Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/34627 E. 2026/5050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/34627
- Karar No
- 2026/5050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/106 E., 2016/217 K. SUÇLAR : 5809 sayılı kanun'a aykırılık, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Davaların reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık 11. Numaralı bozma gerekçesinde açıklandığı üzere şartları oluşmaksızın kamu davasının reddi kısmi yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme koşulu olarak yapılmaya engel olması karşısında; sanığın katılanın nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle katılan adına .. numaralı sabit hat ve hatta bağlı ADSL hattı sözleşmesi düzenletmekten ibaret eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın eylemlerine uyan "5809 sayılı Kanun'a aykırılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımının öngörüldüğü , aynı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında ilk mahkumiyet hükmünün kurulduğu 29.06.2011 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Sanığın, bir şekilde elde ettiği katılan ...'a ait nüfus cüzdanı fotokopisine kendi fotoğrafını yerleştirdikten sonra, yeniden fotokopisini çektiği ve bununla .. .. şirketinden .. numaralı sabit telefon hattı ve buna bağlı olarak ADSL hattı sözleşmesi düzenlettirerek kullandığı belirtilerek nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, sanık hakkında aynı eylem nedeniyle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/76 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve davanın mükerrir olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/7 maddesi gereği davanın reddine karar verilmiş ise de, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/76 Esas sayılı dosyasıyla iddia ve kabul edilen eylemin sanığın .. numaralı sabit hatta ilişkin sahte abonelik sözleşmesi düzenlenmesi olduğu söz konusu sabit hatların ve eylemlerin farklı olduğu anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen " kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu ve sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.