Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8390 E. 2026/8820 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8390
Karar No
2026/8820
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1686 E., 2025/1168 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2025 tarihli ve 2024/408 Esas, 2025/99 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.05.2025 tarihli ve 2025/1686 Esas, 2025/1168 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ..., sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı somut tek bir delilin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı somut tek bir delilin bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, 5271 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi gereğince artırım yapmanın hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar başlığında; sanık ...'ın "15.05.2024" olan tutuklama tarihinin "05.03.2025" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların ... plaka sayılı araçla uyuşturucu madde sattıkları yönünde gelen ihbar üzerine olay günü yapılan fiziki takipte, araç sürücüsünün sanık ..., aracın sağ ön yolcu koltuğunda ise sanık ...'in olduğu, sanıkların aracın camından kullanıcı tanık ...ye esrar maddesi sattıkları, sanıkların kolluk görevlilerini fark etmeleri üzerine araçla kaçmaya başladıkları, bu esnada sağ ön camdan paketler atıldığının görüldüğü, atılan paketlerden ..., esrar maddeleri ele geçtiği, ... plaka sayılı araçta usulüne uygun yapılan aramada ise sonradan alınan uzmanlık raporuna göre sentetik kannobinoid maddesi, pregabalin içerir hap ile ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Olayın intikal şekli, uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanak, suça konu uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporu, uyuşturucu kullanıcı tanık ....'nin beyanları ile teşhis tutanağı, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı, çeşidi, ele geçiriliş şekli, satışa hazır paketçikler halinde oluşu ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanıkların, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde, sanıklardan ..., sentetik kannobinoid maddelerinin ele geçmesi nedeni ile cezalarında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi gereğince artırım yapılmasında hukuka aykırılık olmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ..., sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.05.2025 tarihli ve 2025/1686 Esas, 2025/1168 Karar sayılı kararında sanık ..., sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/8390, K. 2026/8820, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-8390-e-2026-8820-k-9a9bd73c8b76