Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/527 E. 2026/5611 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/527
- Karar No
- 2026/5611
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/243 E., 2024/566 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2024/243 Esas, 2024/566 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/1, 52, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.10.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 2024/38486 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve KYB-2026/656 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve KYB-2026/656 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/1, 62/1 ve 52/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/386 esas, 2015/291 sayılı kararının 05.06.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 03.11.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçlardan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli ve 2024/243 esas, 2024/566 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, suç tarihinin 04.01.2014 olduğu, sanığın savunmasının 16.01.2015 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.06.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 03.11.2016 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 03.11.20 16... .06.2015 tarihleri arasında (1 yıl 4 ay 28 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı 16.01.2015 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 11.07.2024 tarihine kadar geçen süreden (8 yıl 17... gün) dava zamanaşımı süresinin durduğu süre (1 yıl 4 ay 28 gün) çıkarıldığında 7 yıl 12... gün geçtiği ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2014/386 Esas, 2015/291 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 05.06.2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 03.11.2016 tarihi arasında zamanaşımının durduğu; yine dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, sanığa yapılan 05.04.2024 tarihli ilk uzlaştırma teklifinden itibaren teklife 3 gün içinde olumlu veya olumsuz dönüş yapılmaması nedeniyle teklifin reddedilmiş sayılacağı ve uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi ile 7531 sayılı Kanunla değişiklik öncesi 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, zamanaşımının 3 gün süre ile durduğu ve durma süreleri de dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 16.01.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2024/243 Esas, 2024/566 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.