Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8846 E. 2026/4758 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8846
- Karar No
- 2026/4758
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/981 E., 2022/1608 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, arama ve elkoyma nedeniyle 50.000.000,00 TL maddi ve 50.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 20.756,92 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın çok az olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ve davanın reddine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/10 Esas – 2018/241 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından 05.08.2016-09.11.2017 tarihleri arasında 461 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.10.2018 tarihinde kesinleştiği, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ise hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2034 Soruşturma sayılı dosyasında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 06.02.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının evinde ve işyerinde yapılmış arama ve el koyma işlemleri nedeniyle herhangi bir zararının olmadığını beyan etmesi, yapılan arama ve el koyma kararlarının CMK uyarınca usule uygun olması, zararın olmaması ve yapılan el koyma ve arama kararında idareye yüklenebilecek bir kusur olmadığı ve anayasada ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı dikkate alındığında haksız arama ve el koyma nedeniyle talep ettiği tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre için ise tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Davacı dava dilekçesiyle haksız olarak tüm malvarlığı değerlerine el konulduğunu ve bu nedenle zarara uğradığını iddia ettiğinden, 5271 sayılı CMK'nın 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2026 tarihinde karar verildi.