Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/10669 E. 2026/7394 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10669
- Karar No
- 2026/7394
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3097 E., 2022/775 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık ... hakkında mağdurlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılması, bu şekilde çıkarılan tebligatın iade edilmesi ve ...adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde bu kez aynı Kanun'un 21/2 maddesine göre ...adresine “MERNİS” şerhi düşülerek tebligat çıkartılması gerekirken sanık ...'ün dava dosyasında bilinen adresine doğrudan ...şerhiyle çıkarılan tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliği yoluna gidildiği belirlenmekle, tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabil edilerek 13.06.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmek suretiyle;
Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundun kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/348 Esas, 2021/237 Karar sayılı kararı ile katılan ...'a karşı bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-f, son, 158/3, 43, 62, 52... . maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis ve 407.620,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesine,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, sanıklar arasında iştirak iradesinin bulunmadığına, yeterli delil elde edilemediğine, eksik inceleme yapıldığına,
C. Sanık ...'ün temyiz isteği; mağdur olduğuna, temyiz hakkını kullanmak istediğine, İlişkindir,
III. GEREKÇE A. Sanıklar ... (Keskin), ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundun Kurulan Hükümler Yönünden Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafii atanması gerektiği nazara alındığında;
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket edip birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son ve 158/3 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilen suç yönünden 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlendiği iddia olunan nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında, adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanıklara 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmaları ve ek savunmalarının müdafii huzurunda ve 5271 sayılı Kanun'un 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca müdafiinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla; sanıkların iştirak iradesi içerisinde birlikte hareket ettiği iddia ve kabul edilen somut olayda sanık ...'ün yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi kendisine 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereği re'sen bir müdafi de tayin edilmeksizin savunması ve ek savunmasının tespit edilmesi ve hüküm duruşmasında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 156, 188/1. ve 196/2 maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e ve h maddeleri kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ... Ve ...'e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundun Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ...'ün ve sanıklar ... ve ...müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık ... (Keskin) hakkında verilen hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, salıverilmesinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.