Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11670 E. 2026/4074 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11670
- Karar No
- 2026/4074
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/48 E., 2022/429 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,
2.Gerekçeli karar başlığında katılan "..." şeklinde yazılmasına rağmen hükmün vekalet ücretine ilişkin 17. fıkrasında "Katılan Kars ... Müdürlüğü" şeklinde belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün ertelemeye ilişkin 11. fıkrasında yer alan "hükmün" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi, hükmün vekalet ücretine ilişkin 17. Fıkrasında yer alan "Kars" ibarelerinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, katılan idare vekilinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
1) Sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/18 inci maddesi yollamasıyla 3/5-10,22, 5237 sayılı TCK.nun 62/1, 52/2, 51/1 inci maddeleri uyarınca, 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresine karar verilmiştir. Yerel mahkeme, hükmün 11 nci parağrafında hapis cezası yerine “... hükmün ERTELENMESİNE” karar vermiştir.. 1412 sayılı CMUK.nun 322 nci maddesinde temyiz incelemesi sırasında Yargıtay tarafından düzeltme nedenleri sınırlı olarak sayılmış, bu düzeltme nedenleri arasında para cezasının ertelenmesinin sanık aleyhine olacak şekilde düzeltilebileceğine ilişkin düzenlemeye yer vermemesi karşısında, hükmün, ceza dairesince düzeltilemeyecek olması nedeniyle bozulmasına karar verilmemesi; 2) 10 ay hapis cezası ile cezalandırılan sanığın hapis cezasının kısa süreli olduğu gözetilmeksizin mahkemece “ceza miktarı dikkate alınarak hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına” denilmek suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1 inci maddesine aykırı davranılması gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının bozulmaması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 07.04.2026