Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8773 E. 2026/4384 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8773
- Karar No
- 2026/4384
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2729 E., 2022/586 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve adli kontrol tedbiri nedeniyle 73.129,98 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 736,64 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretine ilişkin "845,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "1.056,00 TL" yazılarak düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/229 Esas – 2019/91 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.09.2017-15.09.2017 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından vekalet ücretinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 05.04.2022 tarihinde e-tebliği üzerine, davalı vekilinin 06.05.2022 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, davalı vekilinin hükmü katılma yolu ile temyiz ettiği kabul edilmekle, tebliğnamedeki temyiz kesinlik sınırı ve hükmedilen tazminat miktarı nedeniyle hükmün davalı bakımından kesin olduğundan bahisle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/229 Esas – 2019/91 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.09.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 15.09.2017 tarihinde yurt dışına çıkış yasağı ve imza vermek suretiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, bu suretle 4 gün gözaltında kaldığı, imza atmak şeklindeki adli kontrol tedbirinin 10.01.2018 tarihinde kaldırılarak 3 ay 26 gün sürdüğü, yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin 05.03.2019 tarihinde kaldırılarak 1 yıl 5 ay 18 gün sürdüğü, davacının sürekli yurt dışına çıkmak zorunda olduğu bir işinin de olmadığı, uygulanan adli kontrol tedbirlerinin süreleri dikkate alındığında orantılılık ilkesinin ihlal edilmediği anlaşıldığından, CMK'nın 109/3-a-b maddelerinde düzenlenen adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacının gözaltında kalması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 141/1-e maddesi gereğince 04.08.2012 yılından itibaren çalıştığı iş akdinin göz altından çıktığı 15.09.2017 tarihi itibariyle feshedildiği, bu kapsamda maddi tazminatın davacının son net ücreti üzerinden bilirkişi raporu ile hesaplanan "236,64 TL" yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "736,64 TL" olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.