Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6735 E. 2026/8284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6735
- Karar No
- 2026/8284
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/479 E., 2026/375 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2025 tarihli ve 2025/220 Esas, 2025/536 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 62... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 137.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.02.2026 tarihli ve 2026/479 Esas, 2026/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde ikinci kez tekerrür uygulamasının hatalı olduğu belirtilerek bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği hususu eleştiri konusu yapıldıktan sonra sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, tanık beyanları ile kolluk anlatımlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığına, tutanak tanıklarına soru sorma hakkı kısıtlanarak savunma hakkının engellendiğine, hukuka aykırı arama kararı ile yapılan işlemler nedeniyle verilen kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü narkotik ekiplerinin çalışmaları sırasında sanığın uyuşturucu ticareti yaptığı istihbari bilgisi üzerine ilgili adreste yapılan fiziki takipte sanıkla buluşan kullanıcı tanıktan rızaen uyuşturucu madde ele geçirildiği, usulüne uygun alınan karar uyarınca sanığa ait ikamette yapılan aramada da uyuşturucu madde bulunduğu, sanığın yakalanacağı esnada elinde bulunan uyuşturucu maddeyi yere dökerek kaçmaya çalıştığı, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 24.02.20 25... .02.2025 tarihli kriminal raporlar, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin değişik türde olması ve miktarı, kullanıcı tanığın beyanları ve sanığı teşhis ettiğine ilişkin tutanak, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.02.2026 tarihli ve 2026/479 Esas, 2026/375 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünden sanık hakkında hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmında "... sanık hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla sanığın bu suçtan dolayı almış olduğu hapis cezasının infazında 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,... " ibaresinin kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.