Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/822 E. 2026/4435 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/822
Karar No
2026/4435
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1912 E. 2020/1718 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/632 Esas, 2019/495 Karar sayılı kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2 maddesi uyarınca beraat kararları kaldırılarak sanık ...'ın katılan ...'ya yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 52/2-4 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000.00 TL adli para cezası ile, katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 52/2-4 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 60.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'nun katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 52/2-4 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi; suçlamaları kabul etmediklerine, suçun unsurlarının oluşmadığına, dosya konusu olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde, kararın, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine, suç vasfı yanlış tayin edilerek sanıklar hakkında eksik ceza verildiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Sanık hakkında hükmolunan adli para cezası yönünden, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi hususu infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/822, K. 2026/4435, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-822-e-2026-4435-k-98287ff801ed