Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40553 E. 2026/5606 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40553
- Karar No
- 2026/5606
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/862 E., 2019/1232 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, hakkında beraat hükümleri kurulan sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine münhasır olduğu belirlenmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/862 Esas, 2019/1232 Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Karşı Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın, katılan adına tamamen sahte olarak düzenlenen 25.000,00 TL bedelli bonoyu, şikâyetçi Bankaya 13.12.2012 tarihli kredi başvurusu sırasında teminat olarak verdiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(j) maddesinde yer alan banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda katılan ...'nun bu suçun doğrudan zarar göreni olmadığı ve bu suçtan açılan kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı, verilen usulsüz katılma kararının hükmü temyiz hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Karşı Katılan Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan adına tamamen sahte olarak düzenlenen 25.000,00 TL bedelli bonoyu, şikâyetçi Bankaya 13.12.2012 tarihli kredi başvurusu sırasında teminat olarak verdiği iddia olunan olayda suç tarihinin, kredi başvuru tarihi olan 13.12.2012 tarihi olduğu belirlenmek ve sanık hakkında muhakeme süreçlerini neticelendiren hüküm türleri karşısında sanık müdafiinin temyiz sebebi yönünden “vekâletin bölünmezliği” ilkesi gözetilmek suretiyle yapılan inceleme neticesinde;
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğine suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu sebeple yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2026 tarihinde karar verildi.