Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/2518 E. 2026/7424 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2518
Karar No
2026/7424
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/290 E. 2022/532 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin temyiz talebinin vekalet ücretine hasren, sanık müdafinin temyiz talebinin ise hükmün esasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili ve sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1)Bozma öncesi kurulan 09.02.2021 tarihli hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve bu hükümde hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesi nedeni ile kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden bozma sonrası sanık aleyhine olacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2)Sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunmaması, Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından "Suç niteliğinin nitelikli dolandırıcılık olarak belirlenmesi nedeniyle temel hapis cezasının 4 yıl 2 ay hapis olarak belirlenmesi nedeniyle kazanılmış hakka göre infazda dikkate alınacak ceza miktarı esas alınarak TCK 51. maddesinin uygulanmasının mümkün olmayacağı ve hakkaniyete uygun bulunmayacağı anlaşıldığından, sanık hakkında TCK 51 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" paragrafının çıkartılması ve hükmün 7. fıkrasından sonra gelmek üzere “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınması suretiyle sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin (1). fıkrası uyarınca ertelenmesine, TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay süre ile denetim süresine tabi tutulmasına,sanık hakkında başkaca tedbir uygulanmasına takdiren yer olmadığına, sanığa denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda 5237 sayılı TCK'nın 51/7 maddesi gereğince cezanın kısmen veya tamamen çektirilmesine karar verileceği hususunun ihtarına (ihtar edilemedi)" paragrafının eklenmesi ile hüküm fıkrasına "katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 17.400,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/2518, K. 2026/7424, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-2518-e-2026-7424-k-e4e60c04eba1