara hukuka aykırı şekilde el konulduğuna, müvekkilinin ceza duruşmalarına gidiş geliş masraflarının, el konulan ve iade edilmeyen eşyalarının bedelinin, maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının atılı suçun niteliği, sosyal çevresine karşı zor durumda kalması ve bu suçtan yargılanmanın müvekkili ve ailesi üzerinde doğurduğu elem ve ıstırabı karşılamadığına, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tazminat talebinin kanunda belirtilen şartlar oluşmadığından reddi gerektiğine, manevi tazminat miktarının fazla takdir edildiğine, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğine, reddedilen kısım için hazine lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 30. Ağır Ceza mahkemesinden verilen 2018/1 19... /235 Karar sayılı ceza dava dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.07.2016-19.07.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yürütülen yargılama neticesinde 14.11.2018 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 22.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacı/sanık müdafiine 18.12.2018 tarihinde tebliğinin yapıldığı, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu edilmediği, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davacı vekilinin maddi tazminat talebinin reddine manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarı düşürülmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR 24.08.2016 tarihinde meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının gözaltı süresince görevden uzaklaştırılmış olması nedeniyle maaş ödemelerini eksik de olsa aldığı anlaşıldığından davacının maaşına yönelik gelirinden yoksun kaldığına ilişkin maddi tazminat talebinin reddedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2-5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde ise "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının tazminat istemleri arasında cep telefonu, silahı ve dijital materyallerine hukuka aykırı olarak el koyma işlemi yapıldığını belirtmesi karşısında dosya arasına el koyma kararlarının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde alınarak;
3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.7.2018 tarihinde eklenen tarihli Ek 4. maddedeki "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Müsadere hükümleri saklıdır.
Birinci fıkrada belirtilen sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, mülkiyeti kamuya geçirilen silahlar sahibine iade edilir. İadesinin mümkün olmaması hâlinde rayiç değeri tespit edilerek sahibine ödenir." şeklindeki düzenleme uyarınca beraat eden davacıya ait el koyma kararı verilen silahı bakımından mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi bakımından idarece davacıya silahların ya da rayiç bedellerinin iade edilip edilmediği sorularak sonucuna göre silahın el koyma anındaki rayiç bedellerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek maddi tazminat miktarının faiz başlangıç tarihinin el koyma tarihi olarak belirlenmesi, el koymaya ilişkin diğer talepleri hakkında ise karar yerinde tartışılmak suretiyle olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 13.05.2026 tarihinde karar verildi.