Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13279 E. 2026/8710 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/13279
Karar No
2026/8710
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2931 E., 2025/1297 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/66 Esas, 2025/260 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.09.2025 tarihli ve 2025/2931 Esas, 2025/1297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri Kullanıcı tanık ...'ın sonradan döndüğü soyut beyanı dışında suça konu uyuşturucu ile sanık arasında bağ olduğunu gösterir yeterli delil bulunmadığına, fiziki takibin yapıldığı şartlar gereği tanıkla sanık arasındaki alışverişin görülmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığına, olay tarihi itibarıyla havanın tamamen karanlık olması nedeniyle aynı ekipte görev alan iki kişiden birinin alışveriş anını tam olarak göremediğini beyan etmesine karşın diğerinin 40 metre gibi bir mesafeden karanlıkta küçük ve nevi belirsiz bir cismin alınıp verildiğini net olarak görmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, yerel mahkemenin kendi beraat gerekçeleriyle çelişerek hüküm kurduğuna, tanık ...'ın mahkemece alınan beyanına itibar edilmesi gerektiğine, tape kayıtlarında sadece buluşma yerine ilişkin bir görüşmenin olduğuna, fiziki takip sırasında iddia edilen alışverişten sonra sanığın yakalanıp üzerinde arama yapılmamış olmasının delil zincirinde kopukluğa neden olduğuna, kolluk gözlemine dayanan ve yalnızca bir şey alınıp verildiği yönündeki tespitle neyin alınıp verildiği açıkça belirtilmeden somut delille desteklenmeyen bu halin uyuşturucu madde alışverişi şeklinde yorumlanamayacağına, sanık hakkındaki adli para cezasının sanığın tekerrüre esas bir mahkumiyetinin olmaması nedeniyle 20 TL olarak takdir edilmesi gerektiğine, tanık ...'ın üzerinde ele geçirilen uyuşturucunun hukuka aykırı arama neticesinde bulunduğuna ve bu nedenle hükme esas alınamayacağına ve ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönündeki bilgiler nedeniyle iletişiminin denetlenmesi tedbiri uygulanan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'a uyuşturucu sattığı iddiasına ilişkin olarak; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin 11.01.2025 olarak belirtilmesi gerekirken 08.12.2024 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un adli para cezasını düzenleyen 52/2. maddesi uyarınca adli para cezası alt sınırının 100 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan eleştiri ile suça konu uyuşturucunun ele geçirilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; fiziki takip içeren olay tutanağı, kullanıcı tanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan beyanı, sanığı fotoğrafından teşhisi ve tutanak mümzii ...'nın tanık sıfatıyla alınan beyanında sanık ile tanık arasındaki alışverişi görmüş olduğuna ilişkin beyanları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.09.2025 tarihli ve 2025/2931 Esas, 2025/1297 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/13279, K. 2026/8710, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-13279-e-2026-8710-k-0f4ce9ca4aab