Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/173 E. 2026/1775 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/173
Karar No
2026/1775
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1716 E. 2024/1145 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle 3 veya daha fazla kişi ile birlikte dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2021 tarihli ve 2020/502 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararı ile a) Sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-(l), 158/3, 43/1, 168/2-4 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 9 yıl hapis ve 562.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına. b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-(l), 158/3, 43/1, 168/2-4, 31/3, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 5 yıl hapis ve 312.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanıklar, suça sürüklenen çocuk müdafileri ve katılanlar vekilinin temyizi üzerine, duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.09.2024 tarihli ve 2021/1716 Esas, 2024/1145 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca kaldırılmasına, a) Sanık ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-(l), 158/3, 43/1, 168/2-4, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis ve 2.250.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına b) Sanık ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-(l), 158/3, 43/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 15 yıl hapis ve 4.500.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, c) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-(l), 158/3, 43/1, 31/3, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 8 yıl hapis ve 2.500.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın mahkumiyetine dair her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğine, sanık hakkında beraat yada alt sınırdan ceza verilmesi gerekirken üst sınırdan ceza verilmesine, kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, ses kayıtlarının müvekkiline ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuk konumunda olmasına rağmen dosyadaki diğer yaşı olgun sanıklarla aynı orantıda yüksek ceza verilmesinin hukuka ve kanuna aykırılık teşkil ettiğine, TCK'nın 62. Maddesinin uygulanmadığına, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince şüphenin sanık yararına değerlendirilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Katılanlar vekilinin temyiz isteği, müvekkillerinin sanık ... ve eski vekilleri arasında yapılan sözleşmelerden, kısmi para ödemelerinden ve etkin pişmanlıktan yararlanmaya ilişkin vekilleri tarafından verilen muvafakatten haberlerinin bulunmadığına, TCK'nın 168/4. Maddesi gereğince kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağına, vekilin rıza göstermesine dair yetkisinin bulunmadığına, kararın ... yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafii atanması gerektiğine karar verilmiştir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı olarak yapılan yargılama sırasında sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in savunmaları alınırken müdafiilerinin hazır bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince sanıklar ve suça sürüklenen çocuğa resen bir müdafii de tayin edilmediği, ayrıca aynı Kanun'un 188/1. maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in hüküm duruşmasında kendilerinin seçtiği müdafilerinin hazır bulunmadığı, sanık ... müdafinin mazeret bildirdiği halde mazeret konusunda karar verilmediği ve adı geçen sanık ile suça sürüklenen çocuğa re'sen müdafi de tayin edilmeden haklarında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 156, 188/1. maddelerinin ihlâli ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun savunma haklarının kısıtlanması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.09.2024 tarihli ve 2021/1716 Esas, 2024/1145 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/173, K. 2026/1775, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-173-e-2026-1775-k-55c9f44074aa