Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/6136 E. 2026/4344 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6136
- Karar No
- 2026/4344
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/221 E., 2025/103 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık ... ... kanunî süresi içinde hükmü temyiz etmesi sonrasında, sanık müdafii 02.03.2026 tarihli dilekçesi ile sanığın isteği üzerine temyiz taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Mahkemece sanıklar ..., ..., ..., ... kurulan hükümlerin; sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... ..., sanık ... ... duruşmalı inceleme taleplerinin; 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 30.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıkların inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına; sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 765 sayılı TCK'nın 228/1, 102/4, 104/2. maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin kararların, sanık ..., sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.03.2019 ilâmı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilâmına uyulması yönünde karar verilerek sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddelerine göre 48.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıkların inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına; sanıklar ..., ... ve ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 228/1, 102/4, 104/2. maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin kararların, sanık ..., sanık ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.07.2024 ilâmı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilâmına uyulması yönünde karar verilerek sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına; ancak 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine göre kazanılmış hakları dikkate alınarak sanıkların 48.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar ..., ... ve ... ... temyiz sebepleri; kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile verildiğine, taksirle öldürme suçu açısından gerekçede belirtilen hususların tamamı bina yapımı ve denetim aşamasına ilişkin olup, bu konuda sanıklar hakkında verilen soruşturma izni bulunmadığına, sanıkların kusurlarının bulunmadığına, zorunlu olmayan zemin etüt raporu nedeniyle sorumlu tutulamayacaklarına, eksik inceleme yapıldığına, sanıkların yapı ruhsatını düzenleme ve kontrol etme görevlerinin bulunmasına rağmen ruhsatın düzenlendiği dönemde belediye bünyesinde çalışan mühendis veya mimar olmadığından taksirli sorumluluk için yasada belirtilen dikkat ve özen yükümlülüğünün gereklerini yerine getirebilecek durumda teknik bilgi ve yeteneklerinin bulunmadığına, buna ilişkin sorumluluğun ... mesule ait olduğuna, dosya kapsamında alınan raporlar ve yer verilen değerlendirmelerin çelişkili olduğuna, müvekkillerinin gerekli evrak ve raporları temin etmeden yapı ruhsatı düzenlemeleri hususunda ihmali olduğu kabul edilse dahi, bu eylemlerinin binanın yıkılmasına ve taksirle öldürme suçuna sebebiyet vermeyeceğine ve bu eylemlerle binanın çökmesi arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığından müvekkillerinin olsa olsa görevi kötüye kullanma suçundan dolayı sorumlu tutulabileceklerine, görevi kötüye kullanma suçu açısından zamanaşımı süresinin ise müvekkillerinin ruhsatı düzenlediği tarihte yürürlükte olan 765 sayılı yasanın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıl olduğu ve isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun yapı ruhsatının 2002 yılında düzenlenmesi nedeniyle zamanaşımına uğramış olduğuna, bu sebeple müvekkilleri hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğine, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, numunelerin usulüne uygun alınmadığına, bu nedenle delil olma niteliklerinin kalmadığına, KTÜ raporunun hatalı olarak düzenlendiği ve itibar edilmemesi gerektiğine, kararın gerekçesiz olduğuna, tayin edilen cezaya, Mahkemece kusur durumlarına göre ceza belirlenmediğine, sanıkların taksir düzeyinde dahi sorumlulukları bulunmadığına ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; sanığın yıkılan bina için yalnızca projeye imza atmak suretiyle yardımcı olduğuna, söz konusu binanın proje yılının 1994 yılı olduğundan 1975'te yürürlüğe giren Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik üzerinden inceleme yapılması gerektiğine, sorumluluğun belediyede olduğuna, sanığın fennî mesul olarak değerlendirilmemesi gerektiğine, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulması gerektiğine, şüphe nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ... ... temyiz sebepleri; sanığın belediye başkanının yokluğu nedeni ile ruhsatnameyi imzaladığına, sanığın söz konusu binayı bizzat görmesi ve denetlemesinin konumu itibariyle mümkün olmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verildiğine, binanın izinsiz kullanımınından kullananlar sorumlu olup sanığın sorumlu olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, suç vasfına, eylemin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, bilinçli taksirin oluşmadığına, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23... tarihinde saat 13.41'de Van ilinin kuzeyinde merkezi ... Köyü, şiddeti yaklaşık 7,1 - 7,3 ve odak derinliği 19,02 km olan yıkıcı deprem nedeniyle Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 98... parselde bulunan ... Apartmanı'nın yıkılarak çökmesi sonucunda apartmanda bulunan 10 kişinin öldüğü olayda; Temyiz dışı sanık ... ...'nun binanın sahibi, sanıklar ..., ... ve ...'nun (İş) Belediye görevlileri, sanıklar ... ile ...'nun ise teknik uygulama sorumluları ile mimari ve statik projesini çizen mühendisler olduğu,
... Üniversitesi ...Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen Ağustos 2012 tarihli raporda; “deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe tabi olduğu, binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, yapı ruhsatı istek dilekçesi, 27.12.1999 tarih ve ... numaralı yapı ruhsatı olduğu, ancak apartmana ait mimari, statik ve elektrik tesisat projelerinin olduğu, zemin etüt raporu ile statik hesap raporlarının bulunmadığı, 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sisteminin betonarme olup, zemin ve 4 normal olmak üzere toplam 5 kattan oluştuğu, 22.10.1999 tarihli yapı ruhsatına göre bina, dükkân olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 3 normal olmak üzere toplam 4 kattan oluştuğu, mimari projeden ise binanın zemin ve 4 normal kat olmak üzere toplam 5 kattan oluştuğu, dosya kapsamında binaya ait yapı ruhsatında belirtilen zemin kat yüksekliği mimari ve statik projeler ile uyumlu olmayıp, normal kat yükseklikleri mimari ve statik projeler ile uyumlu olduğu, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.2 Genel Kurallar” bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verildiği, ... Apartmanı'na ait statik projede malzeme ve donatı sınıfının belirtilmemiş olduğu, aynca binaya ait hesap raporlarının da olmadığı, ... Apartmanı'na ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımı 10.91N/mm2 olarak elde edildiği, karot basınç dayanımlarının 7.18-14.25N/mm2 arasında değiştiği, buna göre binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu, elde edilen ortalama basınç dayanımının 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16' yı dahi sağlamadığı, ayrıca, yönetmeliğin "7.2.5. Malzeme Dayanımları” bölümünde birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılması zorunludur ibaresi bulunduğu, ... Apartmanı için hazırlanan ön inceleme ve bilirkişi raporları ile dosya üzerinden yapılan incelemelerden etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğu, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, ön inceleme ve bilirkişi raporları ile proje verilerine göre kolon sayı, boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregalar olduğu, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda sürekli temel kirişlerinin zemin emniyet gerilmesi, kesit ve donatı alanı açısından %50’sinin yetersiz olduğunun belirlendiği, sonuç olarak yıkılan binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının rapor edildiği, anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan 01.07.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; "Soruşturma kapsamında yapılan detaylı bilirkişi incelemeleri neticesinde; Taksirli suçlar, kişilere terettüp eden (düşen) dikkat ve özen yükümlülüğü ihlal edilmek suretiyle işlenmektedir. Bu nedenle, taksirli bir suç nedeniyle sorumluluk için, ihlal edilen yükümlülüğün kime terettüp ettiğinin, kimin hangi yükümlülüğü ihlal ettiğinin açık bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede yargılama konusu olayda ölüm ve yaralanma sonucunu doğuran hangi yükümlülüğün veya yükümlülüklerin ihlal edilmiş olduğunun, bu yükümlülüğün veya yükümlülüklerin kime veya kimlere terettüp ettiğinin açık bir şekilde belirlenmesi gerekir. ... Ağır Ceza Mahkemesi’nde derdest 2015/2 Esas sayılı davaya konu olan olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında alınan ve yaptırılan bilirkişi incelemelerinde depremde yıkılan ... Apartmanına ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklere Heyetimizce de itibar edilmiştir. Bu kapsamda;
-... ...'nın yıkılan binanın 'Mimari ve Statik Projesi'ni çizdiği, ancak statik hesap ve raporu olmadan çizilen statik projesi dolayısı ile somut olayda sanık bakımından ihmali davranışının müessir olduğu bir halin varlığından bahsetmek gerektiği ve sanığın SORUMLULUĞUNUN BULUNDUĞU,
-...’nun yapımn '... ...' olduğu, ancak ... mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından SORUMLU OLDUĞU, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölümler ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, ancak somut olayda sanık bakımından ihmali davranışının yol açabileceği sonuçlan öngörebildiği bir halin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla sanığın taksirinin bilinçli olmadığı,
-Sanık ... ...’nun söz konusu binanın 'Sahibi ve Müteahhidi' olarak yapımdan sorumlu olduğu halde yürürlükteki kurallarına uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle SORUMLU OLDUĞU, sanığın imalatında gerekli dikkat ve özeni göstermediği binanın yıkılabileceğini öngörmediği sonucuna varılması gerektiği, dolayısıyla bina sahibi olan sanığın binanın yıkılmasından dolayı taksirinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, -İmar mevzuatına göre belediyelerin ilgili tarihte, inşaatların ruhsata uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığını denetleme görevlerinin 1580 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin 79. bendinde; 'İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, ...Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirleri almak, ' şeklinde belirtildiği, ancak somut olayda ... Apartmanı için statik hesap ve raporu olmadığı halde yapı ruhsatı verildiği tespit edilmiştir. Statik hesap ve raporu olmayan bir bina ile ilgili ruhsat veren, bu hususta üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen, aynı zamanda 02.Eylül.l999 tarih ve 23804 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 3030 Sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 35.maddesi ile değiştirilen ve yapı ruhsatı aşamasında ... ilişkin gerekleri düzenleyen 58. Maddenin gerekleri yerine getirilmeden ruhsat düzenleyen, ilgili belediye personeli ... İŞ ...(Belediye ...), ... (Belediye... V.), ... (Belediye Başkan V.) meydana gelen ölümler ve yaralanmalar bakımından cezai sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiği, bu kişilerin somut olayda meydana gelecek neticeleri öngörerek hareket ettiklerinden bahsetmek mümkün olmadığından bilinçsiz taksirle hareket ettiklerinin kabul edilmesi gerektiği, sonucuna varılmıştır..." şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yıkılan binaya ait yapı ruhsatını düzenenen kontrol eden ve onaylayan belediye görevlileri sanıklar ... (İş), ... ve ... ... hakkında İçişleri Bakanlığından 30.10.2012 tarihinde soruşturma izni istendiği,...Müdürlüğünün 31.01.2013 tarihLİ ve 2013/48 sayılı kararı ile ..., ... ve ... (İş) hakkında ... Apartmanı'na ait 27.12.1999 tarihli yapı ruhsatının zemin etüt raporu ve statik hesap raporu olmadan verilmesi, binanın projeye aykırı yapılması ve yapı kullanma izin belgesi olmadığı halde belediyece binada oturulmasına göz yumulması sebepleriyle soruşturma izni verdiği ve bu kararın Danıştay 1. Dairesi'nin 05.03.2014 tarihli ve 2014/348 Esas, 2014/324 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği belirlenmiştir.
Mahkemece Dairemizce ilk bozma ilâmına uyularak sanıklar ..., ... ve ...'ın bilirkişi raporlarında sorumlu olduğu tespit edilmiş ise de, sanıkların gerekli evrak ve raporları temin etmeden usulsüz olarak yapı ruhsatı düzenlemeleri ve diğer tespit edilen bu hususlarda ihmalleri olduğu kabul edilse dahi bu eylemlerinin binanın yıkılmasına ve taksirle öldürme suçuna sebebebiyet vermeyeceği, bu eylemlerle binanın çökmesi arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı, sanıkların üzerilerine atılı söz konusu eylemlerin ruhsat tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı yasanın 228. maddesi uyarınca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suça ilişkin zamanaşımı süresinin 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıl olduğu ve isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun yapı ruhsatının 1999 yılında düzenlenmesi nedeniyle zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla sanıklar hakkındaki kamu davasının CMK'nın 223/8 maddesi gereğince ayrı ayrı düşmesine; sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 48.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıkların inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına ilişkin verilen kararların, sanık ... müdafii, sanık ... ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.07.2024 tarihli ilâmıyla; "... B-Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ... (İş) ve ... hakkında verilen düşme hükümlerine yönelik, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; ... Üniversitesi ...Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen Ağustos 2012 tarihli raporda; 'deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi' adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe tabi olduğu, binada kullanılan betonun yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, ayrıca binanın iş bitimi aşamasında biten bina inşaatının projeye uygunluğunun denetlenmediği, bu nedenle belediyenin teknik uygulama yetkililerinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, İnşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediyeler Kanunun 'Belediyenin Vazifeleri' başlıklı 15.maddesinin 79.bendinde 'İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, ...Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirler alma' hükmünün yer aldığı, 27.12.1999 tarihli yapı ruhsatını düzenleyen kontrol eden ve onaylayan belediye görevlilerinin ... ... (İş), fen işleri müdür vekili ... ..., onaylanan belediye görevlisinin ise, Belediye Başkan vekili ... olduğu; binanın müteahhidi tarafından inşaatına başlanılacak yapının zemin etüt raporu ve statik hesap raporu olmadan verilmesi, binanın projeye aykırı yapılması ve yapı kullanma izin belgesi olmadığı halde belediyece binada oturulmasına göz yumulması nedeniyle; 3194 sayılı İmar Kanunun 'Ruhsat alma şartları' başlıklı 22. maddesindeki, 2 Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge) mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükmü ile aynı Kanunun 29. ve 30.maddelerindeki; "Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır...' hükümlerine aykırı davrandıkları; binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğu, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, malzeme kalitesinde, binanın proje ve yapım aşamasında yetersizlikler olması ve zemin etüd raporu ve statik hesap raporları olmadan binaya ruhsat verilmesi sonucu binanın meydana gelen deprem nedeni ile yıkılmasında, sanıklar ..., ... ve ...'nun (İş) objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, İmar Kanununa, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları, bu nedenle meydana gelen ölümler bakımından sanıkların eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, görevi kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirme yapılarak, suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile sanıklar ..., ... ve ... (İş) hakkında düşme kararları verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C- Sanıklar ... ve ...'nun taksirle öldürme suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik, sanık ... ile sanık ... müdafinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... ile sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının ... mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (... mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, sanık ...'nin yıkılan binanın mimarı ve statik projesini çizdiği ancakstatik hesap ve raporu olmadan çizilen statik proje sebebiyle kusurlu olduğu; sanık ... ... ise binanın ... ... olduğu ve noterden taahhütname verdiği, ancak ... mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hataları nedeniyle kusurlu olduğunun mahkemece kabul edildiği olayda;
1-Depremde yıkılan ve 1.derecede deprem bölgesinde bulunan ... Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyleri sonucunda elde edilen ortalama basınç dayanımı 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16 'yı sağlamayan beton kullanıldığının belirlendiği, beton içerisinde standart dışı büyüklükte agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; buna göre sanıklar ... ve ...'nun yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanıklar ... ile ...'nun çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl süre ile yasaklanlarına karar verilmesi, 3-Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin mahkûmiyetine karar verilen her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi, 4. Bozma öncesi hükümle sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca neticeten 30.400,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, bu hükümlerin aleyhe temyiz edilmediği, bu nedenle sanıklar bakımından CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca miktarı bakımından kazanılmış hak oluştuğunun gözetilmemesi," gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemece sanıkların savunmaları alınmış ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ... ile ...'nun 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakları dikkate alınarak neticeten 48.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A.Sanık ... Müdafinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan sanık ..., kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 02.03.2026 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla ve hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1-2 maddesi gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Sanıklar ..., ... ... ..., Sanık ... ... Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanık ... ... ... Temyiz İsteminin İncelenmesinde Sanık ... ... hakkında 14.03.2019 tarihli bozma öncesi verilen sanığın 30.400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 15.12.2015 tarihli ilk kararın aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden sanığın 48.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı olarak sanığa bozma öncesindeki cezadan fazla ceza verilmesi nedeniyle kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (B-3) harf ve rakamı ile gösterilen bölümdeki "sanığın usuli kazanılmış hakkı uyarınca daha ağır olamayacağından 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarıca sanığın neticeten 48.600,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin, "Bozma öncesi sanık ... aleyhine temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca 30.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.