Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/5049 E. 2026/4080 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5049
- Karar No
- 2026/4080
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1745 E., 2025/721 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî bozma
Dairemiz bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba, sanıklar ... ve ... haklarında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 09.07.2024 tarihli bozma kararı üzerine, duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkındaki beraat hükmü yönünden temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, sanıklar ... ve ... haklarındaki mahkûmiyet hükümleri yönünden temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...'in vinç kullanma ehliyetine sahip olmamasına rağmen vinç kullanması nedeniyle birden fazla küçük çocuğun feci şekilde can vermesi ve bir yetişkinin de yaralanması ve yine sanıkların olaydan dolayı herhangi bir pişmanlık duymamaları göz önünde bulundurulduğunda sanıkların eylemi bilinçli taksirle işlendiğine, asıl işveren ... İnşaat yetkilisi sanık ...’in olay günü çalışma alanını emniyet şeridiyle çevirmediğine, gerekli uyarı levhalarını asmadığına, vinç kullanıcısına gerekli işaret ve işaretçiler belirleyip görevlendirmediğine, sanıklara üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin ve hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesinin doğru olmadığından kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; meydana gelen kazanın iş kazası değil trafik kazası olduğuna ve sanık ...'un olayda kusuru bulunmadığına, sanığın yalnızca aracı kiraya veren konumunda olup işin yapımı ile ilgili bir sorumluğunun bulunmadığına, sanık ...'in, müvekkilinin yöneticisi olduğu şirkette şoför-yük taşıma için işe alındığı işe giriş belgesinden anlaşıldığına ve vinç operatörü olduğuna dair kaydının bulunmadığına, kazanın vincin kullanımı sırasında meydana gelmediğine, gerekçe gösterilmeden sanık hakkında lehe indirim maddelerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, ölenler ... ve ...'in Diyarbakır ... ilçesinde bulunan ... İlköğretim Okulunda öğrenci oldukları, sanık ... ...'ın 65... plakalı vincin sürücüsü olduğu, sanık ...'in vincin ruhsat sahibi olduğu, sanık ...'ın da ... İnşaat Müteahhitlik.... Şti.nin yetkilisi olarak vinci kullanmak için kiralayan kişi olduğu, olay tarihinde sanık ...'ın ... İlköğretim Okulunun bahçesinde okul giriş çıkış kapısını kullanarak sokağa çıkmak isterken aracının sağ yan arka kısımları ile bahçe duvarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle sağ tarafta bulunan okul bahçesinin istinat duvarı ile duvara bağlı okulun demir kapısının yıkıldıkları, sokak üzerindeki bahçe duvarının yanında yaya kaldırımının üzerinde duvar dibinde bekleyen öğrenciler ..., ... ve kaldırımdan geçmekte olan sivil vatandaş ...'ın yıkılan duvarın altında kaldıkları, göçük altından çıkarılan ..., ...'in öldükleri, ...'ın ise basit bir tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda, hükme esas alınan 19.12.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtildiği üzere, söz konusu vinci sanık ...'tan ... İnşaat adına kiralayan ve asıl işveren olan ... İnşaat Müt. San. .... Şti yetkilisi ...'ın olay günü olay yerinde hiçbir önlem ve tedbir almadığı, alt işveren .... San. Ve .... Şti. firması yetkilisi sanık ...'un vinç operatörü olarak kiraladığı sanık ...'in yetki belgesi olmamasına rağmen (G sınıf ehliyeti) ve ... İnşaat yetkilisinin de bunu görmezden gelerek sanık ...'i vinç operatörü olarak çalıştırdığı, sanık ...'in sevk ve idaresindeki açık kasa kamyon vinciyle sola manevrayı gözcü kontrolünde ve ayna kontrolü ile yapması gerekirken kontrolsüz şekilde gözcü bulundurmadan sola manevra yaptığı, sağ tarafa aşırı şekilde yüklendiği anlaşıılarak, dikkatsizlik tedbirsizlik ve nizamlara aykırı davrandığı, tek başına kimseden yardım almadan hareket ederek açıkça Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/f ve yönetmeliğin 137/2-b maddesine aykırı davrandığı, özellikle çok fazla çocuğun olay yerinde bulunduğu sırada çocukların olay yerinden uzaklaştırılmadan çalışmasına devam ettiği anlaşıldığından sanık ...'in ağır asli kusurlu olduğu, asıl işveren ... İnşaat yetkilisi sanık ... ile sanık ...'un da olay günü çalışma alanını emniyet şeridiyle çevirmediği, gerekli uyarı levhaları asmadığı, vinç kullanıcısına gerekli işaret ve işaretçiler belirleyip görevlendirmediğinden asli kusurlu oldukları, ayrıca sanıkların eylemlerinde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesinin sübuta, "sanık ...'in sevk ve idaresindeki açık kasa kamyon vinciyle sola manevrayı gözcü kontrolünde ve ayna kontrolü ile yapması gerekirken kontrolsüz şekilde gözcü bulundurmadan sola manevra yaptığı, sağ tarafa aşırı şekilde yüklendiği anlaşılmış olup, dikkatsizlik tedbirsizlik ve nizamlara aykırı davrandığı, tek başına kimseden yardım almadan hareket ederek açıkça Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/f ve yönetmeliğin 137/2-b maddesine aykırı davrandığı, özellikle çok fazla çocuğun olay yerinde bulunduğu sırada çocukların olay yerinden uzaklaştırılmadan çalışmasına devam ettiği anlaşıldığından sanık ...'in ağır asli kusurlu diğer iki sanığın ise asli kusurlu olduğu" şeklindeki kusur takdirinde ve temel cezanın belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, olayın oluş şekli ve sanıklara atfedilen kusurlu hareketler itibariyle, sanıkların neticeyi öngörerek hareket ettiklerine dair yeterli bulgu ve delil bulunmadığı gözetilmeyerek, haklarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca ceza artırımına gidilmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, b. ve 303/1. maddelerine göre düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dairemizin 09.07.2024 tarihli kararıyla "... mevcut deliller ve suçun vasfına yönelik yapılan değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile sübutuna ve delil takdirine ilişkin olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hüküm kurularak 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılığa neden olunması," nedeniyle hükmün bozulduğu, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmede, sanık ...'ın ... . Ltd. Şti.nin yetkilisi olduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de adı geçen sanığın baştan beri tutarlı şekilde suçlamaları kabul etmemesi ve yalnızca düz işçi olarak olay bölgesinde bulunduğunu belirtmesi, anılan Şirket'in tescil belgelerine göre sahibinin ... ... olması ve araç kiralama sözleşmesinde şirket yetkilisi olarak ... ...'ın imzasının bulunması, şirketin sorumlu müdürünün ise ... ... olduğunun anlaşılması karşısında, sanık ... ...'ın olay mahallinde şantiye şefi vs. olarak sorumluluğunu gerektirecek bir görevlendirilmesinin bulunmadığı, bu itibarla kendisine yüklenen taksirle öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığı değerlendirilerk adı geçen sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmün kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine, diğer sanıklar ... ve ... yönünden sübuta, sanık ...'in ağır asli kusurlu sanık ...'un ise asli kusurlu olduğu şeklindeki kusur takdirinde ve de temel cezanın belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmemekle birlikte olayın oluş şekli ve sanıklara atfedilen kusurlu hareketler itibariyle sanıkların neticeyi öngörerek hareket ettiklerine dair yeterli bulgu ve delil bulunmadığı, her ne kadar şoför sanık ...'in suça konu iş makinasını kullanmak için gerekli sürücü belgesine sahip olmadığı anlaşılmış ise de bu konuda fiili duruma itibar edilmesi ve bu hususun tek başına kusur takdirinde esas alınamayacağı gibi bilinçli taksir sebebi de olamayacağı değerlendirilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca ceza artırımına gidilmesi kanuna aykırı bulunarak, sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca yeniden mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Bölge Adliye Mahkemesince, meydana gelen olayda sanığın sorumluluğunu gerektirecek bir görevlendirilmesinin bulunmadığı, bu itibarla kendisine yüklenen taksirle öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığı değerlendirilmiş ise de kazanın oluş şekli dikkate alındığında sanığın, meydana gelen kazada kusurunun olmadığının kabulü ile beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2024/1745 Esas, 2025/721 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün (B) harfi ile gösterilen bölümde yer alan "5271 sayılı CMK'nun 223/2-a maddesi'' ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerlerine ''5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanıklar ... ve ... Haklarında Kurulan Hükümlere İlişkin Sanıklar Müdafiilerinin ve Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Vinçli açık kasa kamyoneti kullanmak için gerekli olan (G) sınıfı ehliyetin, vinçli kamyonetin trafikte araç sürmenin dışında yük indirme/kaldırma işlerinde (operatörlük işlemi sırasında) kullanılması halinde gerekli olduğu, somut olayda ise kazanın, vincin kullanılması sırasında meydana gelmediği dikkate alındığında, bu hususun da bilinçli taksir kabulü gerekçeleri arasında değerlendirilmesine yönelik Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dosya kapsamına göre sanıklardan ...'in ...Sanayi ve ...Şirketi'ni münferiden temsile yetkili olduğu, sanıklardan ...'ın da 18.03.2016 tarihinde anılan Şirket'te vinç operatörü meslek sınıfı ile 4/A hizmet akdine tabi olarak çalışmaya başladığı, anılan Şirket tarafından şoförlü olarak kiraya verilen ve olay tarihinde kazanın meydana gelmesine sebep olan 65... plakalı aracın ruhsat bilgilerine göre cinsinin vinçli açık kasa kamyonet olduğu, sanık ...'un ağır tonajlı ve yüksek manevra kabiliyeti gerektiren aracı, aracın özellikleri de dikkate alınarak sürücüye gözcülük yapması, aracın çevresinde bulunan kişileri ve çevreyi kontrol ederek aracın güvenli şekilde çalışmasını sağlayacak yardımcı eleman bulundurmadan kiraya vermesi, sanık ...'in de sevk ve idaresindeki açık kasa vinçli kamyon ile sola manevrayı kendisine yardımcı olacak görevli bir kişi olmaksızın kontrolsüz şekilde yaptığı, sağ tarafa aşırı şekilde yüklendiği, bu koşullar altında araç sevk ve idaresinin ciddî tehlike yarattığının öngörülmesinin gerekmesine rağmen dikkatsizlik, tedbirsizlik ve kurallara aykırı davranarak özellikle çok fazla çocuğun olay yerinde bulunduğu sırada çocukların olay yerinden uzaklaştırılmadan çalışmasına devam ettiği ve okulun bahçe duvarına çarparak duvar ve demir kapının yıkılması sonucu iki kişinin ölümü ile bir kişinin yaralanmasına sebep olduğu olayda, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde yer alan bilinçli taksir hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.