Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/43532 E. 2026/5052 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/43532
Karar No
2026/5052
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/539 E. 2015/492 K. SUÇLAR :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında açıklanması geri bırakılması hükmün aynı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden TCK'nın 51. maddesi uyarınca erteleme kararı verilmesi aleyhe temyiz olmadığından ve hükmolunan adli para cezası yönünden, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi hususu ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.20 15... /140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın, katılanın işyerinde çalıştığı sırada kişisel borçları nedeniyle katılana ait toplam 6 adet çek yaprağını katılanın bilgisi ve rızası dışında alarak kullandığı, bu şekilde güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda, sanık savunması, katılan anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın katılanın işyerinde çalıştığı ve katılan ...'ın yetkilisi olduğu şirkete ait 2 adet çek ile katılan ...'a ait 4 adet şahsi çek yaprağını katılanın haberi olmadan alarak keşide etmesi ve kişisel borçlarını ödemeye çalışması, suça konu çek yapraklarının katılan tarafından sanığa tevdi edilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,

2. Kabule göre de; a) Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b) Sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden TCK'nın 51. Maddesi uyarınca erteleme kararı verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarıca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/43532, K. 2026/5052, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-43532-e-2026-5052-k-fd4b86525421