Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30049 E. 2026/5087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30049
Karar No
2026/5087
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/394 E., 2016/84 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümler temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Sanık ... Hakkında Yapılan İncelemede; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre hükümden sonra 22.01.2026 tarihinde öldüğü anlaşılmakla ve bu itibarla sanık müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanığa atılı suçtan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık ... Yapılan İncelemede; Sanık ...'un, bir şekilde temin ettiği suça konu boş çeki 50.000,00 TL bedelli olarak muhasebeciliğini yaptığı diğer sanık ... lehine doldurduğu, sanık ...'ın da söz konusu çeki borcuna karşılık .. .. Madencilik Şirketi'ne ciro ederek verdiği, daha sonra çekin takas işlemine konu edilmesi üzerine yapılan araştırmada sahte olduğunun tespit edildiği sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; Suçtan zarar gören ancak mahkemece dinlenmeyen ...'ün kolluktaki 02.12.2013 tarihli beyanına göre, sanık ...'dan 80.000,00 TL alacağı olduğunu bu alacağına karşılık suça konu çeki ciro yoluyla aldığını, çekin sahte çıkması üzerine ...'dan alacağının 40.000,00 TL'lik kısmını aldığını belirtmiş olması, sanık ...'ın da ..'a olan borcuna karşılık çeki ciro ederek verdiğini savunması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından, önceden doğan borç kapsamında çekin verilmiş olması halinde dolandırıcılık suçunun yasal unsurunun da oluşmayacağı gözetilerek; ...'ün usulüne uygun olarak çağrılarak, ..'ın kendisi ile yapmış olduğu alışverişlerde ödemelerin ne şekilde yapıldığı(nakit,çek,bono vb) daha öncesinde çek ile ödeme yapılmış ise bu çeklerin ödenip ödenmediğinin sorulması, alışverişte çek ile ödeme yapılacağına dair bir anlaşma olup olmadığının sorulması ayrıca ..'ın kendisine 40.000,00 TL ödeme yapıldığını belirtmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 168/4 maddesi kapsamında zararının kısmen giderilmesi olması halinde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediğinin de sorularak toplanan delillerin sonucuna göre sanık ...'a atılı suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığı ve sanığın suç kastıyla hareket edip etmediğinin belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de; 1. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 inci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek fazla adli para cezasına hükmedilmesi, 2. Dosya kapsamına göre suçtan zarar görmeyen bu nedenle de vekalet ücreti hakkı bulunmayan .. .. Bankası A.Ş.'nin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,

Yasaya aykırı, sanık ...'un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30049, K. 2026/5087, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-30049-e-2026-5087-k-536611af8644