Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1164 E. 2026/5828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1164
- Karar No
- 2026/5828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/84 E., 2021/559 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 05.09.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 31.01.2025 tarihli ve 2024/3599 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/16563 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/16563 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme dışı 18/09/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2015 tarihli ve 2014/147350 soruşturma, 2015/1961 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle bu suçtan dolayı kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2015 tarihli ve 2015/433 esas, 2015/468 sayılı kararıyla ısrar şartının oluşmadığından bahisle kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği, İncelemeye konu 29/10/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla aynı sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 11/01/2021 tarihli iddianameyle kamu davası açılması üzerine Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/84 esasına kayden yapılan yargılama sonunda, dayanak davada (İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/433 esas) ısrar şartının oluşmadığı ve bu itibarla kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verildiğinden bahisle inceleme konusu 29/10/2020 tarihli eyleme ilişkin olarak da kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verildiği, Sanığın yine inceleme dışı 24/04/20 20... /06/2020 tarihli benzer eylemlerine ilişkin İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2021 tarihli ve 2020/251 esas, 2021/3 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulmasına dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04/04/2022 tarihli ve 2021/419 esas, 2022/870 sayılı kararında yer alan, "İncelenen dosyada yargılamaya konu eylemlerin, yukarıda bahsi geçen İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/433 esas sayılı dosyasından bahisle TCK 191/6. Maddesi uyarınca davaya konu edildiği, 03/12/2015 tarihli durma kararından sonra, incelenen dosyadaki eylemlerden önce, 07/04/20 17... /04/2018 tarihlerinde de aynı tür suç işlenmiş ise de, durma kararı sonrasında yeniden KDAEK düzenlenip düzenlenmemesi veya denetimli serbestlik tedbirine devam edilip edilmediği, ilk durma kararından sonra işlenmiş olan eylemin ihlal, sonraki eylemlerin TCK 43. madde gereğince zincirleme suç konusu olup olmayacağı ya da 18/09/2014 tarihli suç yönünden usulüne uygun KDAEK düzenlenmemiş ise, KDAEK düzenleninceye kadar işlenen eylemler tek suçun konusu olup, tüm eylemlerin KDAEK öncesi eylem olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, bu nedenle sanığın hukuki durumunun bu durma kararları ve ceza verilip kesinleşen dosya ile birlikte değerlendirilmesi gerekmekle," şeklindeki açıklamalar ile bozma kararı verilerek inceleme konusu Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/84 esas sayılı dosyasına ilişkin kanun yararına bozma yoluna gidilmesi yönünde ihbarda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, Somut olayda, 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/433 esas sayılı dosyada, 03/12/2015 tarihinde Mahkemesince kamu davasının durmasına karar verildiği ve anılan kararın 23/12/2015 tarihinde kesinleştiği, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2021 tarihli inceleme konusu kararında da, dayanak davada ısrar şartı gerçekleşmediği ve bu itibarla durma kararı verildiğinden bahisle, "1- ... kovuşturma şartı gerçekleşmeden dava açıldığı anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca DURMASINA, 2-Mahkememiz kararı kesinleştiğinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına kararın bir örneği gönderilerek sanık hakkında ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin verilmesi hususunda İHBARDA BULUNULMASINA," şeklindeki açıklamalar ile durma kararı verildiği nazara alındığında, Sanığın inceleme dışı 18/09/2014 tarihindeki eylemine ilişkin olarak 2015/433 esas sayılı dayanak davada, ısrar şartının gerçekleşmemesi sebebiyle durma kararı verildiğinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliğini koruduğu, bu itibarla sanığın inceleme konusu 29/10/2020 tarihli eyleminin sanık hakkında geçerli olan kamu davasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde sayılabileceği ve ortada geçerli bir hukuki kesinti olmadığından inceleme konusu eylemin ancak zincirleme suç kapsamında değerlendirilebileceği cihetle, mahkemesince denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uymama hususunda ısrar koşulunun gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yeniden kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/84 Esas ve 2021/559 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 29.10.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2021 tarihli ve 2020/111856 Soruşturma, 2021/1132 Esas, 2021/731 sayılı iddianamesi ile, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.11.2021 tarihli ve 2021/84 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2021 tarihli ve 2020/251 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 24.04.2020 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2020 tarihli ve 2020/88325 Soruşturma, 2020/19900 Esas, 2...2 sayılı iddianamesi ile İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, davanın 2020/251 Esas sayısına kaydedildiği, 2. Yine 03.06.2020 tarihli aynı nev'i suçtan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2020 tarihli ve 2020/123300 Soruşturma, 2020/28396 Esas, 2020/17655 sayılı iddianamesi ile doğrudan birleştirme talepli açılan kamu davasının 2020/251 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2021 tarihli ve 2020/251 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.04.2022 tarihli ve 2021/419 Esas, 2022/870 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra davanın 2022/250 Esas sayısına kaydedildiği, Anlaşılmıştır. C. İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2015/433 Esas, 2015/468 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 18.09.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2015 tarihli ve 2014/147350 Soruşturma, 2015/1961 Karar sayılı kararı ile; TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, 2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2015 tarihli ve 2014/147350 Soruşturma, 2015/31684 Esas, 2015/25166 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2015/433 Esas, 2015/468 Karar sayılı kararı ile; ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına", infazın devamına karar verildiği, kararın 23.12.2015 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 29.10.2020 tarihli suçtan dolayı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesince kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de; dayanak davada İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2021 tarihli ve 2020/251 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince bozulmasına karar verilmesinden sonra davanın derdest olduğu, kök dosya olan İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/433 Esas ve 2015/468 Karar sayılı dosyasında ise, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına ve tedbirin infazının devamına karar verildiği, anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu davanın İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin davası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/84 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.