Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/1083 E. 2026/5643 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1083
Karar No
2026/5643
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/395 E., 2015/443 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve memurun resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık sanıklar ..., ..., ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar dışındaki hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit olunmuştur.

Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek, gerekçeli kararda sanık ... ... hakkında hüküm kurulurken sanığın soy isminin ... şeklinde yanlış yazılması maddi yazım hatası olarak kabul edilmekle;

1. Sanıklar ..., ..., ... hakkında görevi kötüye kullanma, ..., ..., ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden yapılan incelemede; Sanıklar ..., ..., ... hakkında görevi kötüye kullanma, ..., ..., ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, karar tarihi itibarıyla aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden nitelikli dolandırıcılık, suça sürüklenen çocuk ... yönünden nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, sanıklar ..., ... ve ...yönünden nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, sanık ... ... yönünden nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk ...'ın ... Eczanesine 2010 yılı Eylül ayında çırak olarak girip 2011 yılı Ocak ayına kadar çalıştığı, hangi müşteki/mağdura hangi ilacın yazılacağının diğer sanıklarca belirlenmesinin ardından kimlik belgesi fotokopileri ile ilaçlara ilişkin notların, suça sürüklenen çocuk ... tarafından sağlık ocağında doktor olarak görev yapan sanık ... ve ...Tıp Merkezi'nde görev yapan sanık ...'a getirilip bırakıldığı, doktorlarca hazırlanan reçetelerin yine SSÇ ... tarafından teslim aldığının iddia olunması karşısında, sanığa isnad olunan eylemin sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nın 40ıncı maddesi delaleti ile 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak olacağı belirlenerek yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre;

a)Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in suç kastlarının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'nin atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı,

b)Sanıklar ..., ..., ... ve ... ve ... hakkında ise yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan vekili ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

3-Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık ...'ın kamu görevlisi olması karşısında, eyleminin doğrudan TCK’nin 204/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden, hatalı olarak “TCK’nin 210/2 delaletiyle” yazılması,

Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ...'a ilişkin hüküm fıkrasından “TCK’nin 210/2 delaletiyle” ibaresinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4- Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden yapılan temyiz incelemesi ile ..., ..., ... ve ... yönünden resmi belgede sahtecilik suçlarından beraate ve sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kayıtlarına göre hükümden sonra ...'in 11.12.2018 ve ...'in 19.02.2021 tarihinde öldükleri anlaşılmakla, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'a yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden kesen son sebep olan sorgularının yapıldığı, sanık ... yönünden 24.01.2013, sanık ... yönünden 11.10.2012 tarihi, sanık ... yönünden 01.07.2013 tarihi ve sanık ... yönünden 19.04.2013 tarihi ile sanık ... yönünden kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 18.12.2015 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

5-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarına ilişkin temyiz istemleri ile sanıklar ... yönünden resmi belgede sahtecilik, sanıklar ... ve ... yönünden kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarına ilişkin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;

a.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan yapılan inceleme; ...'ın sahibi ve işletmecisi olduğu "... Eczanesi " isimli eczaneyi ekonomik olarak zor durumda bulunması sebebiyle devretmek üzere internet ortamında ilan verdiği, bu ilanı gören sanık ...'nin sanık ... ile görüşerek eczanenin muvazaalı olarak kendisi ve ortağı olan sanık ... tarafından işletilmesi, sanık ...'ın da bu eczanede ücret karşılığı çalışması hususunda anlaşarak aralarında 28/07/2009 tarihli " protokol " başlıklı sözleşmeyi düzenledikleri, sözleşme uyarınca eczanenin işlemlerinin bu tarihten sonra sanık ... tarafından yönetilmeye başlandığı her ne kadar eczanenin sanık ... tarafından sanık ...'ye haricen devredilmesine ilişkin olarak düzenlenmiş olan 28/07/2009 tarihli " protokol" başlıklı sözleşmenin 2 numaralı bendinde "eczacı hafta içi saat 10:00-16:00 arası eczanede bulunacak işleyişe yardımcı olacak" hükmünün getirilmiş olması, sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında katılan SGK tarafından hesabına yatırılan paraların büyük çoğunluğunu çektiğini beyan etmiş olması, eczane çalışanı sanık ... ..'un reçetelerin faturalandırma işlemlerinin sanık ... tarafından yapıldığı yönündeki savunması, yine eczane çalışanı sanıklar ..., ..., ..., ... ... ve ...'in sanık ...'ın her gün eczaneye gelerek gerekli reçete kontrollerini yaptığı, SGK ile olan işlemleri gerçekleştirdiği yönündeki savunmaları gözönünde bulundurulduğunda mahkemece sanık ...'ın atılı eylemlere bizzat katılarak atılı suçları işlediği kabul edilmiş ise de, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanık ...'ın ne şekilde kendisi veya başkası yararına haksız menfaat sağladığının belirlenmesi için araştırma yapılarak, atılı suç sonucunda maddi bir menfat elde edip etmediğinin ve sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen küpürleri kesilmiş ambalajsız ilaç kutularının eylemlere konu reçete edilmiş ilaçlardan olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,

b.Sanıklar ... yönünden resmi belgede sahtecilik, sanıklar ... ve ... yönünden kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından yapılan incelemede; Oluş ve kabule göre gerekçeli kararda sanıklar ..., ... ve ...'ün müştekileri görmeden ve muayene etmeden reçete tanzim etmekten ibaret eylemlerinde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık kastlarının bulunmadığı, sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde TCK'nin 257. maddesinde tanımlanan ''görevi kötüye kullanma'' suçunu oluşturduğunun kabul edildiği ve bu nedenle sanıklar ile ilgili tek bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eylem ikiye bölünerek ... hakkında resmi belgede sahtecilik, ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından ayrıca hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafileri ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile BOZULMASINA,

18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/1083, K. 2026/5643, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-1083-e-2026-5643-k-2d14d9cc5848